19. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :17.06.2009
No :50-143
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı borçlu arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca davalıya kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, bakiye alacak için ise, dava konusu ilamsız takibe geçildiğini, takip talebinde mükerrer tahsilat olmaması hususunun vurgulandığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının Ardahan İcra Müdürlüğünün 2008/1025 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil yargılama sırasında davacı bankanın mükerrer takip yaptığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı bankanın aynı alacak için iki ayrı takip yaptığı her iki takip dosyasında da talep edilen miktarın aynı olduğu ve dava konusu 2008/1025 sayılı icra dosyasında borcun sebebine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı, davacı banka ile dava dışı borçlu şirket arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesini kefil sıfatı ile imzalamış, ayrıca davalı mülkiyetinde bulunan taşınmazı da kredi borcunun teminatı olarak davacı banka lehine ipotek vermiştir. 21.02.2007 tarihli ipotek akit tablosu incelendiğinde ipoteğin davalı kefilin kefaletinin teminatı olarak değil, kredi borcunun teminatı olarak verildiği tespit edilmiştir.Hal böyle olunca davacı bankanın, hem ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile hem de Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak kefalet limiti kapsamında davalı kefil hakkında takip yapmasında hukuken bir engel bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, davacı bankanın takip tarihi itibariyle kredi sözleşmesine dayalı olarak davalı kefilden ne miktar alacağı olduğu hususunda gerektiğinde talimat yolu ile bilirkişiden rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı ve yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.