10. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/181 E., 2020/146 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki davacının davalılara ait iş yerlerinde 28.12.2008-19.09.2013 tarihleri arasında kalan dönemde geçen hizmet süresinin tespiti ile birlikte bu sürede 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında çalışması nedeniyle itibari hizmet süresinin ve fiili hizmet süresi zammının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ilk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili ile beraber davalı Kurum ile davalılar Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş. ile Türkuvaz Radyo ve Haberleşme Yayıncılık A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı işyerinde 28.12.2008 tarihinden itibaren aylık 500,00 TL ücretle çalışmaya başladığını, 02.05.2001 tarihine kadar sigortasız çalıştırıldığını, sigortasının yapıldığı 02.05.2011 tarihinden işine son verilen tarih olan 19.09.2013 tarihine kadar ise normal bir çalışan gibi sigorta edildiğini, oysa müvekkilinin davalı şirketin gazete bölümü olan Sabah Gazetesinde işe girdiği tarihten çıkarıldığı tarihe kadar foto muhabiri olarak çalıştığını, müvekkilinin maaşının sunulan banka hesap hareketlerinden görüleceği üzere telif ödemesi olarak yapıldığını, işverenin sigorta primi ödememek amacıyla müvekkile bir telif sözleşmesi imzalamayı zorunlu kıldığını belirterek, müvekkilinin 28.12.2008-19.09.2013 tarihleri arasındaki hizmetinin 5953 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi anlamında basın çalışanı olarak tespitini, işverence ödenmeyen ve eksik ödenen primlerinin tamamlatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri, özetle: davacının sigortasız çalıştırılıdığını iddia ettiği 28.12.2008-02.05.2011 tarihleri arasında müvekkili şirket ile davacı arasında ne 5953 sayılı Kanun ne 506 sayılı Kanun ne de Borçlar Kanunu kapsamında müvekkil şirketin "işveren" davacının " bağlı ve düzenli çalışan işçi" konumunda olduğu bir hukuki ilişkinin söz konusu olmadığını, davacının " eser sahipliğinden doğan hakların devir taahhüdü ve devrine ilişkin çerçeve sözleşme " kapsamında çekmiş olduğu fotoğrafları için ödenen telif bedeli mukabilinde çalıştığını ve bir hizmet akdi olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında bulunan "Eser Sahipliğinden Doğan Hakların Devir ve Taahhüdü ve Devrine İlişkin Çerçeve Sözleşme" nin başka kişilerle çalışmayı kesinlikle engeller nitelik taşımadığını, davacının tarafı bulunduğu 5953 sayılı Kanun kapsamında yazılı bir hizmet sözleşmesi de bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2014/216 Esas, 2016/272 Karar sayılı kararıyla; "...Tüm tanık beyanları ve özlük dosyası kapsamında davalıdan sadır ödeme kayıtları, bilgi ve belgeler göz önüne alındığında, davacının davalı işyerinde 05.02.2009-01.05.2011 döneminde bir hizmet akdine bağlı olarak fiili çalışması olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının prime esas kazancı yönünden yapılan incelemede; davacıya yapılan ödemelerin bazı dönemlerde asgari ücretin altına düştüğü, prime esas kazanç o dönemler için asgari ücrete denk olan kurum taban ücretlerinin altında olamayacağından bildirilmesi gereken prime esas kazancın asgari ücret olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Davacının prim ödeme gün sayısı 05.02.2009-01.05.2011 dönemi için tespit edildiğinden, özellik taşıyan (kısa ay) 2009/02 dönemi için takvim günü kadar (24 gün belirlenmiş) hizmet cetvelinde zaten 30 gün bildirim bulunan 2011/05 döneminde 01.05.2011 tarihi için PÖGS ve SPEK tespiti yapılmamıştır.
