14. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 06.04.2009 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki kaydın terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 08.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, 982 ada 54 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yer alan 25.12.1985 tarihli "Askeri güvenlik bölgesinde kalmaktadır" şeklindeki belirtmenin mülkiyet hakkını kısıtladığını, taşınmazın askeri güvenlik bölgesinde kalmadığını ileri sürerek terkinini talep etmişlerdir.
Davalı, idari yargının görevli olduğunu savunmuş, mahkemece kaydın idari işlemden kaynaklanması nedeniyle idari yargının görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava, beyanlar hanesindeki kaydın terkini istemine ilişkindir.
Bilindiği gibi, Türk Medeni Kanununun 1012. ve Tapu Sicil Tüzüğünün 60 ila 64. maddelerinde yedi bölüm olarak düzenlenen beyanlar kural olarak ne bir ayni hak ihdas eder ne de şahsi bir hakkı güçlendirmeye yarar. Beyanların fonksiyonu, gayrimenkulle ilgili bazı fiili veya hukuki durumlara ya da zaten mevcut bulunan bazı haklara aleniyet sağlamaktan ibarettir.
Somut olayda da; taşınmazın tapu kaydında askeri güvenlik bölgesinde kaldığına dair belirtme bulunmaktadır. Bu tür belirtmeler 2565 sayılı Yasadan kaynaklanmaktadır. Yasa gereği kayda idarenin talebi ile belirtme konulacağı kuşkusuzdur. Ancak;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde idari dava türleri ve idari yargı yetkisi açıkça düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılan iptal davaları, tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan anlaşmazlıklara ilişkin davalar idari dava türleri olarak gösterilmiş, yargı yetkisinin sınırının ise idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu belirtilmiştir.
Görülüyor ki, idari davaların türleri ve yargı yetkisinin sınırları belirtilirken idare mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacağı ayrıca yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği ifade edilmiştir.
Eldeki davada da idari işlemle konulan beyan kaydının dayanağının kalmadığı ileri sürülmekte, beyanın kayda işlenmesine dair işlem ve dayanaklarının hukuka aykırılığı ileri sürülmemektedir. Ayrıca hemen belirtmek gerekir ki, tapu kütüğünde değişikliği gerektiren taleplerin inceleme mercii de adli yargıdır. Mahkemece işin esasına girilerek yapılacak araştırma ve inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 31.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.