11. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.11.2012 tarih ve 2010/266-2012/354 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların murisi olan ...'in davacı şirketin ortağı olduğunu, davalılar murisinin davacı şirkete olan borcu nedeniyle bir kısım gayrimenkullerinin mülkiyetinin davacı şirkete devredildiğini, kalan bakiye borcu için mirasçılarına ihtarname gönderildiğini, ihtarname sonrasında mirasçılardan ...'in hissesine düşen borcu ödediğini ancak davalıların borcu ödemeyi kabul etmediklerini, davacı şirket hakkında yapılan vergi incelemesi sonucu 2007 yılı 10. ayı itibariyle ortakların aldığı borç paraların fatura edilmesi ve KDV ödenmesi gerektiğinin belirlendiğini, şirketin vergi cezasına çarptırıldığını, kesilen vergi cezasının ortakların hisseleri oranında ödemesi hususunda ortaklara ihtarname çıkarıldığını, davalıların bu sorumluluklarını da yerine getirmeyerek borçlarını ödemediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesiyle talebini 83.012,83 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı definde bulunmuş, davacı şirkete borçlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalıların murisin şirkete olan borcunu kabullenerek bu borcu taşınmaz devri ile ödedikleri, miras bırakanlarının tüm borçlarını miras ile birlikte kabullendikleri, murisin şirketten aldığı bu borç nedeniyle ortaya çıkan vergi borcundan da sorumlu oldukları, davalıların zaman aşımı definin ise yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne 83.012,83 TL'nin 05.05.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan miras payları oranında alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı şirketin ortağı olan davalıların murisinin almış olduğu borçtan kaynaklanan vergi ziyaı cezasının tahsili istemine ilişkin olup, davacı şirket, alınan borç nedeniyle tahakkuk eden faizin KDV'sinin ödenmemesi sebebiyle 2007 ve 2008 yıllarında cezaların ödendiğini bildirerek bu cezanın tahsilini talep etmiş, davalılar ise süresinde verdikleri cevap dilekçesiyle zamanaşımı def'inde bulunmuşlardır.
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/5 maddesi gereğince bir şirket akdine dayanan, ortaklar arasında veya şirket ile ortaklar arasında açılmış bulunan davalar 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Murisin 15/05/2007 tarihinde ölümüyle şirket ortaklığı herhangi bir işleme gerek kalmaksızın mirasçılarına intikal edeceğinden aynı tarihte davalılar şirket ortağı sıfatını kazanmış olurlar. Mahkemece, davalıların zamanaşımı def'inin yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmişse de davalıların zamanaşımı def'inin ne sebeple reddedildiği açıklanmamış, bahsi geçen 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/5 maddesi hükmü çerçevesinde bir inceleme yapılmamıştır. Bu durumda, davacı şirketin davalılara rücu ettiği vergi cezalarının hangi tarihte ödendiği saptanmak suretiyle gerek dava gerekse ıslah tarihi itibariyle zamanaşımının dolup dolmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.