8. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
... ile ... aralarındaki alacak davasının kabulüne dair Cihanbeyli Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinden verilen 25.01.2011 gün ve 492/70 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekilleri dava dilekçelerinde, davacı ile davalının yaklaşık 23 yıldır evli olduklarını, davacı ... evlendiğinde yurt dışına işçi olarak gittiğini, davalının ise köyde kaldığını, hiçbir gelirinin bulunmadığını, davacı ile yapılan evlilik sonucu davalının da yurt dışına işçi olarak gittiğini her ikisinin yurt dışında sürekli olarak çalıştıklarını, evlilik birliği sırasında Yeniceoba Kasabasında bulunan davalının babasına ait arsada davalının diğer kardeşleri ile müşterek daire ve dükkanlar yaptığını, bu daire ve dükkanların 1/3 payının davalı ... adına 271 parsel numarası ile tapuda kayıtlı bulunduğunu, 1988 yılında arsanın tapusunun ... adına çıktığını, 1997 yılında Konya, Selçuk 2. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünden alınan bir dükkanın ve aynı yer 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünde bulunan dairenin tapularının da davalı adına oluştuğunu, aynı şekilde Konya Akbank Şubesinde ... adına 90.000 Euro ve 200.000 Danimarka Kronu hesaplarının bulunduğunu bu hesaplarda davalı adına olduğundan vekil edeni tarafından akibetlerinin bilinmediğini, gerek banka hesabının ve gerekse tapu kayıtlarının davalı adına olması tamamen vekil edenin davalıya olan güveninden ve iyi niyetinden kaynaklandığını, tüm bu malların toplamı üzerinde vekil edeninin %70 civarında katkısı bulunduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 30.000,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili 12.09.2006 tarihli cevap dilekçesinde, verilen tedbir kararının yerinde olmadığını, istekten fazla mal varlıklarının üzerine tedbir konulduğunu açıklamış sonraki beyanları ile 30.07.2010 tarihli yargılama oturumunda ise, yapılan sözleşmenin boşanma davası nedeniyle yapıldığını, boşanmanın gerçekleşmesi için sözleşmeyi imzaladığını, evliliğin devam ettiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; “… tarafların halen evli olduklarını fiili ayrılık süreci içinde
bulunduklarını, açılan davanın katkı payı alacağı olduğunu, taraf delilleri toplanırken 29.07.2010 tarihli Sulh Sözleşmesinin sunulduğunu, tarafların aralarında bu sözleşme ile davayı sona erdirdiklerini ve mal rejimini tasfiye ettiklerini bu nedenle sorunun bu sözleşme ile çözümlenmesi gerektiğini her ne kadar davalının 30.07.2010 tarihli yargılama oturumunda kandırıldığını, boşanma şartı çerçevesinde sözleşme imzaladığını bildirmiş ise de, bu durumun sulh sözleşmesinden caymaya yeterli olmadığını ve sözleşmeyi etkisiz kılamayacağını, tüm bu nedenlerle davanın sulh sözleşmesi çerçevesinde ve tarafların iradesi doğrultusunda sona erdirilmesi kanaatine varıldığını gerekçe göstermek suretiyle 29.07.2010 tarihli sulh sözleşmesi uyarınca davanın kabulüne “ karar verilmesi üzerine, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mal rejimi tasfiyesine ilişkindir. Mahkemece, taraflarca imzalanan 29.07.2010 tarihli sözleşme gereğince davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Sözleşmede; aynen “ iş bu protokol ... vekili ile ... vekili, taraflar arasında devam eden Cihanbeyli Asliye Hukuk Hakimliğinin 2006/ 492 Esas ... dava dosyası ve taraflar arasındaki mal rejimi tasfiyesine ilişkin olarak tanzim edilmiştir.
