4. Ceza Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
İmar Kirliliğine Neden Olma suçundan sanıklar ... ve ...’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/07/2012 tarihli ve 2011/9 esas, 2012/546 sayılı kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin (MUĞLA) 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/11/2012 tarihli ve 2012/1366 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 15.03.2013 ... ve 2013/4336/17674 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2013 ... ve 2013/101581 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “Sanıklar müdafıince sanıklar hakkında kurulan hükmün bozulması gerektiği yönünde itirazda bulunulması üzerine Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesince, bizzat sanıklara hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ... etmediklerinin sorulmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, sanıklar müdafıinin 09/07/2012 tarihli oturumda mahkeme tarafından sorulması üzerine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini istediği, bu yönüyle merciin itirazı kabul gerekçesinin doğru olmadığı anlaşılmakla itirazın açıklanan sebeplerle reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Sanıklar ... ve ...’nin İmar Kirliliğine Neden Olma suçundan yargılandığı davada, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ... etmediğinin sanık müdafiine sorulduğu, sanık müdafiinin de müvekkilleri ile görüşüp bu konudaki beyanlarını bildireceklerini söylediği, bir sonraki duruşmada müvekkilleri ile görüştüğünü ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiklerini bildirdikleri, Mahkemece, bu beyana dayanarak sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verdiği, bu karara sanık müdafiinin itiraz etmesi üzerine, itiraz mercii tarafından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını sanıkların bizzat kabul ... etmediklerinin sorulmadığı gerekçesiyle, kararı bozduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için, bizzat sanığa sorulması gerekip gerekmediği, başka bir deyişle sanık müdafiinin bu konudaki beyanının yeterli olup olmadığına ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun düzenlendiği 5271 sayılı CMK’nın 231/5. Vd. maddelerine göre “(5) (06.12.2006 tarih ve 5560 s.K’nın 23. md. ile ek fıkra) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, (23.01.2008 tarih ve 5728 sk’nın 562. maddesiyle değişik ibare) iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (06.12.2006 tarih ve 5560 s.K’nın 23. md. ile ek fıkra) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir. (Ek cümle: 22/7/2010 - 6008/7 md.) Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.”
Görüldüğü gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması için gerekli olan şartlardan birisi olan, “sanığın kabul etmesi” maddenin ilk halinde bulunmamaktadır. Maddeye 22.07.2010 tarih ve 6008 sayılı Yasa ile eklenen bu hükmün eklenme gerekçesi Adalet Komisyonu Raporunda “Uygulamada hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesiyle yargı yoluna müracaat halinde beraat edeceğini düşünen sanığın bu hakkı elinden alınmaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları itiraza tabi olup; uygulamada itiraz mercii kararları şeklen incelemektedir. Her iki durumda da sanığın suçsuzluğunu ispat amacıyla kararı temyiz incelemesine götürmesi mümkün değildir. Bu sebeple sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı olduğunu beyan etme ve dolayısıyla temyiz mahkemesinde beraat etme hakkının elinden alınmaması düşüncesiyle anılan hükmü ihdas eden madde eklenmiştir.” biçiminde gösterilmiştir.
Madde ve gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için sanığın “kabul etmesi” zorunluluğunun aranmasının sebebi olarak, beraat edeceğine inanan kimselerin, temyiz hakkının elinden alınmamasıdır. Bu hüküm Yasanın ilk halinde bulunmamaktadır. Yargıtay’ın itiraz merciin, yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden inceleme yapabileceğini kabul etmesi nedeniyle, böyle bir hükme gerek duyulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu son dönemde verdikleri kararlarla, bu görüşünü değiştirdiğinden, artık itiraz mercii verilen kararı her türlü yönden inceleyebilecektir. Maddenin lafzi olarak yorumundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını yalnızca “sanığın” kabul etmesi gerektiği gibi bir sonuç ortaya çıkmakta ise de; madde konuluş amacı (gayi yorum) gözetilerek yorumlandığında, sanığın müdafii bulunduğu taktirde, hukuku ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunu ve sonuçlarını ... bir kişi olarak sanık müdafiinin iradesinin de yeterli olduğu sonucuna varmak gerekmektedir.
Bu nedenle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını kabul ... etmediği kendisine sorulan sanıklar müdafiinin, önce müvekkilleri ile görüşüp beyanda bulunacağını bildirip, daha sonraki celsede müvekkilleri ile görüştüğünü, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul ettiklerini söylemesi biçimindeki beyanının yeterli olmasına karşın, itiraz makamı tarafından 5271 sayılı CYY'nın 231. maddesinde belirtilen suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının varlığı yönünden değerlendirme yapması gerekirken “bizzat sanıklara sorulmadığı” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle itirazın kabulüne karar verilmesi Yasaya aykırıdır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalara göre yerinde görüldüğünden, İmar Kirliliğine Neden Olma suçundan sanıklar ... ve ... hakkında Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/07/2012 tarihli ve 2011/9 esas, 2012/546 sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine merciince verilen itirazın kabulüne ilişkin karar hukuka aykırı görüldüğünden, 5271 sayılı CYY'nın 309/4-a maddesi uyarınca; MUĞLA 1. AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN 08/11/2012 tarihli ve 2012/1366 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA, bozma doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 31/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.