8. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/04/2013
NUMARASI : 2013/21-2013/244
Hazine ile Y.. D.. aralarındaki terekenin tasfiyesi davasının reddine dair Zonguldak 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 04.04.2013 gün ve 21/244 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, vergi borcu bulunan mirasbırakan M.. D..'in 10.12.2005 tarihinde vefat ettiğini, ölümü sonrası en yakın mirasçılarının tamamı tarafından mirasının reddedildiğini açıklayarak terekesinin iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, vekiledenlerinin mirası reddetmiş olmalarından ötürü mirasçı sıfatlarının sona erdiğini, en yakın yasal mirasçılar tarafından mirasın reddedilmesi halinde terekenin iflas hükümlerine göre sulh hukuk mahkemesi tarafından kendiliğinden tasfiye edileceğini belirterek davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine, tereke yönünden ise davanın kabulü ile; mirasbırakan M.. D..'in terekesinin TMK'nın 612. ve devamı maddeleri uyarınca iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Miras üç aylık hak düşürücü süre içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren (MK m. 606), koruma önlemi olarak terekenin yazımı durumunda ret süresi, yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından mirasçılara bildirilmesiyle başlar (MK m. 607). Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçılar, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur (MK m. 610.1). Böyle bir durumda terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesi, reddin en yakın kanuni mirasçıların tamamı tarafından yapılması durumunda söz konusu olur. Mirasbırakana en yakın zümrenin, mirası reddetmesi hâlinde, miras kendiliğinden diğer zümreye geçmez; böyle bir durumda miras iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir.
Somut olayda miras en yakın mirasçıların tamamı tarafından reddedilmiştir. Bu halde terekenin Kanun gereği kendiliğinden İflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerekir (MK m.612). Bu şekilde terekeyi iflas hükümlerine göre tasfiye edecek sulh mahkemesinin görevi tasfiye işlemlerinin sonuçlanmasına kadar devam eden tasfiyenin İİK'nun 180. maddesi yollaması ile aynı Kanunun 208 ve devamı maddeleri uyarınca yürütülmesi ve tamamlanmasıdır. TMK'nun 612/2 maddesi uyarınca tasfiye sonunda arta kalan bir değer var ise bu değerin mirası reddetmemiş gibi hak sahiplerine verilmesi gerekir. Bu nedenle mirası reddeden mirasçıların açılan terekenin tasfiyesi davasında yer almalarında Kanuna aykırılık yoktur.
Açıklanan sebeplerle Mahkemece iflas hükümlerine göre tasfiye tamamlanmadan terekeden el çekilmesi sonucunu doğuracak şekilde mirası reddeden mirasçılar hakkındaki davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş açıklanan şekilde terekenin tasfiyesi işlemlerinin yürütülmesi ve gerçekleşecek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 30.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.