8. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 02.10.2012 gün ve 762/359 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.05.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Av. ...ve karşı taraftan davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahkemece, davacının davalı ... aleyhine açtığı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel davasının tamamının ayrı ayrı reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı tapu iptali ve tescil, davasında ... adına kayıtlı herhangi bir gayrimenkul olmadığından bu talebinin reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı bedel davasının ise kabulüne, ıslah edilen hali ile 269.113,42 TL'nin ıslah tarihi olan 09.04.2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’tan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya incelendiğinde, mahkemenin davacının ... aleyhine açtığı dava ile ilgili verdiği tapu iptali ve tescil yönünden red, bedel yönünden ise kabule ilişkin kararını ...'ın temyiz etmediği görülmektedir. Yine ... vekili tarafından da vekil edeni lehine verilen hüküm temyiz edilmemiştir. Hükmü temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazlarını içeren dilekçesinde ... ile davacı arasında gerçekleşen adi yazılı sözleşmeye dayalı tapu iptali ve tescil davasını da temyiz etmediği, temyiz isteğinin ıslah dilekçesi ile önceki taleplerine eklediği tasarrufun iptaline yönelik olduğu görülmektedir. Bu bakımdan temyiz incelemesinin tasarrufun iptaline yönelik olarak yapılması gerekmektedir.
Mahkemece, hüküm kısmında açıkça tasarrufun iptali ile ilgili olarak red kararının verilip verilmediği anlaşılamamaktadır. Mahkemece dava “sözleşmeye dayalı olarak tapu iptali ve tescil olmazsa verilen bedelin tahsili davası" olarak nitelendirilmiştir. Mahkemenin gerekçe bölümünde “...davalıların kendi aralarında tapuda yapmış oldukları işlemin geçerli ve esasen gayrimenkul alım satımlara uygun olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ile sözleşmeyi yapan kişinin ... olup, ...'in tapuda herhangi bir hissesi bulunmadığı,
davacının talebinin ... ile İbrahim arasında tapuda yapılan işlemin iptaline ilişkin bulunduğu ancak, dava açılmadan önce davacı tarafından ... aleyhine herhangi bir takip yapılmadığı, dava açıldıktan sonra ...'e karşı yapılan takibin sonucu değiştirmediği, çünkü ... ile İbrahim'in Tapu Müdürlüğünde işlem yaptıkları ve hatta dava açıldığı sırada özellikle davacıyla sözleşmeyi yapan ...'in aleyhine açılmış bir takip bulunmadığı, bu nedenle davacının, davalıların arasındaki işlemin iptaline ilişkin talebi yani tapu iptali ve tescil isteği yerinde görülmediğinden reddine karar verilmek gerekmiştir” şeklindeki açıklamalarında kısmen tasarrufun iptali ile ilgili bölümün de değerlendirildiği anlaşılmakta ise de mahkemenin kabul ettiği davanın nitelendirmesi ve yazılı gerekçe karşısında davacının ıslah isteği ile ileri sürmüş bulunduğu tasarrufun iptali talebi bakımından yeterli araştırma yapıldığından, usul ve yasaya uygun delil toplanarak gerekçe kısmında da bu deliller değerlendirildiğinden, yine hüküm kısmında bu taleple ilgili yöntemine uygun bir hüküm kurulduğundan söz etme imkanı bulunmamaktadır.
Bu durumda Mahkemece yapılması gereken iş; davacının 9.4.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile ileri sürdüğü İİK'nun 280 maddesinin 1 ve 3.fıkralarına dayanılarak ... ile İbrahim arasındaki 2534 ada 11 parselle ilgili tapudaki satış işleminin ... 16.İcra Müdürlüğü'nün 2012/1198 Esas sayılı icra takip dosyası yönünden tasarrufun iptali talebi ile ilgili olarak taraf delillerini toplamak, tüm delilleri toplanan diğer delillerle birlikte iddia ve savunma çerçevesinde değerlendirerek sonucuna göre HMK'nun 297.maddesinde yazılı tüm hususları içeren olumlu olumsuz bir hüküm kurmak olmalıdır. Bu hususlar gözetilmeden, yeterli delil toplanmadan ve toplanan deliller de yeterince tartışılıp değerlendirilmeden kısmen gerekçe bölümünde bahsedilerek tasarrufun iptali ile ilgili talep bakımından bir hüküm kurulmamış olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün tasarrufun iptaline ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davalı ...'den alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacı ...'a verilmesine, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.