Davalı ...’ın hisseli olduğu Konya ili, Cihanbeyli ilçesi, Yeniceoba Kasabasında bulunan 271 parsel ... arsa üzerinde bulunan bir adet daire ile, 2 adet dükkan (kısaca davalının arsa payı davacıya devredilecektir) tapu kaydı davacı ...’a devredilecektir,
Yine davalı ... veya kardeşi Mehmet Kart adına Yeniceoba Belediyesinden encümen Kararı ile satın alınmış ve tapusu halen Belediye adına olan arsa da davalı tarafından davacı ...’a devredilecektir,
Yine davalı adına kayıtlı olan Konya ili; Selçuk ilçesi, 2. Bölge Küçükihsaniye Mah. 3064 ada 1 parsel bağımsız bölüm no: 149 olan yani Hazım Uluşahin İş ...... dükkanın tapusu davalı tarafından davacı ...’a devredilecektir,
Yine Cihanbeyli Asliye Hukuk Hakimliğinin 2006/492 Esas ... dosyası ile tedbir konulan ve halen tedbirli olan ve bankada bulunan nakit para da dosyaya celp edilip, bu paradan 4.000,00 TL davalı adına vekiline teslim edilecektir, bakiyesi davalı ...’a teslim edilecektir,
Ayrıca davalı adına aracın üzerindeki tedbir kararı da kaldırılacaktır,
Taraflar bu şartlar altında Cihanbeyli Asliye Hukuk Hakimliğinin 2006/492 Esas ... dosyası için ve tüm katkı ve mal rejimi konusunda anlaşmış olup, birbirlerinden ayrıca herhangi bir talepleri de olmayacaktır” 29.07.2010 tarihli sözleşmede davacı vekilinin ismi, davalının ismi ve imzaları yer almaktadır.
Görüldüğü gibi, kapsamı aynen aktarılan 29.07.2010 tarihli sözleşmenin açıkça mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bulunduğu konusunda bir duraksama söz konusu değildir. Ne var ki TMK.nun 225/2. fıkrasında ; “ Mahkemece, evliliğin iptal veya boşanma sebebi ile sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hallerinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer” denilmektedir. Yapılan mal rejimi sözleşmesinin mal ayrılığına geçiş niteliğinde olmadığı dosya kapsamı ve TMK.nun mal rejimine ilişkin hükümleri ile sabittir. Mal rejimi sözleşmelerinin ne şekilde yapılacağı TMK.nun 205 ve devam maddelerinde düzenlenmiştir. TMK.nun 225/2. maddesi uyarınca eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren de açılacak mal rejimi davası ile mal rejiminin tasfiyesi yoluna gidilir.
Şu halde, mal rejimi tasfiyesinin yapılması için ortada en azından açılmış bir boşanma davasının bulunması, bu arada henüz boşanma davası sonuçlanmadan açılmış bir mal rejimi davası var ise, boşanma davasının kesinleşmesinin sonucunun beklenilmesi, mal rejimi davası bu safhada açılmamış ise, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren mal rejimi davasının açılması gerektiği açıklanan Kanun hükümleri gereğidir. Dosya arasında bulunan ve 08.02.2011 tarihinde dosyaya sunulan nüfus aile kayıt tablosuna göre Neriman ve ...’ın halen evli oldukları saptanmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden taraflar arasında açılmış bir boşanma davası da bulunmamaktadır. Bu nedenle, bu davanın bekletici mesele yapılma olanağı da yoktur. Eldeki dava, 25.01.2011 tarihinde karara bağlanmış ve nüfus kaydı ise, karar tarihinden sonra 08.02.2011 tarihinde dosyaya sunulmuştur.
Bu durum karşısında henüz ortada açılmış ve kesinleşmiş bir boşanma davası olmadığına göre eldeki mal rejimi davasının görülebilirlik ön koşulu olan boşanma davası gerçekleşmediğinden tarafların resmi evliliği devam ettiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken mal rejiminin tasfiyesine yönelik bulunan sözleşmeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.Öteden beri Dairenin uygulaması da bu yöndedir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK. nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 ... HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde 460,00 TL'nin temyiz eden davalıya iadesine 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.