17. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkkilinin davalı ... şubesinden taşıt kredisi kullanarak araç satın aldığını, bankanın kredi sözleşmesi tesisi sırasında araca diğer davalı nezdinde kasko sigortası poliçesi yaptırdığını, aracın poliçe vadesi içinde tek taraflı kazada hasarlandığını, ekspertiz raporuna göre araçta 9.000,00 TL tutarında hasar tesbit edildiğini, davalı ... şirketinin, primlerin ödeme planına uygun olarak ödenmediğinden bahisle hasarı karşılamadığını, bankanın kredi tesis ederken ödeme planı hazırladığını, ayrıca prim ödenmesi gerektiğinin kendilerine bildirilmediğini, müvekkilinin kasko primlerinin kredi ödemeleri kapsamında olduğu düşüncesiyle ayrıca prim ödemesi yapmadığını, ancak 19.10.2010 tarihinde prim peşinatının tahsil edildiğini, 21.1.2011 tarihinde poliçenin iptal edidiğini, bankanın yaptığı uygulama sonucu müvekkilinin yanıltılarak mağdur edildiğini belirterek şimdilik 9.000,00 TL.nin kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...Ş vekili, davacının müvekkili bankadan araç kredisi kullandığını, aldığı araçla kaza yapması üzerine hasar bedelinin tazmini için müvekkili
hakkında da dava açıldığını, müvekkilinin araç için kasko sigortası yaptırma yükümlülüğünün bulunmadığını, aracın hasarından da sorumlu olmadığını, davacının sigorta primlerini yatırmadığını, kredi sözleşmesinin 10.4. maddesi gereğince müvekkili bankaya dilerse sigorta sözleşmesi yapabileceği konusunda seçimlik hak tanındığını, müvekkilince hazırlanan ve davacı tarafça imzalanan ödeme planında ödemelerin hangi kalemleri kapsadığının ayrı ayrı belirtildiğini, sigorta primlerinin buna dahil olmadığının bilinmediğine yönelik davacı iddasının kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... (Sampo Japan) Sigorta A.Ş vekili, davacı ile müvekkili arasında düzenlenen kasko poliçesinde primlerin vadesinde ödenmemesi halinde BK.nin 107/3 maddesi hükmüne göre ihtara gerek kalmaksızın sözleşmenin feshedileceğinin kararlaştırıldığını, ilgili poliçeye istinaden prim peşinatının ödendiğini, ancak vadesi gelen 5.11.2010 ve 5.12.2010 tarihli taksitlerin davacı tarafça ödenmediğinden sözleşmenin ihtara gerek kalmadan feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.500,00 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan tazminat istemine ilişkindir. Davalı ...Ş, davacıya araç kredisi kullandıran ve bu nedenle araç üzerinde rehin hakkı bulunan tüzel kişidir. Yargılama sırasında 17.1.2011 tarihinde davacı, bankaya olan taşıt kredisi borcunu kapattığından araç üzerindeki rehin de kaldırılmıştır. Davacı ile davalı banka arasında düzenlenen kredi sözleşmesi hükümlerinde davalı bankanın araç için sigorta poliçesi yapma zorunluluğu bulunmamaktadır. Sözleşmenin 10.4 maddesinde bankanın dilerse sigorta primi ve masrafları müşteriyle ait olmak üzere sigorta poliçesi yaptırabileceği düzenlenmiş olup
bu husus bankanın insiyatifine bırakılmıştır. Davacı aracına ilişkin 5.10.2010/5.10.2011 vadeli kasko poliçesi Fiba Sigorta ( Sampo Japan Sigorta) A.Ş acentesi tarafından yapılmıştır.
Davacı vekili, kredi sözleşmesi yapılırken davalı bankanın diğer davalı nezdinde kasko poliçesini de yaptırdığını, kredi tesisi sırasında ödeme planı hazırlandığını, kasko primlerinin kredi ödemeleri kapsamında olduğu düşüncesiyle müvekkilinin prim ödemesi yapmadığını, kendilerinin prim ödenmesi gerektiği konusunda ayrıca bilgilendirilmediğini bankanın yaptığı uygulama nedeniyle müvekkilinin yanıltıldığını ileri sürmüş ise de, sözleşme hükümlerine göre davalı bankanın poliçe yaptırma ve sigorta primini ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Kredi sözleşmesi ekinde bulunan "Bireysel kredi ödeme planından da davacı tarafından kullanılan 25.500 TL araç kredisinin ferileriyle birlikte geri ödeme miktarları ve tarihleri belirtilmiş olup bunun içinde sigorta primi yer almamıştır.
