9. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, izin ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan ... Halıcılık ve .... Sanayi ve Ticaret A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... şirketinde Ağustos 2002’den itibaren finansman ve ön muhasebeci olarak çalışmaya başladığını, bu tarihten 24/03/2012 tarihine kadar aynı işverene ait farklı adreslerdeki işyerlerinde çalıştığını, 10 yıl devam eden hizmeti esnasında defalarca girdi çıktı yapıldığını, bazı dönemlerde ise sigortasız çalıştırılmış olduğunu, her iki davalı şirketin aynı kişiye ait olduğunu, davacının her iki şirket işyerinde de çalışmasının bulunduğunu ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davaya karşı bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin davalı tarafça tek taraflı ve haksız surette feshedildiği, bu kapsamda davacının ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin yerinde olduğu gerekçesiyle, ödenen tazminatlar da mahsup edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı ... Halıcılık ve Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı ... Halıcılık ve Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-1475 sayılı Yasanın 14/2 maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında, işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için şarttır. İşçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödenmişse, aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden, tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmaz. Yine, istifa etmek suretiyle işyerinden ayrılan işçi kıdem tazminatına hak kazanmayacağından, istifa yoluyla sona eren önceki dönem çalışmaları kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmaz. Ancak aynı işverene ait bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan süre için kıdem tazminatı ödenmemişse, bu süre aynı işverende geçen sonraki hizmet süresine eklenerek son ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalıdır. Zamanaşımı definin ileri sürülmesi halinde, önceki çalışma sonrasında ara verilen dönem on yılı aşmışsa önceki hizmet bakımından kıdem tazminatı hesaplanması mümkün olmaz.
İşçinin iş sözleşmesi feshedilmediği halde çeşitli nedenlerle kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemeler avans niteliğinde sayılmalıdır. İşçinin iş sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda, işyeri ya da işyerlerinde geçen tüm hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı hesaplanmalı, daha önce avans olarak ödenen miktar yasal faiziyle birlikte mahsup edilmelidir. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulaması bu doğrultudadır (Yargıtay 9.HD. 2008/18826 E, 2008/14859 K).
İş akdinin devamı sırasında kıdem tazminatı ödenmiş ise, bu ödeme ile ödeme tarihinden fesih tarihine kadar hesaplanacak olan yasal faiz miktarı iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden hesaplanan kıdem tazminatından mahsup edilir. Ancak kıdem tazminatı ile beraber ihbar tazminatı da ödenmiş ise, iş akdi ertesi gün devam etmiş olsa bile bu yeni bir iş akdi niteliğinde olup önceki dönemin tazminatlar açısından tasfiye olduğu kabul edilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının davalılara ait işyerinde ilk olarak 24.01.2003-09.01.2010 tarihleri arasında çalıştığı ve 09.01.2010 tarihinde çalışmalarına istinaden kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğine dair davalı tarafından imzalı tazminat bordrolarının sunulduğu görülmüştür. Bu tarihinden yaklaşık 1 yıl 3 ay sonra davacının tekrar davalılara ait işyerinde işe başladığı anlaşılmıştır.
Mahkemece öncelikle, dosyaya sunulan imzalı tazminat bordroları davacı asıla gösterilerek diyecekleri sorulmalı, 09.01.2010 tarihindeki ücreti üzerinden kıdem ve ihbar tazminatının o döneme kadar olan hizmet süresi için tamamen ödenip ödenmediği araştırılmalıdır. Zira kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiği tespit edilirse ilk çalışma döneminin daha sonraki hizmet süresiyle birleştirilmesi mümkün değildir. Ancak, 09.01.2010 tarihinde davacıya eksik tazminat ödenmesi yapılmış ise, o dönemdeki ücreti üzerinden ve o döneme kadar olan hizmet süresi için fark tazminat alacaklarının hesaplatılarak hüküm altına alınması gerekir.
Mahkemece açıklanan hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.