17. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacının eşi ... idaresinde bulunan aracın yaptığı tek taraflı kazada davacının eşi ... ve kızı...'ün vefaat ettiğini, aracın davalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu davacının desteğini yitirdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00TL tazminatın temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili şirket nezdinde kaza tarihini kapsayan ZMSS poliçesine rastlanmadığını, poliçenin ibrazı gerektiğini, tazminattan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sigortalının kusuru oranında sorumlu olduklarını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı vekilinin davacının eşinin tam kusurlu olduğunu, kusur oranına itirazları olmadığını belirttiği, sigortanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
1-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde ise, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin
2009/9134
ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bu madde hükümlerine göre, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türüdür.
Diğer yandan; aynı kanunun 92/b ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-3/c maddelerinde, "işletenin, eşinin, usul ve füruunun, kendisini evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürülebilecekleri taleplerin" Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamı dışında kaldığı belirtilmiştir.
Bu yasal düzenlemelere göre, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının asıl amacının, üçüncü kişilere verilecek zararların güvence altına alınması ilkesinin bir tekrarı olmaktadır. Ne varki, sözü edilen maddelerde "bedensel zararlardan" söz edilmemiş, sadece "mal zararlarının" güvence kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Destek zararı; ölenin değil üçüncü kişilerin üzerinde doğan dolaylı ve yansıma yolu ile meydana gelen zarardır. İşletenin yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığı açıkca Karayolları Trafik Kanunun da düzenlenmediği gibi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında da, bu yolda bir sınırlamaya yer verilmemiştir.
Hal böyle olunca; sürücünün ölümü nedeni ile onun desteğinden mahrum kalanların, işletenden ve onun sigortacısının destek tazminatı talebinde bulunabilecekleri ilke olarak benimsenmelidir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, zarar verici bir olay sonucu ölen sürücünün ekonomik desteğinden yoksun kalanların uğradıkları zarar, ölen sürücünün değil, destekten yoksun kalanların, bir başka ifade ile, işletene göre üçüncü kişi durumunda olanların üzerinde doğan dolaylı ve yansıma yolu ile meydana gelen zarar olup, destekten yoksun kalanlar bu zararlarının tazmini için zarar sorumlusundan istemde bulunabilirler. Ancak,
yansıma yolu ile zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olabilmeleri hukuken mümkün bulunmayıp, sürücünün ve dolayısıyla destek tazminatında bulunanların, kendi kusurlarından yararlanamazlar.
Açıklanan bu ilkeler karşısında, trafik kazası sonucu ölenin desteğinden yoksun kalanların sorumluluk sigortacısına yöneltebilecekleri yansıma yolu ile oluşan zararla ilgili tazminat istemlerinin tutarı, işletene karşı ileri sürebilecekleri tutar kadar olmalıdır. Dairenin son uygulamaları da bu yöndedir.
O halde, dava konusu olayda davacının murisi sürücü ...'ün kullandığı araçla tam kusurlu olarak tek taraflı kaza sonucu ölümü nedeniyle davacının talep ettiği destekten yoksunluk tazminatından işletenin, dolayısıyla onun sorumluluğunu üstlenmiş Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısının sorumlu tutulması mümkün değildir. Açıklanan nedenle davacının eşi ...’ün ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2-Ancak davacı taraf dava dilekçesinde davacının eşi ... idaresinde bulunan aracın kaza yaptığı sırada araçta yolcu olarak bulunan kızı...'ünde öldüğünü belirtmiş olduğuna göre davacı vekiline dava dilekçesi açıklattırılarak kızı... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebileceği gözetilerek tazminat istemi bulunması halinde bu husustaki deliller toplanarak aktüerya uzmanı bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.