22. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işverence işten çıkarılması üzerine işe iade davası açtığını, yargılama sonucunda işe iade kararı verildiği, söz konusu kararın kesinleşmesi üzerine tekrar işe başlamak için davalı işyerine başvuru yapıldığını ancak davalı tarafından işe başlatılmadığını, bu nedenle 4 aylık boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı için tekrar dava açtıklarını, bunun da kabul kararı ile sonuçlandığını ve Yargıtay onayından geçerek kesinleştiğini, ancak bu davalarda işe iade edilmemenin diğer sonuçlarından olan kıdem ve ihbar tazminatı farkı talep edilmediğini, davacının 21/08/2002-31/07/2006 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı işyerinde çalıştığını, işe başlatılmadığı tarihin ise 29/06/2007 olduğunu, davacının çalıştığı sürece sendikalı olup TİS'den yararlandığını belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakkını saklı tutmuş ve 100,00 TL Kıdem tazminatı farkı ve 50,00 TL ihbar tazminatı farkı ve 100,00 TL yıllık izin alacağının faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkili şirket aleyhine açılan kıdem ve ihbar tazminatları farkı ve yıllık izin ücreti talepli işbu davaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkil şirketin davacıyı işe davet ettiğini ancak işe iadenin sadece mali sonuçlarından yararlanmak isteyen davacının Autoliv Grubu içindeki, işe iade davasının muhatabı olmayan başka bir şirkette işe başlamak için direttiğini ve sonuç olarak davete icabet etmediğini, bu nedenle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi gereğince iş akdi feshi geçerli olduğunu ve davacının kıdeminin fesih bildiriminin yapıldığı 31/07/2006 tarihine kadar olduğunu, davacının kıdem tazminatı fark alacağının bulunmadığını, davacının işe iade davası dosyasında bulunan fesih bildiriminin incelenmesinde görüleceği gibi davacının iş akdi fesih bildiriminin ihbar önelli yapıldığını, davacının kıdem süresi uzamamış olmakla yıllık izin hakkının doğmadığını, zamanaşımına uğradığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, geçersiz sayılan fesihler öncesinde bildirim süresi verildiği hallerde sözü edilen ihbar önelinin geçerliliğini koruduğu şeklinde bir yorum İş Hukukunun kurallarına uygun düşmeyeceği, feshin geçersiz sayılarak ortadan kalktığına göre, daha önce tanınmış olan ihbar önelinin de bir anlam ifade etmeyeceği, işe başlatılmayan işçi yönünden 4 aya kadar boşta geçen sürenin hizmet süresine ekleneceği tartışmasız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İhbar öneli verilerek iş sözleşmesi feshedilen ve fesih bildirimine itiraz davası lehine sonuçlandığı halde işe başlatılmayan işçiye ihbar tazminatının ödenmesinin gerekip gerekmediği uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun “Geçersiz Feshin Sonuçları” başlığını taşıyan 21. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında işçinin işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat belirtilmiş; üçüncü fıkrasında ise kararın kesinleşmesine kadar işçinin çalıştırılmadığı en çok dört aylık ücret ve diğer haklar düzenlenmiştir. Maddenin dördüncü fıkrasında işçinin işe başlatılması halinde varsa peşin ödenen ihbar ve kıdem tazminatının işçiye yapılması gereken ödemelerden mahsup edileceği belirtildikten sonra devamında “İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre işçiye geçersiz sayılan fesih bildirimi ile bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse ihbar tazminatının ödenmesi gerekecektir. Bir başka anlatımla, ihbar öneli verilmiş veya önele ait ücret peşin ödenmiş ise ihbar tazminatının ödenmesi gerekmeyecektir. Konuya ilişkin Dairemizin içtihatları bu yöndedir.
Geçersizliğine karar verilen fesih bildirimi ile işçiye daha önce usulüne uygun olarak verilmiş olan ihbar önellerine geçerlilik tanınması 4857 sayılı Kanun'un sözü edilen açık hükmü gereğidir. Bu sebeple davacı işçinin ihbar tazminatı talebinin yerindeliği kabul edilemez.
Somut olayda, davalı işverence daha önce davacıya ihbar öneli verilerek iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacıya ihbar öneli içeren bildirimin 03.06.2006 tarihinde tebliğ edildiği ve 31.07.2006 tarihi itibariyle akdin feshedileceğinin bildirildiği, sekiz haftalık ihbar süresinin 29.06.2006 tarihinde dolduğu bu durumda davacının ihbar önelini 4857 sayılı Kanun'a uygun olarak kullandığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine karar verildikten sonra işe başlatılmayan davacıya artık 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tekrar ihbar öneli verilmesine gerek olmayacağından ihbar tazminatı da verilmesi de söz konusu olmayacaktır. Mahkemece ihbar tazminatı isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.