11. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/113 Esas, 2021/856 Karar
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline alacağını temlik eden... ile davalının dava dışı Arsel Motorlu Araçlar ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin eşit oranda hissedarları ve münferit imza ile temsilcileri olduğunu, vergi dairesince tahakkuk ettirilen verginin bir bölümü ödenmeyince yapılandırılıp... tarafından 284.002,85 TL olarak ödendiğini, bu ödemenin 142.001,42 TL'sinin davalı adına yapıldığını ileri sürerek 142.001,42 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; vergi borçlarının kanunen ortadan kalktığını, davacının rızai ödemesinin vergi dairesince kabul edildiğini, amme borcunun doğduğu dönemde faal olan şirketin malvarlığı bulunduğunu, borcun şirketçe ödenmesi imkanı varken davacının ödeme yaptığını, bu durumda rücu hakkının doğmadığını, öncelikle şirket tüzel kişiliğine başvuru gerektiğini, doğrudan müvekkilinden talepte bulunulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 06.11.2018 tarih, 2017/146 E. ve 2018/1118 K. sayılı kararı ile davacının delil olarak dayanmakla birlikte dava dışı şirketin defterlerini sunmadığı, kesin süreye rağmen yerlerini bildirmediği, öncelikle kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilmesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmasının gerektiği, bu sebeple şirket defterlerinin incelenmeden, şirket malvarlığının tespit edilmeden amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceği sonucuna varılmasının mümkün olmadığı, şirketin tasfiye haline girmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 04.11.2020 tarih, 2019/1636 E. ve 2020/4738 K. sayılı kararı ile şirket defterlerinin incelenememiş olmasının tek başına mahkemenin ulaştığı sonuca götürmeyeceği, aynı taraflar arasında görülen bir başka dava hakkında Dairemizin 2018/3881 E. ve 2020/3481 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere şirketin bir kısım vergi borçlarından ötürü temlik eden ortağın takibe maruz kaldığı, kamu idaresinin amme alacağını 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 35 inci maddesi çerçevesinde kamu borçlusu şirketten tahsil edemeyeceğini değerlendirerek ortağa yöneldiği, mahkemece, davaya konu alacağın da şirketten tahsil edilemeyeceği kabul edilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek davacı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece 06.12.2021 tarih, 2021/113 E. ve 2021/856 K. sayılı kararı ile davacıya alacağını temlik eden dava dışı...'nun, davalı ile birlikte dava dışı Arsel Motorlu Araçlar ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı ve yöneticisi oldukları, adı geçen temlik edenin şirketin vergi borçlarından dolayı ilgili vergi idaresince takibe maruz kalması nedeniyle tahakkuk eden vergi borcunun tümünü ödediği, söz konusu kamu alacağı kamu borçlusundan (dava dışı şirketten) tahsil edilemediğinden ilgili vergi idaresince...'ndan tahsil edildiği, davacı şirket hakkında 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre söz konusu vergi alacağının tahsili için takip yapılarak şirketin acz içinde olduğuna dair belge alındığına ve dolayısıyla şirket ortaklarının sorumluluğuna gidileceğine dair bir durum olmaksızın davacı şirket ortağı tarafından yapılan ödemelerin davalıdan tahsilinin mümkün olamayacağı, ancak İstanbul Vergi Dairesinin yazısına göre dava dışı Arsel Motorlu Araçlar...Ltd. Şti.'nin 31.08.2012 tarihinde vergi mükellefiyetinin sona erdiği, aynı zamanda İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.05.2013 tarih, 2011/511 E. ve 2013/107 K. sayılı kararıyla dava dışı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, böylece davalı yanca şirketin mal varlığı bulunduğu, kamu idaresine ödenen borcun öncelikle şirketten tahsil edilmesine yönelik savunmasına itibar edilmediği, temlik eden...'nun (ve dolayısıyla temlik alan davacının) hissesine düşen miktardan fazla ödediği tutarın teselsül hükümleri gereğince davalıya hissesi oranında rücu edebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile tahsilde tekerrür oluşmamak kaydıyla 142.001,42 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiği zira aynı konu için açtığı menfi tespit davasının kesinleştiği, aynı vergi borcu için davacının müvekkili aleyhine mükerrer icra takipleri başlattığını, vergi borçlarının ortaktan tahsil edilebilmesi için öncelikle şirkete müracaat edilmesi gerektiğini, şirketin o dönemde ticari hayatına devam ettiğini ve faal olduğunu, şirketin acz içinde olduğuna dair bir belge sunulmadığını, kredilibilitesinin olduğunu, davacının icra tehdidi altında bulunmadığını, eksik inceleme sonucu verilen mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirket müdürünün şirketin kamu borcunu ödemiş olması nedeniyle yine ortak ve müdür olan davacıya rücu istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 35 inci maddesi.
2.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09.07.2020 tarihli, 2018/3881 E. ve 2020/3481 K. sayılı emsal kararı.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.