10. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi.... Hukuk Dairesi
Dava, davacının 16.01.2012-08.07.2012 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde geçen hizmetinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı ve davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz başvurularının süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının davalı şirketin ... Havalimanı şantiyesinde “Kısım Sorumlusu İnşaat Mühendisi” olarak 16.01.2012-08.07.2012 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen hizmetinin tespitini istemiştir.
II- CEVAP
Davalı vekilince; husumet itirazında bulunarak davalı şirketin unvanının “... Proje Yönetim ve Danışmanlık Tic. A.Ş.” olduğu, davacının davalı şirket bünyesinde herhangi bir kaydının ve çalışmasının bulunmadığı, davacının çalıştığını iddia ettiği şirket olan “... Proje Yönetim ve Danışmanlık A.Ş.” nin “...Respublikası Filiali”nden ayrı, hükmi bir şahıs olduğu, ...’daki şirketin Türkiye Cumhuriyeti ile ... Cumhuriyeti arasında imzalanmış bulunan sosyal güvenlik sözleşmesine uygun olarak davacıyı çalıştırdığı süre boyunca ... yasalarına uygun şekilde gerekli bildirimleri yaptığı, davacının sigorta girişinin yapılarak uzun ve kısa vadeli sigorta primlerinin ödendiği, bu nedenle ilgili işverenin davacının çalışmalarını Türkiye’de bildirmek ve sigorta primi ödemek zorunda olmadığı hususları özet olarak belirtilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı Kurum vekili tarafında da davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davacının, davalıların şirket merkezi bünyesinde Türkiye' de işe alınıp iş ilişkisinin kurulduğu, davalı holdingin ortağı olduğu sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan Türkmenistan'daki işyerine davacının çalışmaya gönderildiği, masraflarının ve ücretinin davalılar tarafından giderildiği, davacı işçinin, 506 sayılı Yasanın 7. ve 5510 sayılı Yasanın 10. maddesi kapsamında yurt dışına geçici olarak gönderildiği, davacı işçinin 506 sayılı Yasanın 2/1. ve 79. maddeleri ile 5510 sayılı Yasanın 4/1-a ve 86. maddeleri kapsamında, uzun vadeli sigorta kolundan, işverenler nezdinde, hizmetlerinin tespitine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafça sunulan e- mail içeriğinden son ücretin 2300 USD olduğu yönünde yazılı delilin sunulduğu, işçinin yaşı, kıdemi, işyerinde geçirdiği süre, yaptığı işin niteliği, tanık beyanları, yurtdışındaki hayat şartları ve çalışma koşulları değerlendirilerek prime esas kazanç isteminin kısmen kabul edilmesi gerektiği gerekçeleri ile “davanın kısmen kabulü ile davacının davalı Proplan Proje Yönetim ve Danışmanlık Tic. A.Ş.'ne ait iş yerinde; tekerrüre neden olmayacak şekilde davacının dosya içinde bulunan Azerbaycan da ki sigorta kaydının da dikkate alınarak ücrette ve sürede daha lehine olan miktarın esas alınması suretiyle 16/01/2012-30/06/2012 tarihleri arasında 166 gün süre ile günlük 192,08 TL ücret ile ve 01/07/2012 tarihinden 08/07/2012 tarihleri arasında 7 gün süre ile ve günlük 203,78 TL ücret ile çalıştığının tespitine, .... da davacının 2012 yılı Mayıs ve Haziran aylarının SGK kaydı yapıldığı görülmekle yapılacak işlemin tekerrüre meydan vermeyecek şekilde tespitine, ancak ücret yönüyle daha lehe olan tespitin esas alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davacı ve davalı taraf vekilleri tarafından istinaf Kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “istinaf istemlerinin reddine,” karar verilmiştir.
