19. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde iflas erteleme talebinde bulunan vekili ile müdahillerden ... Elektrik Dağ. A.Ş vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
İflas erteleme talebinde bulunan vekili, son birkaç yıl içinde Türk Lirasının dolar karşısında aşırı değerlenmesi ve iç piyasadaki maliyetler ile dış piyasadaki hammadde fiyatlarındaki artış nedeniyle müvekkilinin borca batık hale geldiğini, global krizin etkisi ile siparişlerin iptalinden dolayı müvekkili şirketin ayrıca ekonomik zorluklar yaşadığını, dilekçe ekinde sunulan iyileştirme projesi çerçevesinde 3 yıl içinde müvekkili şirketin borca batıklıktan kurtulabileceğini belirterek iflasın ertelenmesi talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, iflas erteleme kararı verilebilmesi için öncelikle şirketin borca batık olması gerektiği, yapılan bilirkişi incelemesine göre iflas erteleme talep eden şirketin borca batık olmadığı gerekçeleri ile iflas erteleme talebinin reddine tedbirlerin devamına karar verilmiş, hüküm iflas erteleme talebinde bulunan şirket vekili ile müdahil ... Dağıtım A.Ş (...) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre iflasın ertelenmesi talebinde bulunan vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Müdahil ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
b)İcra ve İflâs Kanunu’nun 179/b hükmüne göre, “Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.-Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Bu durumda erteleme süresince işleyecek olup mevcut rehinle karşılanamayacak faizler teminatlandırılmak zorundadır.-206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.”
Yukarıda belirtilen kanun hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere, iflâs erteleme talebi üzerine verilen tedbir kararlarının amacı, iflâs erteleme talebinden önceki borçlar nedeniyle borçlu hakkında haciz ve diğer muhafaza işlemlerinin yapılmasına engel olunarak, borçlunun işletmesinin bütünlüğünün korunmasıdır. Nitekim bu amaç İİK’nun 179/a maddesinin 1’inci fıkrasında da açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla iflâs erteleme talebini inceleyen mahkeme tarafından tedbir adı altında da olsa alacaklılara maddi hukuk bakımından yükümlülük yükleyecek nitelikte hüküm kurulamaz. Daha açık bir anlatımla finansal kiralama sözleşmesinden veya kira sözleşmesinden
kaynaklanan borçlarını ödemeyen kiracı ile elektrik, su, doğalgaz gibi borçlarını ödemeyen abonenin iflâs erteleme talebinde bulunması hâlinde, iflâs erteleme talebinden önceki borçlarından dolayı icra takiplerinin durmasına karar verilebilirse de iflâs erteleme talebinden sonraki kira bedelleri ile elektrik, su, doğalgaz giderlerini ödemedikçe malikler veya satıcıların edimlerini ifaya ihtiyati tedbir yoluyla dahi olsa zorlanmaları, anılan kanun hükmünün amacına ve kapsamına aykırıdır. Özellikle maddi hukukun kendilerine tanımış olduğu akdin feshi hakkını kullanmaları iflâs erteleme tedbirleri adı altında verilecek kararlarla engellenemez.
c) İflâs erteleme talebinin kabulüne karar verilebilmesi için iyileştirme projesinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olması, diğer bir anlatımla ciddi ve inandırıcı bulunması gerekir. Projenin ciddi ve inandırıcı olduğunun kabulü için zorunlu koşullardan birisi de iflâs erteleme talebinde bulunan şirketin işletme sermayesinin bulunması ya da bu işletme sermayesinin iflâs erteleme talebinde bulunan şirket tarafından dış kaynaklardan temin edilmesidir. Diğer ve açıklayıcı bir anlatımla bir işletmenin çalışması için gerekli (mali) kaynakların iflâs erteleme talebinde bulunan tarafından sağlanması zorunlu olup, bu yükümlülük, iflâs erteleme tedbirleri nedeniyle zaten alacaklarını cebri icra yoluyla tahsil etmesi engellenmiş olan alacaklılara yüklenemez. Aksi hal, iflâs erteleme talebinde bulunanın yerine getirmesi gereken yükümlülüklerin alacaklılara yüklenmesi anlamına gelir ki o da iflasın ertelenmesi kurumunun mahiyetine (özüne) aykırıdır. Dolayısıyla iflâs erteleme kurumunun mahiyetine (özüne) aykırı tedbir kararı verilmesi de doğru değildir.
d) İflâs erteleme talebinden sonra ihtiyati tedbir yoluyla bir kısım alacaklıların edimlerini karşılık almadan ifaya zorlanması, alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesine de aykırıdır (Anayasa m.10). Nasıl ki iflâs erteleme talebinden sonra ihtiyati tedbir yoluyla hiçbir karşılık alınmadan bankaya kredi verme, sağlayıcılara mal teslim etme, işçilere çalışma yükümlülüğü yüklenemiyorsa, kiraya verenlere ya da elektrik, doğalgaz ve su gibi hizmetleri sağlayanlara, bu edimlerini ücretsiz yerine getirme yükümlülüğü yüklenemez. Aksi hâl, alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesine de aykırı olur. Bazı hizmetlerin tekel niteliğinde olması nedeniyle sözleşme yapma zorunluluğunun bulunması, tekel hizmetlerinin bedelsiz verilebileceği şeklinde yorumlanamaz.
e) İflâs erteleme talebinden sonra ihtiyati tedbir yoluyla bir kısım alacaklıların edimlerini karşılık almadan ifaya zorlanması, mülkiyet hakkını düzenleyen Anayasa’nın 35’inci maddesine de aykırıdır. Anayasa’nın 35’inci maddesine göre, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.” Mülkiyet hakkının sınırlanabilmesi ancak açık bir kanun hükmü ile mümkündür. Dolayısıyla İİK’nun 179/a ve 179/b hükümlerinin amaç ve kapsamını aşar bir yorumla mülkiyet hakkının ihlali Anayasa’ya da uygun düşmez.
f) İhtiyati tedbir kararı verilmesi veya verilmiş bir ihtiyati tedbirin devamına hükmedilebilmesi için tedbir talep eden tarafın haklılığını yaklaşık ispat ölçüsünde ispat etmesi gerekir (HMK m.390,III). Ancak yargılamanın sonunda tüm deliller incelendikten sonra mahkemenin ihtiyati tedbir hakkında vereceği karar yaklaşık ispat ölçüne dayanamaz. Zira mahkeme ibraz edilen tüm delilleri incelemiş, ispat yükünü ve ispat araçlarını tespit etmiş ve bunların ne ölçüde yerine getirildiğini veya getirilemediğini irdeleyerek uyuşmazlık hakkında esastan hüküm kuracak derecede bir vicdani kanıya ulaşmıştır. İflasın ertelenmesi isteminin reddi gerektiği konusunda kanaat edinen mahkemenin, ihtiyati tedbirin devamının haklılığı konusunda yaklaşık ispat ölçüsünde dahi olsa bir kanıya sahip olduğunu kabul etmesi çelişkidir. Hüküm verilirken ihtiyati tedbir hakkında yapılacak değerlendirmenin, hükmün anlam ve içeriğine paralel olması zorunlu olup, bu yönün gözetilmemesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle iflâsın ertelenmesi talebinde bulunan vekilinin tüm, (2a) bendinde gösterilen sebeple Müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2b,c,d,e,f) bentlerinde açıklanan nedenlerle Müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.