13. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... Mal Müdürlüğünün 4706 sayılı yasanın 5. maddesine göre yapmış olduğu ihale ile ... İlçesi ... Köyü 2469 parsel sayılı taşınmazı, 15.000,00 YTL’lik kısmı peşin, kalan miktarı ise yasal faizi ile birlikte dört eşit taksitte ödenmek üzere, toplam 60.000,00 YTL bedelle satın aldığını, 15.8.2003 tarihindeki ilk taksit bedelini ödediğini, 15.12.2003 tarihli taksit bedelini ise ödeyemediğini, bunun üzerine davalı tarafından borcun tamamı muaccel sayılarak, ... 1. İcra Müdürlüğünün 20024/1491 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak yasa gereğince alacağa yasal faiz uygulanması gerekirken, takipte reeskont oranı üzerinden faiz talep edildiğini, bu durumun yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, takip konusu borca yasal faiz uygulanması gerektiğinin tespiti ile faiz hesabının yasal faiz oranına göre yapılmasını, bu şekilde yapılan hesaba göre de, dosya borcunun 15.062,00 YTL’lik kısmının iptali ile takip konusu borç miktarının 9.426,00 YTL olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ödenmeyen alacağın, yasa ve sözleşme hükümlerine uygun olarak reeskont faiziyle birlikte tahsili için takip başlatıldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 16.4.2007 tarihli bilirkişi raporu hükme esasa alınarak, davanın kısmen kabulüne, takibin yasal faiz uygulanarak yapılması gerektiğinin, buna göre de talep edilmesi gereken faiz miktarının 7.586,82 YTL, toplam alacağın da 41.086,82 YTL olması gerektiğinin tespitine, kalan takip borcunun da yasal faiz uygulanarak hesaplanmasına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine.
2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
... İli, ... İlçesi, ... Köyünde bulunan, mülkiyeti Hazineye ait 2469 parsel sayılı taşınmazın, 4706 sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince açılan ihale sonucunda, 60.000,00 YTL bedelle davacıya satıldığı, 3.12.2002 tarihli sözleşmenin 4. maddesine göre, satış bedelinin 15.000,00 YTL’lik kısmının peşin ödendiği, geriye kalan 45.000,00 YTL’lik kısmının ise dört eşit taksitle ödeneceğinin, taksitlerden birinin vadesinde ödenmemesi halinde kalan borcun tamamının muaccel hale geleceğinin ve ödenmeyen taksit tutarlarına reeskont faiz uygulanarak borcun tamamının tahsil edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmakta olup, davalı, ikinci taksit bedelinin ödenmemesi üzerine, borcun tamamı üzerinden, işlemiş ve işleyecek reeskont faiziyle birlikte takip başlatmış, davacı ise, alacağa uygulanacak faiz oranının yasa gereğince reeskont değil, yasal faiz olması gerektiğini belirterek, takip konusu alacağın yasal faize göre tespiti ve tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Görüldüğü üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlık, ikinci taksitin vadesinde ödenmemesi üzerine muaccel hale gelen bakiye satış bedeline uygulanacak faiz oranına ve işlemiş faiz miktarına ilişkindir.
4706 sayılı “Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un, 5. maddesinde, “Hazineye ait taşınmaz malların bedeli, ihalenin yapıldığı yıl Bütçe Kanununda belirtilen tutarın üzerinde ise, taksitle de ödenebilir. Taksitle ödeme halinde, satış bedelinin en az dörtte biri peşin, kalanı en fazla iki yılda ve on eşit taksitte, kanuni faizi ile birlikte ödenir...” hükmü mevcut olup, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinin ilk cümlesinde de yasanın bu hükmü doğrultusunda, “Takside bağlanan borç, yıllık kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle tahsil edilecektir.” Aynı maddenin 2. ve 3. cümlelerinde ise, “Taksitlerden birinin vadesinde ödenmemesi halinde geri kalan borcun tamamı muaccel hale gelir. Bu durumda vadesinde ödenmeyen taksit tutarına reeskont faiz oranı uygulanarak borcun tamamı tahsil edilir.” Düzenlemesi bulunmaktadır. Görüldüğü üzere, sözleşmenin, 5. maddesinin ilk cümlesinde bulunan, “taksit bedellerinin yıllık kanuni faiz oranıyla tahsil edileceğine” ilişkin hüküm, anılan yasanın 5. maddesine uygun olarak düzenlenmiştir. Aynı maddenin 2. ve 3. cümlelerinde bulunan, “vadesinde ödenmeyen taksitlerin, reeskont faiz oranına göre tahsil edileceğine” ilişkin hüküm ise, taraflar arasında, ödenmeyen alacağa uygulanacak temerrüt faizine ilişkin bir düzenleme olup, söz konusu bu düzenlemenin, 4706 sayılı yasanın 5. maddesine aykırı olduğundan söz etmek mümkün değildir. O halde ödenmeyen taksit bedellerine ilişkin alacağın, davalı tarafından sözleşme hükmü doğrultusunda reeskont oranında faiziyle birlikte talep edilmesi, yasaya aykırı olmayıp, mahkemece sözleşme hükümleri doğrultusunda ödenmeyen asıl alacağa uygulanacak reeskont oranına göre işlemiş faiz alacağı hesaplanıp, faize faiz yürütülmeden ve asıl alacağa takipten itibaren reeskont faiz uygulanmak suretiyle davalının borçlu olduğu toplam alacak miktarı belirlenmeli ve buna göre karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.