IV- TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile Mahkemece talepleri doğrultusunda karar verildiği belirtilerek haklı davalarının kabulü ile buna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
Davalı Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
Davalı şirket vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile uyuşmazlık konusunun Azerbaycan'da çalışan işçinin sigorta primlerinin Türkiye'de ödenmesi gerekip gerekmediğine ilişkin olduğu, davacının hiçbir zaman işveren ile Türkiye'deki şirkette çalışmadığı, davacı işçinin işveren tarafından geçici olarak Azerbaycan'a gönderilmediği, davacının sadece ...’da çalışmak üzere orada işe alındığı, ve sigorta bildirimlerinin ilgili ülkede yapıldığı, davacının davalı şirket tarafından geçici olarak çalışmaya gönderildiğini ispat edemediği, dosya kapsamında bordrolu tanık dinlenmediği, dosyaya sunulan ve kendisi ile aynı sürede, aynı yerde çalışan eşi hakkındaki ... İş Mahkemesi’nin 2012/651 E. 2015/602 K. no'lu emsal kararında da görüleceği üzere davacının geçici görevle götürülmediği, havalimanı inşaat projesinde mimar olarak çalışacağı için götürüldüğü, davalı işverenin ...'da işyeri bulunduğu dolayısıyla ...'da sigortalı olduğu belirtilmek suretiyle davanın reddine karar verildiği, yurtdışına götürülen işçinin çalıştığı ülkenin mevzuatına göre zorunlu sigortalı olması gerektiği, aksi takdirde işverenin, hem yurtdışında hem yurtiçinde çifte prim ödeme yükümlülüğü ile karşı karşıya kalacağı belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Kural olarak sigortalılar, Türkiye’de yaşadıkları ve hizmet akdine göre çalıştıkları takdirde sosyal sigorta haklarından yararlanırlar. Bu kural, Kanunların mülkiliği ilkesinin doğal sonucudur. Türkiye ile yabancı bir ülke arasında sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmişse istisnaen mülkilik ilkesine değer verilmeyebilir. Ayrıca, 506 sayılı Kanunun 2. ve 3’üncü maddelerine göre sigortalı olmayanlar kapsamında olmak üzere, Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan bir ülkede hizmet akdiyle çalışan Türk vatandaşları da anılan Kanunun 86. maddesi gereği işverenleriyle yapılacak “İş kazalarıyla meslek hastalıkları”, “Hastalık”, “Analık”, “Malullük, Yaşlılık ve Ölüm” sigortalarından birine, birkaçına veya hepsine toplu olarak tabi tutulmaları mümkündür. Başka bir anlatımla 506 sayılı Yasa'nın ülke dışında meydana gelen sigorta olaylarında uygulanabilmesi ...'na yükümlülükler getiren sosyal güvenlik sözleşmesi veya kısa vadeli sigorta kollarını da kapsayan topluluk sigortaları bulunması halinde mümkün olabilir.
506 sayılı Yasa'nın 86’ıncı maddesine göre, Kurum 2’nci ve 3’üncü maddelere göre sigortalı durumunda bulunmayanların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca onanacak genel şartlarla (İş kazalariyle meslek hastalıkları), (Hastalık), (Analık), (Malullük, yaşlılık ve Ölüm) sigortalarından birine, birkaçına veya hepsine toplu olarak tabi tutulmaları için, işverenlerle veya dernek, birlik, sendika ve başka teşekküllerle sözleşmeler yapabilir. (Ek fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./40. md.) Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, bu Kanunun 78’inci maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt ve üst sınırı arasında olmak şartıyla kendilerinin belirleyeceği miktarın % 30' udur. Ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmeyen primler için bu tarihten başlanarak 80’inci madde hükmüne göre gecikme zammı uygulanır.(Ek fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./40’ıncı md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerin yurt dışındaki iş yerlerinde çalışmak üzere giden Türk işçilerine istekleri halinde 85’inci madde hükümleri uygulanır.
506 sayılı Yasa'nın 7. maddesi; ‘İşveren tarafından geçici görevle yabancı ülkelere gönderilen sigortalıların bu kanunda yazılı hak ve yükümleri bu görevi yaptıkları sürece de devam eder.’ şeklinde düzenlenmiştir.
Öte yandan, 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5. maddesinin (g) bendinde, ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerinin 4. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacakları ve bunlar hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanacağı, bu sigortalıların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmak istemeleri durumunda, 50. maddenin 2. fıkrasındaki Türkiye’de yasal olarak ikamet etme şartı ile aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen şartlar aranmaksızın haklarında isteğe bağlı sigorta hükümlerinin uygulanacağı, bu kapsamda, isteğe bağlı sigorta hükümlerinden yararlananlardan ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmayacağı belirtilmiş, anılan bende 01.03.2011 günü yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 24. maddesiyle “Bu bent kapsamında yurt dışındaki işyerlerinde çalışan sigortalıların, bu sürede ödedikleri isteğe bağlı sigorta primleri 4. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık sayılır.” cümlesi eklenmiş, 10. maddesinde de 4. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalıların işverenleri tarafından geçici görevle yurt dışına gönderilmeleri durumunda, bu görevleri yaptıkları sürece, sigortalıların ve işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülüklerinin devam edeceği hüküm altına alınmıştır.