Davacı kendisine verilen bireysel kredi ödeme planına göre sigorta priminin kredi ödemesi kapsamında olmadığını görecek ve bilecek durumdadır. Bu durumda mahkemece, davalı ...Ş hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde tazminatla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
3-İlke olarak sigorta hukukunda sigorta akdinin meydana gelmiş olması, sigortacının sorumluluğunun başlamış olmasını gerektirmez. TTK.nun 1279 maddesi uyarınca rizikonun, sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra oluşması halinde hasar, sigorta teminatı içinde kabul edilir. Sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi içinde TTK.nun 1282 ve 1295 maddeleri gereğince primin tamamının ya da ilk taksidinin ödenmiş olması zorunludur. TTK.nun 1295 maddesi emredici nitelikte bir düzenlemedir. Aynı Yasanın 1297 maddesinde ise " sigorta ettiren kimse, sigorta primini 1295 maddesi gereğince vermemiş veya primi tecil edilmiş yahut taksitlere bağlanmış olduğu halde iş bu primi veya herhangi bir taksidi vadenin bitiminde ödememişse sigortacı kendisinin veya sigorta akidi sıfatıyla hareket eden vekilinin yazı ile sigortacıya bildirilmiş son ikametgah veya meskenine resmi bir ihtarname veya taahhütlü mektup göndererek bir ay içinde mezkur ücret veya taksidi ödemez ise sigortanın feshedilmiş olacağını ihtar eder. Bu müddetin bitiminde borç ödenmemiş ise mukavele feshedilmiş olur" hükmü getirilmiştir.
Somut olayda davacı aracı, davalı ... şirketinin yetkili dava dışı acentesi tarafından 5.10.2010 tarihinde kasko sigorta poliçesi düzenlenmek suretiyle sigorta teminatı altına alınmış, 10.12.2010 tarihinde meydana gelen hasar, davalı sigortacı tarafından sigorta priminin ödenmemiş olması nedeniyle teminatının başlamadığından bahisle ödenmemiştir. Poliçede toplam 926,09 TL olan sigorta priminin 236,09 TL sının 5.10.2010 tarihinde peşin olarak, bakiye kısmının 5.11.2010 ila 5.3.2011 tarihleri arasında 138 TL.lık taksitler halinde ödeneceği kararlaştırılmıştır. Prim peşinatının ödendiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Bu husus davalı ... şirketinin de açıkça kabulündedir. Uyuşmazlık, 5.11.2010 ve 5.12.2010 tarihli taksitlerin ödenmemesi sebebiyle sözleşmenin ihtara gerek kalmadan poliçede düzenlenen BK 107 maddesi gereğince ihtarsız feshedilip edilmeyeceği ve rizikonun teminat kapsamında kalıp kalmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Özel sözleşme hükmü olarak konulduğu savunulan poliçedeki ihbarsız fesih sonucunu doğuran düzenleme şekli, BK.nun 101 ve 106 maddelerinde değinilen hükümlerine aykırı ve daha ağır sonuçları içermektedir. Bilindiği üzere TTK.nun 1264/4 madde hükmü uyarınca bu fıkrada belirlenen yasal düzenlemelerin aksine sözleşme hükmü getirilemeyecektir. Getirildiğinde ise bu sözleşme hükümleri değil, yasa hükümleri re'sen uygulanacaktır. Bu nedenle davalı sigortacı tarafından savunulan özel sözleşme hükümlerinin geçerli olacağına ilişkin görüşe itibar edilmesi mümkün görülmemiştir. Kaldı ki; ihbarsız fesihle ilgili düzenleme Anayasa Mahkemesinin 11.3.1997 gün 1997/24-35 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Dosya kapsamına göre TTK.nun 1297/1 maddesi gereğince taksitlerin ödenmemesi sebebiyle davacıya ihbar yapılmadığı, sigorta priminin peşinatının ödendiği sabittir. Peşinat ödenmekle sigorta şirketinin sorumluluğu başlamıştır. Bu durumda davalı ... şirketi, meydana gelen gerçek zararın tamamından sorumlu olup davacının primin taksitlerinin ödenip ödenmediğini takip etmemesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğundan bahisle tazminattan indirim de yapılamaz. Davalı ... şirketi, prim taksitlerinin zamanında ödenmemesi sebebiyle davacı sigortalıya ihbarda bulunup ihbarla fesih hakkını kullanmadığından bunun sonucuna katlanmak zorundadır. Ancak davalı sigortacı, davaya konu riziko sebebiyle
sigortalı araçta meydana gelen gerçek zararla sorumludur. 6100 sayılı HMK.nın 266 maddesi gereğince " Mahkeme, çözümü, hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." Araçta oluşan gerçek zarar miktarının tesbiti özel veya teknik bilgiyi gerektirdiğinden, genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün konulardan olmadığından konunun uzmanı bilirkişi marifetiyle inceleme yapılması gerekir.
Bu durumda mahkemece sigorta prim peşinatı ödenmekle davalı sigortacının sorumluluğunun başladığının, araçta meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğunun, davacının müterafik kusuru olduğu gerekçesiyle tazminattan indirim yapılmaması gerektiğinin ihbarsız fesihle ilgili özel şartın geçerli olmadığının kabulü ile İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlügü fen heyetinden seçilecek araç hasarı konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan sigortalı araçta bu kaza nedeniyle meydana gelen gerçek zarar miktarının tesbiti hususunda ekpertiz raporu da irdelenip tüm dosya kapsamı birlikte gözetilerek gerekçeli, ayrıntılı, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hasar yönünden hiç inceleme yapılmadan davacının müterafik kusurlu olduğunun kabulü ile davacı tarafından talep edilen tazminatın 1/2 sine hükmedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Finasbank A.Ş vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ...Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 2.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.