2. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nafaka - Aile Konutu Şerhi Konulması ve Tasarruf Yetkisinin Sınırlandırılması - Boşanma
Taraflar arasındaki "nafaka, aile konutu şerhi konulması ve tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasına" ilişkin dava ile davalı (koca) tarafından bağımsız olarak açılan "boşanma" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davacı-davalı (kadın) tarafından, birleştirilen boşanma davası, müşterek çocuk için tedbir nafakasına hükmedilmemiş olması ve kendisi için hükmedilen nafakanın miktarı, ayrılık talebi hakkında karar verilmemiş olması yönlerinden; davalı-davacı (koca) tarafından ise, kadının nafaka davası, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve tasarruf yetkisi sınırlandırılmasına ilişkin talebin reddi sebebiyle lehine vekalet ücreti tayin edilmememiş olması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-davalı kadının “ayrılığa” ilişkin bir talebinin bulunmamasına, sonradan verilen dilekçe ile “ayrılık” talep edilmiş olup, diğer tarafın iddianın genişletilmesine onay vermemiş olmasına ve bu yönde bir ıslahın da bulunmamasına göre, davacı-davalı (kadın)'ın bu yöne davalı-davacı (koca)'nın da bununla ilgili vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı-davalı kadının, birleştirilen boşanma davası ile çocukla ilgili tedbir nafakasına ilişkin temyiz itirazları ile davalı-davacı (koca)'nın, nafaka davasına ilişkin temyiz itirazları ve diğer yönlere ilişkin temiz itirazlarına gelince;
a-Nafaka davasının 31.07.2009 tarihinde, bununla birleştirilen boşanma davasının ise 20.08.2009 tarihinde açıldığı, tarafların boşanma davasının açılmasından sonra bir araya geldikleri ve altı-yedi ay kadar birlikte yaşadıkları yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davadan sonra barışıp bir araya gelme ve birlikte yaşamaları, önceki olayların affedildiğini veya en azından hoşgörüyle karşılandığını gösterir. Artık bu olaylara dayanılarak boşanma kararı verilemeyeceği gibi, davacı-davalı kadının başlangıçtaki ayrı yaşamakta haklılık durumu, bir araya gelmekle ortadan kalktığından, nafakaya da hükmedilemez. Tarafların barışıp bir araya gelmelerinden sonraki hadiseler ise yeni bir dava konusu olup, bu davada nazara alınamaz. O halde, boşanma davası ile nafaka davasının reddi gerekirken, bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
b-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı-davalı kadın ve müşterek çocuk Nazlı yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
c-Davacı-davalı kadının açtığı tasarruf yetkisinin sınırlandırılması davası reddedildiğine göre, bu davanın reddi sebebiyle davada kendisini vekille temsil ettiren davalı-davacı (koca) lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususun nazara alınmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre kadının, lehine hükmedilen nafakanın miktarına ilişkin temyiz itirazları ile davalı-davacı (koca)'nın, kadın lehine hükmedilen tazminat ve yoksulluk nafakasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.04.2015 (Çrş.)
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.