22. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ihtarname ve maaş alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine dair kesinleşen mahkeme kararından sonra süresi içinde başvurduğu halde işverence işe başlatılmaması nedeniyle işe başlatmama tazminatı, dört aylık ücret, kıdemi, ihbar tazmiantları, ücret ile ihtarname masraflarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı işveren davacının kesinleşen işe iade kararının davacı vekiline tebliğinden itibaren on günlük süresinde başvuruda bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece ücret alacağı atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına diğer alacak taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir
4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu ciddi ve samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez.
4857 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre işveren işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde feshin geçersizliği davasında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile çalıştırılmadığı en çok dört aylık süre ücret ve diğer hakları ödenmelidir. İşverenin işe davete dair beyanının da ciddi ve samimi olması gerekir. İşverenin işe başlatma amacı olmadığı halde işe başlatmama tazminatı ödememek için yapmış olduğu çağrı, gerçek bir işe başlatma daveti olarak değerlendirilemez.
İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. İhbar ve kıdem tazminatı ile iş güvencesi tazminatı belirtilen fesih tarihindeki emsal işçi ücretine hesaplanır.
Dosya içeriğinden Bakırköy 5. İş Mahkemesinin 2007/175 esas 2007/101 karar sayılı dosyasında verilen işe iade kararı 31.10.2007 tarihli son oturumda tarafların yüzüne karşı tefhim edildiği, davacı vekili sureti dosyada olan gerekçeli kararın üzerine imzası ile kararı 14.11.2007 günü tebliğ aldığını beyan ettiği, aynı zamanda gerekçeli kararın bir suretide davacı vekili adresine 31.12.2007 günü tebliğ edilddiği anlaşılmaktadır. Davacı kesinleşme şerhi olmayan elden tebliğ aldığı kararın teslim alma tarihinin işe iade için yapılacak başvurudaki on günlük sürede esas alınmasının sözkonusu olamayacağını belirterek posta ile yapılan tebligata göre de 02.01.2008 tarihinde işe başlama isteğinde bulunduklarından başvurunun süresinde olduğunu beyan ve iddia etmiştir.
Somut olayda taraf vekillerinin yüzüne karşı okunan karar taraflarca temyiz edilmediği ve davacı vekilinin gerekçeli kararı ilk defa 14.11.2007 tarihinde elden tebliğ aldığı bu tarihe göre işe iade için yaptığı 02.01.2008 tarihli başvurunun on günlük süreyi geçirdiği açıktır. Mahkemelerce gerekçeli karara yazılan kesinleşme şerhlerinin bir beyan niteliğinde olduğu kararın bir unsuru olmadığı infazı engellemeyeceği, işe iade kararları için de ayrık bir durumun bulunmadığı dikkate alınarak gerekçeli kararın davacı vekilince elden tebliğ alındıktan sonra on gün içinde işe iade isteğinde bulunması gerekirken süreyi geçirdiğinden işe iade kararı ile hüküm altına alınan tazminat ve ücrete karar verilmesi hatalı olup diğer alacaklarında bu yeni duruma göre belirlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.