2. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminatın miktarı, ihtiyati tedbir talebi ve mal rejiminin tasfiyesine yönelik talebi yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, kadın yararına hükmolunan manevi tazminata uygulanan faiz ve velayet düzenlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-davalı kadının harcı yatırılmak suretiyle usulüne uygun şekilde açılmış mal rejiminin tasfiyesine yönelik bir davasının bulunmadığının ve davanın konusu olmayan otomobilin 3. kişilere devrinin önlenmesini engellemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı yönünde karar verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi gereğince takdir edilen manevi tazminat, boşanma hükmünün kesinleşmesi ile muaccel hale gelir. Bu itibarla kadının manevi tazminat isteğine boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken, dava tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.
3- Mahkemece; ortak çocuklar 11.08.2009 doğumlu... ile 24.09.2011 doğumlu ...'ın velayetleri "Küçüklerin yaşadıkları ortama alıştıkları ve yaşları nedeniyle anne bakım ve şefkatine muhtaç oldukları" gerekçesiyle davacı-davalı anneye bırakılmıştır.
Velayet düzenlemesinde; çocukla ana ve baba yararının çatışması halinde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir. Çocuğun yararı ise; çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve böyle bir gelişmenin gerçekleştirilmesi için, çocuğa sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sağlanmış olmasıdır. Çocuğun bu konulardaki üstün yararını belirlerken; çocuk yetişkin biri olmuş olsaydı, kendisini ilgilendiren bir olayda, kendi yararı için ne gibi bir karar verebilecekti ise, çocuk için karar verme makamındaki kişinin de aynı yönde vermesi gerekecektir. Yani çocuğun farazi düşüncesi esas alınacaktır. Velayet kamu düzenine ilişkin olup, re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulması gerekir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gereğince Aile Mahkemesi bünyesinde bulunan pskiolog, pedegog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, taraflar ve çocuklarla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip, tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumuna göre çocukların sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra, velayet hakkında bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece velayet kendisine bırakılan anne ile davalı - davacı baba hakkında sosyal inceleme raporu
alınmamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında; velayetin kamu düzenine ilişkin olduğu hususu da gözetilerek, tarafların yaşam koşullarını ve çocuklarla ilişkilerini değerlendirir şekilde uzman raporu alınması ile tüm deliller birlikte değerlendirilerek çocukların üstün yararının, velayetlerinin ebeveynlerden hangisine bırakılmasında olduğunun saptanması ve gerçekleşecek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 3. bentte gösterilen bozma sebebine göre kişisel ilişki ve iştirak nafakasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, hükmün bozma kapsamı dışnıda kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.04.2018
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.