Davacının çalışmalarının 5953 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı yönünde yapılan incelemede; davacı vekili müvekkilinin çalışmalarının 5953 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi anlamında basın çalışanı olarak tespitini talep etmektedir. Ancak, sosyal güvenlik mevzuatı açısından 5953 sayılı Kanun kapsamında bulunanlar için ayrı bir sigortalılık türü mevcut değildir. Bu yönüyle davacının talebinin tespitinde hukuki yarar bulunmamaktadır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller , aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 02.05.2011-19.09.2013 döneminde kuruma bildirilen çalışmalarının ve davacının çalışmalarının 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında sayılmasına yönelik talebinin tespitinde hukuki yarar bulunmadığı kanaatine varılarak, davacının 05.02.2009-01.05.2011 döneminde davalı işyerinde bir hizmet akdine bağlı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2014/216 Esas, 2016/272 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemiz, kararın temyiz edilmesi üzerine; "...Dava davacının 28.12.2008-19.09.2013 tarihleri arasındaki hizmetinin 5953 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi anlamında basın çalışanı olarak tespiti ve bu tarihler arası kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının çalışmalarının 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında sayılmasına yönelik talebinin tespitinde hukuki yarar bulunmadığı kanaatine varılarak, davacının 05.02.2009-01.05.2011 döneminde davalı işyerinde bir hizmet akdine bağlı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; 28.12.2008-19.09.2013 tarihleri arasında davacının çalışmalarının Basın İş Kanunu kapsamında sayılmasına yönelik talebinde hukuki yarar bulunmakta olup bu talep yönünden değerlendirme yapılarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken inceleme yapılmadan hukuki yarar yokluğundan reddi isabetsiz" denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Tüm tanık beyanları ve özlük dosyası kapsamında davalıdan sadır ödeme kayıtları, bilgi ve belgeler göz önüne alındığında, davacının davalı işyerinde 05.02.2009-01.05.2011 döneminde bir hizmet akdine bağlı olarak fiili çalışması olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının prime esas kazancı yönünden yapılan incelemede; davacıya yapılan ödemelerin bazı dönemlerde asgari ücretin altına düştüğü, prime esas kazanç o dönemler için asgari ücrete denk olan kurum taban ücretlerinin altında olamayacağından bildirilmesi gereken prime esas kazancın asgari ücret olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Davacının prim ödeme gün sayısı 05.02.2009-01.05.2011 dönemi için tespit edildiğinden, özellik taşıyan (kısa ay) 2009/02 dönemi için takvim günü kadar (24 gün belirlenmiş) hizmet cetvelinde zaten 30 gün bildirim bulunan 2011/05 döneminde 01.05.2011 tarihi için PÖGS ve SPEK tespiti yapılmamıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller , aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile davacının 05.02.2009 - 19.09.2013 tarihleri arasında davalılar nezdindeki çalışmalarının 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında olduğunun tespitine, davacının 05.02.2011 - 19.09.2013 döneminde kuruma bildirilen çalışmalarının ayrıca tesptinde hukuki yarar bulunmadığında reddine, davacının 05.02.2009 - 01.05.2011 tarihleri arasında 1126392.34.02 sicil numaralı davalı işyerinden kuruma bildirilenler dışında 804 gün daha çalışması bulunduğunun tespitine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, tüm taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; talebinin tam olarak mahkemece karşılanması gerekirken karşılanmadığını, 05.02.2009 - 01.05.2011 tarihleri arasında sigortasız çalıştırıldığı sebebiyle sigortalılığın tespiti ile 05.02.2009 - 19.09.2013 tarihleri arasında yani tüm çalışma süreci içerisinde Basın iş Kanunu'na tabi çalışan olarak çalıştığının tespitini istemiş ise de mahkemece bu yönde karar verilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılardan Kurum vekili, verilen kararın eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu çalışma olgusunun tam olarak ispatlanamadığını, basın kartı olmayan davacı hakkında davanın tümden reddine dair karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalılar Turkuvaz Haberleşme ve Yay. A.Ş. vekili verilen kararın hatalı olduğunu davacının telif sözleşmesi kapsamında ve basın kanun kapsamı dışında işçi olarak çalıştırıldığını basın iş kanunu kapsamında çalışmasının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalılara ait iş yerlerinde 28.12.2008-19.09.2013 tarihleri arasında kalan dönemde geçen hizmet süresinin tespiti ile birlikte bu sürede 5953 sayılı Basın İş Kanun'u kapsamında çalışması nedeniyle itibari hizmet süresinin ve fiili hizmet süresi zammının tespiti gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 506 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.İtibari hizmet süresi, ağır ve yıpratıcı işlerde çalışanların erken yıpranmaları nedeniyle daha erken emekli olabilmeleri için kanun koyucu tarafından belirlenmiş erken emeklilik sağlayan düzenlemelerden biridir. İtibari hizmet süresi fiilen olmayan ancak kanun koyucu tarafından verilen imkân nedeniyle varsayılan bir sürenin sigortalılık süresine eklenmesi şeklinde ortaya çıkmış ve 506 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmiştir.
