2. Ceza Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
Tebliğname No : 2 - 2012/86418
MAHKEMESİ : Elazığ Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/01/2012
NUMARASI : 2011/346 (E) ve 2012/17 (K)
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde sokakta park halinde bulunan ve kullanılması için düz kontak yapılması nedeniyle kilitli olduğu anlaşılan motosikleti çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin, TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Kanunun 142/1-e maddesi ile hüküm kurulması,
2- Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan motosikletin çalınmasından sonra zarar verilmesi nedeniyle ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağının gözetilmemesi,
3- Suça sürüklenen çocuğun daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek hırsızlık suçundan hükmolunan hapis cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi sırasında gösterilen “müştekinin zararının giderilmemiş olması, suç işleme hususundaki eğilimine göre, bir daha suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat edinilmediğine” ilişkin gerekçeye dayanılarak; yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
4- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamayan suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde, hapse çevrilemeyeceği ancak aynı maddenin 11. fıkrasına göre işlem yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin,bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 30/01/2014 tarihinde hırsızlık suçu yönünden oyçokluğu ile,mala zarar verme suçundan oybirliğiyle karar verildi.
-KARŞI OY-
Hırsızlık; başkasına ait taşınır bir malın, elmeninin (zilyedinin) rızası olmadan, kendisine ya da başkasına yarar sağlamak amacıyla, bulunduğu yerden alınmasıdır.
Hırsızlık suçunun temel şeklini oluşturan bu tanım, hırsızlık suçu yönünden genel hükümdür. Aynı zamanda bu tanımın yer aldığı, yeni 5237 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 141/1.maddesi, eski 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 491/1.(ilk) maddesi gibi açıktan hırsızlık, basit hırsızlık da denilen hırsızlık suçunun temel şeklini açıklamaktadır. Bu suçun nitelikli hallerini oluşturan, diğer hırsızlık suçları, 5237 sayılı Türk Ceza Yasası'nın (TCY) 142. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Hırsızlık suçunun nitelikli hallerini düzenleyen TCY'nın 142. ve devamı maddeleri, bu suçun temel şeklini tanımlayan genel hüküm niteliğinde olan aynı Yasa'nın 141/1.maddesine göre, özel hüküm oluştururlar.
Suçun nitelikli halini oluşturan öğe ve koşullar tam olarak gerçekleşmedikçe, özel hükümler (TCY'nın 142. ve devamı maddeleri) değil, genel hüküm olan TCY'nın 141/1.maddesi uygulanır.
Somut olayda; yakınan tarafından bina ya da eklentisinde koruma (muhafaza) altına alınmadan sokağa park edilen suça konu motosiklet, sanık tarafından bulunduğu yerden alınıp götürülmüştür.
Yakınan, hırsızlık suçuna konu mal olan motosikleti, herkesin girebileceği bir yer olan sokağa açığa bırakmıştır. Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle koruma (muhafaza) altına alınmış malın/eşyanın alınması şeklinde suçun işlenmesi durumunda, sanığın eylemi, TCY'nın 142/1-b.maddesinde düzenlenen, hırsızlık suçunun nitelikli halini oluşturur. Kilitlenmeden bırakılmışsa ya da kilitleme malın/eşyanın koruma (muhafaza) altına alınmasını sağlayacak şekilde değilse, ya da kilitlenmek suretiyle koruma (muhafaza) altına alma olanağı olmayan malın/eşyanın herkesin girebileceği bir yere bırakılma durumu söz konusu ise, bu durumlarda eylem TCY'nın 141/1.maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun, basit/açıktan /temel şeklini oluşturur.
Kapalı kilide el atmadan ve (örneğin; kapıları kilitli, camları kapalı otomobili çekici aracılığıyla taşımak gibi) özel düzenek kullanılmadan taşınır malı kaldırmak, sürüklemek, itmek suretiyle götürülme olanağı bulunmayan durumlarda, Yasa'nın öngördüğü koruma (muhafaza) altına almak koşulu ve hırsızlık suçunun, TCY'nın 142/1-b maddesindeki nitelikli durumu gerçekleşmiş olur.
Diğer yönden; kilide el atmadan, örneğin motosikleti sağlam zincir, kablo tel ve kilitle demir parmaklık, direk, sağlam köklü ağaca bağlaması gibi önlemlerin alınmaması nedeniyle taşınır mal olan motosiklet; kaldırmak, sürüklemek ve itmek suretiyle ya da ön tekerleği yerden biraz kaldırılıp arka tekerleği üzerinde kaydırılarak götürülebiliyorsa, kontağı kilitli olsa da koruma (muhafaza) altına alma koşulu ve suçun nitelikli durumu meydana gelmemiştir. Bu durumlarda hırsızlık suçunun nitelikli halini oluşturan öğe ve koşullar tam olarak gerçekleşmediği için, eylem TCY'nın 141/1.maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun basit/açıktan/temel şeklini oluşturur.
Açıklanan bu ilkeler ışığında; her somut olayda nitelikli durumun gerçekleşip gerçekleşmediğini saptamak için, herkesin girebileceği yerde bırakılan taşınır malın hem kilitlenmiş ve hem de gerekli ek önlemlerle koruma (muhafaza) altına alınmış olup olmadığı; diğer bir anlatımla kilitleme ve/veya ek önlemler koruma (muhafaza) altına alma (koruma, saklama, bir yerde tutma) işlevini sağlamış bulunup bulunmadığının araştırılıp saptanması gerekmektedir.
Herkesin girebileceği yerde bırakılan taşınır malın hem kilitlenmiş ve hem de gerekli ek önlemlerle koruma (muhafaza) altına alınmış olup olmadığının saptanması konusu, salt olaysal/olgusal değil, olaya/olguya bağlı hukuksal bir sorundur. Bu yüzden, duruşma yargıcı ya da olay/ilk derece mahkemesi, keşif yoluyla gözlemlerini saptamak ve bir bilirkişiye çizdirdiği taslakla/krokiyle, herkesin girebileceği yerde bırakılan taşınır malın hem kilitlenmiş ve hem de gerekli ek önlemlerde koruma (muhafaza) altına alma işlevinin yerine getirilip getirilmediğinin, bölgedeki gelenek ve yerleşik inançları da gözeterek, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde saptamalıdır.
Bunun sonucuna göre de ilk derece/olay mahkemesince sanığın eylemi değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır.
Bu nedenle yukarıdaki ilkelere uyulmadan hiç bir araştırma yapılmadan, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile Olay/İlk derece mahkemesince kurulan hükmün, temyiz incelemesi sonucu; "Suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde sokakta park halinde bulunan ve kullanılması için düz kontak yapılması nedeniyle kilitli olduğu anlaşılan motosikleti çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin, TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Kanunun 142/1-e maddesi ile hüküm kurulması," gerekçesi ile BOZULMASINA ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.