18. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, 87.908,50 ABD Doları ile 4.419,88 YTL eğitim ve öğretim alacağının müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı ... vekilince yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı Vek.Av.... ... .... Davalı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosya eksiklik nedeniyle geri çevrilmiş, bu kez iade edilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde davalılardan ...'un 1416 sayılı Yasa uyarınca ... adına ve hesabına Fizyoloji dalında master ve doktora öğrenimi yapmak için Amerika Birleşik Devletlerine gönderildiğini, öğrenimini 02.05.2000 tarihinde tamamlamış olmasına rağmen yasal süresi içerisinde yurda dönüp görev talebinde bulunmadığını böylece yasanın ve yüklenme senedinin hükümlerini ihlal ettiğini, diğer davalıların ise kefil olduğunu, davacı asılın Bakırköy 15. Noterliğince 14.05.2002 gün 14682 yevmiye numarası ile vermiş olduğu taahhüt ve yüklenme senedi gereğince adına yapılan masraflar olan 116.908,50 Amerikan Doları ve 8.019.880.000 TL alacağı taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiğini, bu borcun da 29.000 Amerikan Doları ve 3.600.000.000 TL'lik kısmını ödediğini, kalan kısmın ödenmediğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla bakiye kalan 87.908,50 Amerikan Dolarının sarf tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek faizi ile birlikte, ödenen 29.000 Amerikan Dolarının sarf tarihinden ödeme yapıldığı tarihe kadar işlemiş faizin, bakiye kalan 4.419.880.000 TL'nin sarf tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek faizi ile birlikte, ödenen 3.600.000.000 TL'nin ise sarf tarihinden tahsil tarihine kadar işlemiş faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemece davalıların borcunun belirlenmesi için bilirkişi raporları alınmış ve bu raporlar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki bilgi ve belgelerden davalı asıl borçlu ...'un ... adına yüksek lisans ve doktora eğitimi yapmak üzere gönderilmesi ve eğitimini tamamlamış olmasına rağmen mecburi hizmeti yerine getirmek için yasal süre içerisinde görev talebinde bulunmadığı konusunda taraflar arasında bir çekişme yoktur. Anlaşmazlık davalı tarafın ödeyeceği tazminatın miktarı konusundadır. Dava açıldıktan sonra 08.07.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5535 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Yasa bu tür davalarda yeni bir düzenleme getirmiştir. Anılan Yasanın 1. maddesi ile 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanuna geçici maddeler eklenmiştir. İlgili maddede ise "Bu Kanun uyarınca mecburi hizmet karşılığı yurt dışına gönderilenlerden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, eğitimin herhangi bir aşamasında öğrencilikle ilişikleri kesilenler, öğrenim sürelerinin bitiminde mecburi hizmetlerini tamamlamak üzere görevlerine başlamayanlar, görevlerine başlayıp da yükümlü bulundukları mecburi hizmetini bitirmeden görevlerinden ayrılanlar ile göreve başladıktan sonra mecburi hizmetle yükümlü bulundukları süre içerisinde kadrolarıyla ilişiği kesilenlerden haklarında borç takibi işlemi devam edenler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde başvurmaları halinde, kendilerine döviz olarak yapılmış olan her türlü masraflar için, imzaladıkları yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi hükümleri dikkate alınmaksızın ve ilgililere ödeme yapma sonucunu doğurmaksızın, 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 34. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki süreler için faiz uygulanmaksızın hesaplanacak tutarlarla yükümlü tutulurlar. Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 34. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi alınanların döviz borçları, ilgili adına fiilen ödemenin yapıldığı tarihteki T.C.Merkez Bankasınca tespit ve ilan edilen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek bunlar adına Türk Lirası olarak yapılan harcama tutarına eklenir. Bu şekilde hesaplanacak borç, sarf tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süre için 01/01/2006 tarihinden geçerli olmak üzere tespit ve ilan edilen kanuni faiz işletilerek hesaplanır. Bu şekilde hesaplanacak borç miktarından ilgilinin bu zamana kadar yaptığı tüm ödemeler mahsup edilir; fazla ödenen tutar var ise ilgililere geri ödeme zorunluluğu doğurmaz. Kalan borç var ise ilgilinin durumu ve ödettirilecek meblağ dikkate alınarak azami beş yıla kadar taksitlendirilebilir." denilmektedir.
Somut olayda davalı asıl borçlu ... ... adına ilk önce yüksek lisans yapmak üzere Amerika Birleşik Devletlerine gönderilmiş ve kendisinden 23.06.1994 tarihli yüklenme senedi ve kefalet senedi alınmış, bu eğitimini başarı ile tamamlamasından sonra ise doktora eğitimine devam etmiş, bu sefer de doktora eğitimi için 18.12.1997 tarihli yüklenme senedi ve kefalet senedi düzenlenmiştir. Geri çevirme kararı üzerine dosya içerisine getirilen belgeye göre de davalı asılın 24.08.2006 tarihli dilekçesi ile 5535 sayılı Yasadan faydalanmak için başvurduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davalıların sorumlu oldukları borç miktarının 5535 sayılı Yasa gereğince hesaplanacağı açıktır.
Davalı asıl borçlu yüksek lisans ve doktora için ayrı ayrı yüklenme senedi verdiğine göre, 5535 sayılı Yasa gereğince 18.12.1997 tarihine kadar yapılan harcamalar için, davalı adına fiilen ödemenin yapıldığı tarihteki T.C.Merkez Bankasınca tespit ve ilan edilen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek bunlara da Türk Lirası olarak yapılan diğer harcama tutarları da eklenip bu şekilde hesaplanacak borca, sarf tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süre için 01/01/2006 tarihinden geçerli olmak üzere tespit ve ilan edilen kanuni faiz işletilerek hesaplanması, 18.12.1997 tarihinden sonrası için ise döviz olarak yapılmış olan her türlü masrafların 5535 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 08.07.2006 tarihine kadar faiz uygulanmaksızın miktarı hesaplanarak borç miktarı tespit edilmeli, ödemelerde dikkate alınarak bakiye borç miktarı belirlenmelidir. Bilirkişi tarafından yukarıda açıklandığı şekilde bir rapor düzenlenip borç miktarının tespit edilmemesi ve mahkemece de bu raporun hükme esas alınması,
2- HUMK.nun 388 ve 389. maddeleri hükümlerine göre, mahkeme kararlarının hüküm sonucu kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borçlar ve tanınan hakların birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yasanın bu hükmüne rağmen mahkeme kararında davalı kefillerin sorumlu olacakları borç miktarı, mahkeme masrafları ve davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hükümde ayrı ayrı gösterilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 625,00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 01.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.