2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun Ek 5’inci maddesinde:
“506 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılanların, aşağıda sayılan görevlerde geçen sigortalılık sürelerine, bu sürelerin her tam yılı için, hizalarında gösterilen süreler, sigortalılık süresi olarak eklenir.
Sigortalılar Hizmetin Geçtiği Yer Eklenecek Süre
I-a) 212 sayılı Kanunla değiştirilen 5953 sayılı Kanunu Değiştiren
5953 sayılı basın mesleğinde 212 sayılı Kanunun birinci maddesi 90 gün,
çalışanlarla çalıştıranlar kapsamına giren,
arasındaki münasebetleri
düzenleyen kanun kapsamına
tabi olarak çalışan sigortalılar.
b) Basın kartı yönetmeliğine göre Basın müşavirlikleri 90 gün,
basın kartına sahip olmak suretiyle
gazetecilik yaparken, kamu
kurumlarına giren ve bu kurumlarda
meslekleriyle ilgili görevlerde
istihdam edilen sigortalılar.
II - (Değişik bent: 20.06.1987 -3395/13 md.) a) Solunum ve cilt yoluyla 90 gün,
Basım ve gazetecilik iş yerlerinden vücuda geçen gaz veya diğer
1475 sayılı Kanun zehirleyici maddelerle çalışılan
ve değişikliklerine iş yerleri,
göre çalışan sigortalılar, b) Fazla gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve
aletlerle çalışarak iş yapılan işyerleri,
c) Doğrudan doğruya yüksek hararete
maruz bulunarak çalışılan işyerleri,
d) Fazla ve devamlı adali gayret sarf edilerek
iş yapılan işyerleri,
e) Tabii ışığın hiç olmadığı ve
münhasıran suni ışık altında
çalışılan işyerleri,
f) Günlük mesainin yarıdan fazlası
saat 20.00’den sonra çalışılarak
yapılan işyerleri....
...Kesirlerin hesaplanmasında tam yıl 360 gün olarak alınır. Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.” düzenlemesini içermektedir.
3. Görüldüğü üzere Kanun'un uygulanması bakımından, ancak, ilgili maddelerde sayılı ve sınırlı olarak öngörülen “Hizmetin geçtiği yer – Kapsamdaki İşler/İşyerleri - Kapsamdaki Sigortalılar” yönünden belli çalışma şartlarının tümünün gerçekleştiği durum için uygulama olanağı bulunmaktadır.
4.Buna göre, 506 sayılı Kanun bakımından, “a-) 212 sayılı Kanunla değiştirilen 5953 sayılı Kanun kapsamına tabi olarak çalışan sigortalılar. b-) Basın kartı yönetmeliğine göre basın kartına sahip olmak suretiyle gazetecilik yaparken, kamu kurumlarına giren ve bu kurumlarda meslekleriyle ilgili görevlerde istihdam edilen sigortalılar.” ek 5 inci maddenin 1 inci Bendi kapsamında itibari hizmetten faydalanabilecektir.
