11. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak Davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklamayla anlaşılıp, hazır bulunan Davacı vekili Av. ... ile Davalı Yapı Kredi Sigorta (..Sigorta A.Ş.) vekili Av. Nihan Ateşoğlu dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı Şeker Piliç. A.Ş. arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesi gereği, davalı kiracıya sözleşmede belirtilen malların teslim edildiğini, kiralanan malların da diğer davalı tarafından sigortalandığını; davalı kiracının kiralama bedellerini ödemede temerrüde düşmesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını ve malın iadesi davası açıldığını, tedbir kararının uygulanması sırasında davalı kiracının fabrikasında çıkan yangında malların tamamen zayii olduğunun ve akabinde sigorta tazminatının da davalı ... tarafından davalı kiracıya ödendiğinin öğrenildiğini, müvekkili şirketin kasıtlı olarak yanılgıya düşürülerek zarara uğratıldığını, mülkiyet hakkının müvekkiline ait olduğunu, uğranılan zarardan davalıların müteselsil sorumlu olduğunu ileri sürerek 737.409,94 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından diğer davalının fabrikasının sigortalandığını, kira konusu malların zayi olması nedeniyle sigorta tazminatının davacının 08.03.2011 tarihli muvafakat yazısı doğrultusunda diğer davalıya ödendiğini, olaydan sonra davacının kira alacaklarını tahsile devam ettiğini, muvafakatin geçersizliği yönündeki itirazın zamanaşımına uğradığını, rizikonun 25.02.2011 tarihinde gerçekleştiğini, her türlü tazminat dava hakkının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şeker Piliç..A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket fabrikasında çıkan yangından dolayı kiralanan malların zayi olması nedeniyle sigorta tazminatının, davacının da muvafakati alınarak müvekkiline ödendiğini, davacının gelişen olaylardan bilgisi ve onayı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı Şeker Piliç..A.Ş'nin iflası nedeniyle 2004 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi gereği gerekli işlemler tamamlanarak davalı iflas idaresine tebligat gönderilerek, taraf teşkili sağlanmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı müflis şirket yönünden; alacağın tamamının sıra cetveline kaydının yapıldığını, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına; diğer davalı yönünden ise, tarafların kabulünde olan davacı şirket tarafından verilen 08.03.2011 tarihli muvafakat doğrultusunda, hasar bedelinin davalı ... tarafından davalı kiracıya ödendiğini, dolayısı ile yeniden hasar bedelinin talep edilemeyeceği; diğer yandan, her ne kadar davacı taraf muvafakatin usulüne uygun olmadığını ileri sürmüş ise de, muvafakatin resmi bir şekle veya usule tabi olmadığı ancak yazılı olmasının gerekli ve yeterli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın sıra cetveline kaydedilmiş olması müvekkili şirketin uğradığı zararların tazmini anlamına gelmeyeceğini, 08.03.2011 tarihli muvafakatnamenin usulüne uygun olmadığını, 08.03.2011 tarihli muvafakatname usulüne uygun olmadığından Yapı Kredi Sigorta’nın bu muvafakatnameye dayanarak sigorta tazminatının tamamını sigortalıya ödemesi, müvekkili şirkete olan sigorta tazminatı borcunu sona erdirmeyeceğini, davalıların hak ve menfaatlerini koruma yükümlülüğünü ihlal ederek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, mahkeme tarafından deliller toplanmadan, sigorta alanında uzman bir bilişkişi tarafından muvafakatname üzerinde inceleme yaptırılmadan karar verildiğini, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı müflis iflas idaresi tarafından, alacağın tamamının kabul edilerek sıra cetveline kayıt edildiği anlaşıldığından müflis şirket bakımından davanın konusu kalmadığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı müflis şirketin fabrikasında meydana gelen yangın sırasında finansal kiralama konusu emtianın da zayii olduğu, davacı şirket tarafından verilen 08.03.2011 tarihli muvafakat doğrultusunda, hasar bedelinin davalı ... tarafından davalı kiracıya ödendiği , muvafakatın varlığı konusunda ihtilaf olmadığı, ancak davacı vekili yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürse de hasar bedelinin sigortalıya ödenmesine muvafakat ettiğinin açıkça yazılı olduğu, muvafakat verilen ödemeden sonra sigortacıdan yeniden hasar bedeli talep edilemeyeceğinden davanın bu nedenle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, muvafakatın geçerliliğini tesbit için bilirkişi incelemesi yapılması gerekmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişitr.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalı Yapı Kredi Sigorta (Allianz Sigorta A.Ş.) Anonim Şirketine verilmesine.
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.