3. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.800 TL nafaka borcundan borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalının 11.05.2005 tarihli mahkeme kararı ile boşandıklarını, müşterek çocuk için 500 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, velayetin davalı annede olmasına rağmen fiilen davacı babanın baktığını, bu arada 10 aylık nafakayı da ödediğini, davalının 11.06.2005-11.03.2008 dönemi için 17.000 TL iştirak nafakası alacağına ilişkin ilamlı icra başlattığını, bu miktardan 4.800 TL nafaka borcunun olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, ilama dayalı icra emrini düzenlemek icra müdürünün işi olduğunu, icra müdürünün işlemine karşı İcra Tetkik Merciinde süresiz olarak işlemin iptalini isteme hakkı bulunduğu için bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece; ilamlı icrada ilam dışına çıkıldığında ödendiği belirtilen nafaka borçlarına ilişkin İcra Mahkemesince süresiz şikayet yolu ile iptal edilebileceğinden davacının hukuki yararı olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında görülen Antalya 3.Aile Mahkemesinin 11.05.2005 tarih, 2005/298-429 sayılı ilamı ile boşanmalarına karar verilmiş ve müşterek çocuğun velayetinin anneye verilmesine, 500 TL iştirak nafakasının babadan tahsiline ilişkin hüküm 11.05.2005 tarihinde kesinleşmiştir.
Davalı tarafından, davacı aleyhine başlatılan ilamlı icra emrinde 11.06.2005-11.03.2008 tarihleri için toplam 17.000 TL nafakanın faizi ile tahsili talep edilmiştir.
Davada, ilam tarihinden sonraki döneme ait nafaka ile ilgili başlatılan ilamlı icra takibi nedeniyle davalı tarafından talep edilen miktar kadar borçlu olmadığının tespiti istenilmektedir.
İcranın geri bırakılması için İcra Mahkemesine başvurmamış olan borçlu, borcunu icra dairesine ödemek zorundadır. Fakat borçlu, hükmün verildiği tarihten sonraki dönemde borcun itfa edilmiş veya zamanaşımına uğramış olduğu için borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kaldığı iddiasında ise İİK.nun 72.maddesi gereğince istirdat davası açarak paranın iadesini isteyebilir (İİK.md.33/4).
Her ne kadar İİK.nun 33/4.maddesinde sadece istirdat davası açabileceği belirtilmiş ise de bundan menfi tespit davası da açabileceği sonucunu çıkarmak gerekir. Zira İİK.nun 41.maddesindeki genel yollama 72.maddenin tümünü de kapsar. Menfi tespit davası, bir eda davası olan istirdat davasının öncüsüdür. Bu nedenle borç ödenmediği için istirdat davasının öncüsü olan menfi tespit davası açılmasında davacının hukuki yararı vardır.
Bu durumda icranın geri bırakılması yoluna hiç başvurmamış olan davacı (borçlu), ilamlı icrada, borcunu icra dairesine ödemeden önce ilam tarihinden sonraki döneme ait nafaka ile ilgili borçlu olmadığını ileri sürerek davalı (alacaklı)ya karşı menfi tespit davası açabilir. Mahkemece; 11.05.2005 tarihinde kesinleşen boşanma ve nafaka ilamına dayanılarak 11.06.2005-11.03.2008 dönemine ait nafaka borcuna ilişkin menfi tespit davasının esası hakkında araştırma yapılarak, bu konuda taraflardan delilleri sorularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu doküman 5070 Sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.