5. 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun'un 1 inci maddesinde, bu Kanun hükümlerinin Türkiye’de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki "işçi" tarifi kapsamı dışında kalan kimselerle bunların işverenleri hakkında uygulanacağı, bu Kanunun kapsamına giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlara gazeteci deneceği belirtilmiş, 2. maddesinde, birinci maddenin kapsamı içerisinde bulunup da Devlet, il ve belediyeler ve İktisadi Devlet Teşekkül ve kurumlarıyla sermayesinin yarısından fazlası bu teşekküllere ait şirketlerde istihdam edilen memur ve hizmetliler hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür.
6.Ayrıca belirtilmelidir ki, 20.04.1994 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 1 inci maddesine göre amacı, radyo ve televizyon yayınlarının düzenlenmesine ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin esas ve usulleri belirlemek olan 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun “Radyo ve Televizyon Kuruluşlarının Haber Birimlerinde Çalışanlar” başlığını taşıyan 38 inci maddesinde, radyo ve televizyon kuruluşlarının haberle ilgili birimlerinde çalışanların da 5953 sayılı Kanuna tabi oldukları açıklanmış olup, bu kanunun yürürlükten kaldırılmasından sonra 03.03.2011 tarihi itibari ile yürürlüğe girmiş olan 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş Ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun
un "Haber birimlerinde çalışanlar" başlıklı 23 üncü maddesinde de Medya hizmet sağlayıcılarının haber birimlerinde çalıştırılacak basın kartlı personelin 13.06.1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanuna tabi olduğu belirtilmiştir.
7.Anlaşılacağı üzere, kanun koyucu tarafından 5953 sayılı Kanun kapsamına tabi olarak çalıştırılanlara itibari hizmet süresi hakkı tanınmış olmakla birlikte, bu haktan yararlanma “HER TÜRLÜ FİKİR VE SANAT İŞLERİNDE ÇALIŞMA” koşuluna bağlanmıştır. Anılan kavram, gazetecilik mesleğinin yerine getirilmesine ilişkin olarak ve doğrudan doğruya ilgili alanlarda çalışmayı ifade etmekte olup, buna göre, yazar, muhabir, editör, redaktör, düzeltmen, çevirmen, sayfa sekreteri, fotoğrafçı, kameraman, ressam, karikatürist vb. çalışanların, bu meslekle doğrudan doğruya ilgili olduklarından gazeteci olarak kabul edilmeleri gerekmekte, buna karşın, aynı tür işyerlerinde teknik sorumlu, şoför, sekreter, muhasebe elemanı, satış, pazarlama vb. işlerde çalışanların ise söz konusu Kanuna tabi gazeteci olarak değerlendirilmeleri olanaklı görünmemektedir.
8. 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun
bakımından ise, radyo ve televizyon kuruluşlarının HABERLE İLGİLİ BİRİMLERİNDE ÇALIŞMA kavramının, haberin oluşumuna doğrudan katkı sağlama olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre; haber müdürü, editör, prodüktör, muhabir, foto muhabiri, haber spikeri, haber kameramanı vb. çalışanların 5953 sayılı Kanuna tabi oldukları belirgin ise de, uplink görevlisi, şoför, diğer teknik ve idari personel, vb. çalışanların, haberin oluşumuna doğrudan katkısı olmadıklarından kapsam dışı tutulmaları zorunludur.
9. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu bakımından irdeleme yapılacak olursa; itibari hizmet kavramı yerine fiili hizmet süresi zammı kavramı kullanılmış ve 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinde fiili hizmet süresi zammından kimlerin hangi şartlarla faydalanabileceği hususu düzenlenmiş olup, basın ve gazetecilik mesleğinde olanlar ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda haber hizmetinde çalışanlar bakımından, 19.01.2013 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6385 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile eklenen düzenleme ile, basın ve gazetecilik mesleğinde Basın Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle fiilen çalışanların ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda Basın Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle; Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda haber hizmetinde fiilen çalışanların bu çalışma sürelerinin fiili hizmet süresi zammının hesabında gözetileceği hüküm altına alınmış, 6385 sayılı Kanun'un 21 inci Maddesinde de, bu düzenlemenin 2008 yılı Ekim ayı başından itibaren geçerli olacağı belirtilmiştir.
10. Ne var ki, 5510 Sayılı Kanuna, 6385 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile eklenen 16 ncı alt bendinde yer alan, "basın ve gazetecilik mesleğinde olan kişilerden,-"Basın Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle- fiilen çalışanların- itibari hizmetten faydalandırılması gerektiğine ilişkin kanun maddesine karşı somut norm denetimi yolu ile Anayasaya aykırılık iddiası ileri sürülmüş ve Anayasa Mahkemesi’nin 25.12.2019 gün ve 2019/62 Esas, 2019/98 Karar sayılı kararı ile 16 numaralı bendin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline dair karar verilmiş olup, karar 14.02.2020 tarih ve 31039 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
11.Diğer taraftan, 7256 Sayılı Kanun'un 32 nci maddesi ile benzer mahiyette bir bent 13.11.2020 tarihi itibari ile yürürlüğe girmiş olup, bent hükümleri;
Kapsamdaki işler/işyeri Kapsamdaki sigortalılar Eklenecek Gün sayısı
"16) Basın ve 14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre basın 90
gazetecilik kartı sahibi olmak suretiyle fiilen çalışanlar.
Mesleğinde"
şeklinde iken; bu bent üzerinde bir değişiklik de, 13.10.2022 tarihli ve 7418 sayılı Basın Kanun'u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 24 üncü maddesiyle bu sırada yer alan “14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine” ibaresi “09.06.2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanununa” şeklinde değiştirilmiştir.
12. Sonuç olarak maddenin son hali;
Kapsamdaki işler/işyeri Kapsamdaki sigortalılar Eklenecek Gün sayısı
"16) Basın ve 09.06.2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanununa 90
Gazetecilik Mesleğinde göre basın kartı sahibi olmak suretiyle fiilen
çalışanlar.
şeklini almıştır.
13. Görüldüğü üzere basın kanunu kapsamında geçen çalışmalar nedeniyle itibari hizmet süresinin tespiti / fiili hizmet süresi zammından faydalandırılması amacıyla açılan davalarda; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi hükmünde yer alan "Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20 inci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Yasa hükümlerine göre değerlendirilirler" hükmü ve genel olarak Yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, mahkemece, öncelikle talep konusu dönem ve bu döneme göre davacı hakkında uygulanması gereken yasal mevzuat ve şartları ayrı ayrı tespit edilmeli ve 01.10.2008 tarihi öncesindeki dönem bakımından 506 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesinde yer alan itibari hizmetin, 01.10.2008 tarihi ve sonrası dönem bakımından ise, 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi hükümleri kapsamında hak kazanılan fiili hizmet süresi zammının şartları irdelenerek, yasal çerçevede bir karar verilmelidir.