Kanunun, “506 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici madde 6/sonda ise “Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde iş üstlenen işverenlerce çalıştırılmak üzere bu ülkelere götürülen Türk işçilerinden, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sadece malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi topluluk sigortasına devam edenler ile isteğe bağlı sigortalı olarak söz konusu ülkelere götürülmüş olan sigortalıların, bu Kanunun 5 inci maddesinin (g) bendi kapsamında sigortalılıkları bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay içerisinde işverenlerince sağlanır ve buna ilişkin yükümlülükler yerine getirilir” denilmiştir.
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında sigortalı sayılabilmek için, Türkiye Cumhuriyeti ile yabancı ülke arasında sosyal güvenlik sözleşmesi düzenlenmemiş olması, Türk işverenin iş merkezinin Türkiye’de bulunması, gerçek veya tüzel kişi Türk işverenin Türkiye’de iş yapmak koşulu aranmaksızın Türkiye’de tescil edilmiş ya da tescil edilebilir nitelikte işyerinin olması, Türk işveren ile Türk işçi arasında yabancı ülkede yerine getirilecek iş görme edimine ilişkin bireysel iş sözleşmesinin Türkiye’de yapılması, Türk işçinin işbu yazılı veya sözlü hizmet sözleşmesinin Türk işçiye yüklediği iş görme ediminin yerine getirilmesi gereği olarak yurt dışında yaşamasının sürekli olmayıp geçici nitelik taşıması gerekmektedir.
Maddede “geçici görev” kavramı bakımından herhangi bir süre sınırlaması öngörülmediğinden, görevin geçici mi yoksa sürekli mi olduğunun belirlenmesinde her somut olayın özelliği, bu yönde hizmet akdinin sigortalıya yüklediği iş görme ediminin niteliği, iş süresini belirlemeye ilişkin iş hayatının olağan akışı ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri gözetilecektir.
Ancak, işverenin baştan beri yurt dışında faaliyet göstermesi halinde, bu işveren yanında işe başlanması ve orada çalışılması, Türkiye’de tescilli işyerinde faaliyet yürütmekte olan işverenin yurt dışında ayrı işyeri açması ve sigortalının Türkiye’deki işyerinde herhangi bir çalışması, bu işyerinden görevlendirmesi söz konusu olmaksızın, doğrudan yurt dışındaki işyerinde çalışması, geçici görevle yurt dışına gönderilme niteliğinde değerlendirilemez. Diğer bir deyişle, geçici olarak götürülmeyip yurt dışında o ülkenin mevzuatına göre kurulmuş ve faaliyet gösteren, Türkiye' de işyeri bulunmayan işverenler yanında, doğrudan yurt dışındaki iş nedeniyle işe alınan Türk işçilerin o ülke mevzuatına tabi olacakları, 506 sayılı Yasa ve 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı sayılamayacakları anlaşılmaktadır.
Eldeki dosya kapsamında, dava dilekçesine ekli belgelerden davacının davalı şirketin Azerbeycan’da bulunan şantiyesinde çalışmak üzere gönderildiği anlaşılmakla, davalı şirketin ve Azerbeycan’da kurulu dava dışı şirketin ticaret sicili kayıtları ile davacının sigorta sicil ve işyeri şahsi sicil dosyaları getirtilmeli, davalı şirketin yabancı ülkede üstlendiği iş olup olmadığı, varsa işin niteliği, bahsi geçen dava dışı şirketlerle ilişkisi araştırılmalı, işverenlik sıfatı tereddütsüz belirlenmeli, davacıyla akdedilen sözleşme olup olmadığı belirlenmeli, davalı şirketin yabancı ülkede üstlendiği işin niteliği ile 5510 sayılı Yasanın 10. maddesi kapsamında görevdeki geçiciliğe ilişkin koşullar ve sonucuna göre davacının 5510 sayılı Yasanın 4/1-(a) maddesi kapsamında sigortalı sayılıp sayılamayacağı değinilen ilkeler kapsamında irdelenmeli, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi.... Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 02/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.