4. Ceza Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
Hakaret, tehdit ve yaralama suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası, aynı Kanun’un 86/2, 86/2-b, 62,52. maddeleri gereğince 3.000 Türk Lirası adli para cezası ile, 106/1-1.cümle, 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, (ESKİŞEHİR) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 04/05/2012 tarihli ve 2011/850 esas, 2012/496 sayılı kararına yapılan itirazın kabulüne ilişkin Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2012 tarih ve 2012/172 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/07/2012 ... ve 195181 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesince adı geçen sanık hakkında daha önce işlediği başka bir suçtan Eskişehir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/493-847 sayılı kararı ile 5 ay hapis cezasına hükmedildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi sebebiyle hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinden bahisle yapılan itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, sanık hakkında daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmaması anlamına geldiği ve 5271 saydı Kanun'un 231. maddesinin tekrar uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Hakaret, tehdit ve yaralama suçlarından sanık ... hakkında açılan kamu davasında, Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 04/05/2012 tarihli ve 2011/850 esas, 2012/496 karar sayılı kararı ile, hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmaması ve duruşmadaki tutum ve davranışları ile kişilik özellikleri gözetilerek ileride bir daha suç işlemekten çekineceği konusunda kanaat oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, itiraz makamı tarafından yapılan inceleme sonucunda ise CMK’nın 231/11. Maddesine göre yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi isabetli görülmediğinden itirazın kabulüne karar verildiği, bu karar karşı Kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde, sanığın Eskişehir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.07.2010 tarih ve 2010/493-847 sayılı kararıyla yaralama suçundan 5 ay hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği bu kararın incelenen dosyanın suç tarihi olan 22.09.2011 tarihinden önce 15.09.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Hakkında önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen kimse hakkında daha sonra işlediği suçtan dolayı ikinci kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilip verilemeyeceğine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
- Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
- Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
- Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi,
- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır. Maddenin 5. Fıkrasının son cümlesinde de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sonuçları olarak “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.” denmek suretiyle, bu kararın hiç bir işleme dayanak yapılamayacağı vurgulanmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten ... bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, sanığın kabulü, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmalıdır. Gerek koşulları oluştuğu halde bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmaması, gerekse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin objektif koşulların gerçekleşmiş olmasına karşın bu koşulların oluşmadığından bahisle bu kurumun uygulanmamasına ilişkin hukuka aykırılıkların, hâkimin takdir hakkına taalluk eden bir husus olmaması nedeniyle bu hususların yasa yararına bozma konusu yapılabileceği yönünde de bir kuşku bulunmamaktadır.
İnceleme konusu somut olayda; sanık ... hakkında hakaret, tehdit ve yaralama suçlarından 5 ay hapis ve 1500 TL ve 3000 TL adli para cezası verildiği, sanığın 4616 sayılı Yasaya göre ertelenmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş ilamlar dışında adli sicil kaydının bulunmadığı, işlenen suçun somut zarar suçu olmadığı ve sanığın maddenin uygulanmasını kabul ettiği ve mahkemece sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları ile kişilik özellikleri gözetilerek ileride bir daha suç işlemekten çekineceği konusunda kanaat oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi durumunda, bu kararın herhangi bir sonuç doğurmayacak olması nedeniyle kurumun uygulanmasının objektif şartlarından olan “daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun gerçekleşmiş olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır. Daha önceden hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen kimse hakkında bu husus kurumun objektif şartlarının gerçekleşmesine engel olmayacak ise de, taktirin oluşmasında belirleyici olabilecektir. Yerel mahkeme de, kararında sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyetinin olmadığını
Kanuna uygun olarak vurguladıktan sonra, taktire ilişkin olarak “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,” koşulunu irdelemiş ve sanığın “duruşmadaki tutum ve davranışları ile kişilik özellikleri gözetilerek ileride bir daha suç işlemekten çekineceği konusunda kanaat oluştuğundan” hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vermiştir. Bu nedenle mahkemece önceden hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen kimse hakkında taktire ilişkin koşul değerlendirilerek, ileride suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluştuğunda da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle, itiraz mercii tarafından mahkemece verilen kararın CMK’nın 231/11. maddesi hükümlerine aykırı olduğu yönündeki tespit ve buna göre verilen karar Kanuna uygun bulunmamıştır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Hakaret, tehdit ve yaralama suçlarından sanık ... hakkında, Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2012 tarih ve 2012/172 değişik iş sayılı itirazın kabulüne ilişkin kararının CMK’nın 309.maddesi uyarınca Kanun Yararına BOZULMASINA,
2- Davanın esasını çözmeyen bozma nedenine göre anılan yasa maddesinin 4/b fıkrası gereğince, itiraz mercii tarafından yeniden inceleme yapılarak hüküm kurulmasına, 31/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.