14.Yapılacak irdelemede, davalı iş yerinin kapsam ve kapasitesi ile gerçekleşen çalışmanın niteliği irdelenmeli, bu bakımdan davalı iş yeri hakkında, öncelikle kanun kapsama alınıp alınmadığı hususu ile itibari hizmet kapsamında olup olmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumunca veya İş Müfettişlerince denetim yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, iş yerinde itibari hizmete tabi olarak bildirim yapılan kişilerin varlığı ile birlikte, davacının nerede, iş yerinde hangi bölümde, ne surette çalıştığı ve şayet var ise ek 5 inci maddenin ikinci bendinde yer alan "Basım ve gazetecilik iş yerlerinden" maruziyet koşulunun gerçekleşmesi gerektiği dikkate alınarak, maruziyetin ne şekilde gerçekleştiği hususu gerek bordrolu tanıkların alınacak beyanları ile ve gerekse de iş yeri uygulamaları ve özlük dosyası ile yapılacak keşifte gözlemler tutanağa yansıtılmak suretiyle dikkatlice belirlenmeli, davacının çalışması tüm bilgi ve belgeler ile bordrolu tanıklar dinlenildikten sonra net olarak belirlenmeli, çalışmanın 5953 sayılı Kanun kapsamına girip girmediği hususunda ise, davacının yaptığı işin fikir ve sanat işi niteliğinde olup olmadığının tespitinde iletişim fakültelerinde görevli bilirkişi yada bilirkişi heyetinden rapor alınarak, dinlenilen bordrolu tanıklar ile davacı hakkında iş yerinde tutulan tüm belgeler ve kayıtlar dikkatle incelendikten sonra, sonucuna göre bir karar verilmeli, ulusal veya yerel televizyon veya radyolarda geçtiği iddia edilen çalışmalar bakımından da haberle ilgili birimlerinde ve haber program kayıtlarına ilişkin cd çözümleri ile birlikte RTÜK kayıtlarının istenmesinden sonra yapılan işin fikir ve sanat işi niteliğinde olup olmadığı tespit edilmeli ve 30.09.2008 tarihinden önceki çalışmalar yönünden 506 sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan "...Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0.25) formülü uygulanır." hükmü ile Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 16.05.2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 18.02.2000 gün ve 1997/1 Esas - 2000/1 Karar sayılı kararında, itibari hizmet süresinin, salt sigortalılık süresine eklenmesi gerekeceği, ayrıca bu sürenin fiili prim ödeme gün sayısına eklenmesinin söz konusu olamayacağına ilişkin kararı dikkate alınmalı ve 01.10.2008 tarihi ve sonrası geçen çalışma dönemleri bakımından fiili hizmet süresi zammından faydalanabilmek için 40 ıncı maddede aranan " basın kartı sahibi olmak suretiyle" ibaresi ile getirilmiş olan basın kartının varlığına ilişkin koşul da araştırılmalı ve oluşacak sonuca göre infaza elverişli şekilde bir karar verilmelidir.
15.İtibari hizmet süresi tespiti talebi yanında hizmet tespiti talebi de bulunmakta ise, öncelikle hizmet tespitine ilişkin iddia irdelenerek infaza elverişli bir hüküm kurulmalı devamında itibari hizmet süreleri de karar yerinde ve infaza elverişli şekilde belirtilmelidir.
16.Eldeki dava bakımından ise, davacının isteminin 28.12.2008-01.05.2011 tarihleri arasında sigortasız geçen çalışmalar nedeniyle hizmetinin tespiti ile beraber 28.12.2008- 19.09.2013 tarihleri arasında basın kanunu kapsamında foto muhabiri olarak geçtiği iddiası ile bu çalışmaların fiili hizmet süresi zammının tespitine yöneldiği anlaşılmakta olup, öncelikle hizmet tespiti istemi bakımından, davacıya telif adı altında yapılan ödemelerin niteliği ve bu dönemdeki çalışması üzerinde durulmalı ve yaptığı işler dikkate alınarak, davacı ile işverenler arasında hizmet akdinin varlığı usulünce tespit edilmeli, davacının hizmet akdi ile 1A kodu ile bildirim yapılan dönemlerde hizmet tespiti istemi bakımından hukuki yararı bulunmasa da fiili hizmet süresine tabi geçen sürelerin tespiti bakımından hukuki yararının olduğu dikkate alınmalı ve tüm dönem bakımından fiili hizmet süresi zammından faydalanmak için basın kartının olup olmadığı da araştırıldıktan sonra oluşacak sonuca göre, bir karar verilmelidir.
17.Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, mahkemece, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.