21. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara,toplanan delillere,hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
25.06.2006 tarihinde davalı şirkette garson olarak çalışan işcinin olay günü işyerinin bahçesinde müşterilere servis yaparken yaklaşık 10 metre uzaklıktaki çöp kovasına konan plastik bombanın patlaması nedeni ile vefat ettiği iş kazasıdır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; 30.03.2010 tarihli bilirkişi raporunda 'davacı ve davalıların herhangi bir kusurunun bulunmadığı, konuyla ilgili kasten planlanmış ve eyleme dönüştürülmüş olan olayda ceza yargılaması sonucu suçlu bulunan terörist kişi ya da kişilerin %100 kusurlu olduğu', 15.12.2008 tarihli bilirkişi raporundan 'davacı ve davalıların herhangi bir kusurunun olmadığı, terörist eylemcilerin olayın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu' açıklanmıştır.
Gerçekten, 27.3.1957 gün, 1/3 sayılı ve 22.06.1966 gün,7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararların da da açıklandığı üzere iş kazası sonucu meydana gelen zararı işverenin tazmin borcu kusursuz sorumluluğa dayanır. Kusursuz sorumluluk hallerinde ise kusur, sorumluluğu oluşturan bir unsur olmadığından, tazminat borcunun doğabilmesi bakımından işverenin kusuru aranmaz. Ne var ki kusursuz sorumlulukta da işverenin tazmin yükümlülüğü için illiyet (nedensellik) bağının gerçekleşmesi zorunludur ve bu yön, “-Hakim sebebiyet (illiyet) münasebeti bulunmak kaydıyla … manevi tazminata hükmedebilir-” sözleriyle 22.06.1966 günlü İçtihadı Birleştirme Kararında da açık bir şekilde ifade edilmiştir.O halde işverenin işletmesi ile zararlı sonuç arasındaki illiyet bağının kesilmesi veya uygun olmaması halinde işverenin zararı tazmin yükümlülüğünden söz edilemez. Başka bir anlatımla kazanın işverenin işi görülürken gerçekleşmiş olması sorumluluk için yeterli olmayıp, eylemle zarar arasındaki uygun neden-sonuç bağının işçinin ya da üçüncü kişinin tam kusuru ile kesilmemiş olması da zorunludur.
Somut olayda, nedensellik bağının kesildiği, giderek yukarıda sözü geçen İçtihadı Birleştirme Kararlarına dayanılarak davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceği ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.