16. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Manyas İcra Mahkemesi
Yedieminlik görevini suistimal suçundan sanık ...’nin 765 sayılı TCK’nun 276/2, 72, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4. maddeleri gereğince 175.580.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Manyas İcra Mahkemesinin 10.2.2004 tarihli ve 2003/228 esas, 2004/31 sayılı kararının infazı sırasında 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine sanığın 5358 sayılı Kanun’la değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 340 ve 5237 sayılı TCK’nun 52. maddeleri gereğince 600 YTL. İdari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı mahkemenin 14.6.2005 tarihli ve 2005/139 sayılı müteferrik kararını kapsayan dosya incelendi,
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında yedieminliği suistimal suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eylemi sabit görülerek 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 276/2. maddesi gereğince 7 gün hapis ve 142.365.000 Türk Lirası ağır para cezasıyla cezalandırılması verilen hapis cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4. maddesi gereğince ağır para cezasına çevrilerek sanığın neticeten 175.580.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, Manyas İcra Mahkemesince 10.2.2004 tarihli ve 2003/228 Esas, 2004/31 sayı ile karar verilmesine karşın 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması amacıyla Manyas Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan talep üzerine yedieminliği suistimal eyleminden farklı olarak sanığın eyleminin taahhüdü ihlal, sanığın ise kabahatli olarak kabul edilip sanki önceki ceza 1 ay hafif hapis cezası şeklinde değerlendirilerek adı geçenin taahhüdü ihlal etmesi sebebiyle, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 340 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddeleri gereğince 600 yeni Türk Lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 5.6.2006 gün ve 23680 sayılı Yazılı Emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 19.6.2006 gün ve Y.E.2006/130605 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın üzerine atılı bulunan yedieminlik görevini suistimal suçu, fiilin işlendiği tarih itibariyle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 276/2. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre eylemin müeyyidesi bir seneye kadar hapis ve on liradan yüz elli liraya kadar ağır para cezası iken, anılan suç 17.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4949 sayılı Kanun’un 93. maddesiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na eklenen 336/a maddesinde, “…alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesince iki aydan altı aya kadar hafif hapis” cezası ile yaptırım altına alınmıştır. Öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7. maddesinin 1. fıkrasına göre, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.” Hükmü getirilmiştir.
5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesinde de açıklandığı üzere, lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenecektir. Bu çerçevede sanık hakkında ilk hükümde uygulanan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 276/2. maddesinin mi, yoksa 4949 sayılı Kanun’la 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na eklenen 336/a maddesinin mi lehe olduğunun tespiti gerekir. İlk hükümde 765 sayılı TCK’nun 276/2. maddesi tatbik edilirken cezanın alt sınırı esas alınarak yedi gün hapis ve 142.365.000.TL. ağır para cezası verilmiş, hapis cezası da 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddesi uyarınca paraya çevrilerek sonuç olarak 175.580.000.TL. ağır para cezasına hükmedilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 336/a maddesinde öngörülen cezanın alt sınırı da iki ay hafif hapis cezasıdır.
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Kanun’un 5/1. maddesi ile, “…kanunlarda öngörülen “ağır para” cezaları “adli para” cezasına, 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 1. fıkrası ile de, kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.
Diğer taraftan Adli Sicil Kanunu'nun 4/c-1 maddesine göre adli para cezasının adli sicile kaydedilmesi gerekmesine karşın, aynı kanun'un 5/1-c maddesi uyarınca da idari para cezaları adli sicile işlenmeyecektir.
Açıklamalar doğrultusunda, sanığın eylemi yedieminlik görevini suistimal olmasına, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi gereğince lehe olan hükmün belirlenmesi sırasında, sanık hakkında ilk hükümde fiiline uygulanan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 276/2. maddesi ile 4949 sayılı Kanun’un 93. maddesiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na eklenmek suretiyle anılan suça karşılık teşkil eden 336/a maddesi kıyaslanmak ve 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 1. fıkrası da gözetilmek suretiyle sanığın lehine olan İİK’nun 336/a maddesi yerine, sanığın eyleminin taahhüdü ihlal, sanığın da kabahatli olarak kabul edilip önceki ceza da bir ay hafif hapis cezası şeklinde değerlendirilerek lehine kazanılmış hak teşkil eden hüküm de göz ardı edilerek 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddesi gereğince 600.00.YTL. idari para cezasına karar verilmesi isabetsizdir. Bu karar yok hükmündedir.
Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle ve kanuna aykırılığın başkaca çözümü bulunmamakla Manyas İcra Mahkemesinin 14.6.2005 tarihli ve 2005/ 139 Müt. Sayılı kararın BOZULMASINA,
Mahkemece verilen karar yok hükmünde olduğundan ve bu konuda mahkemesince yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden dosyanın gereğinin ifası için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.