9. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili davalı şirkette 11/05/2006 tarihinden itibaren çalışmakta iken 18/08/2015 tarihinde davalı işveren tarafından feshedildiğini; davalı işveren tarafından müvekkiline verilen fesih bildiriminde müvekkilinin iş akdinin fesih nedeninin 4857 Sayılı Yasa'nın 25/2-d maddesinde belirtilen "İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması" olarak gösterildiğini; bu durumun gayri yasal ve geçersiz bir fesih sebebi oluşturduğunu iddia ederek yapılan feshin iptali ile müvekkilinin işe iadesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirkette aşçı olarak çalışmakta iken. amiri ...'in işin gerekleri sebebiyle kısa süreliğine davacı tarafın yanında çalışan yardımcı personellerin başka bir bölüme geçmelerini istemesinden sonra, davacının elindeki ekipmanları sağa-sola fırlatmaya başladığını, amirinin neden bu şekilde davrandığını sorması üzerine de davacının amirine "Benim yanımdan personel alamazsın" diyerek amiri ...'ün üzerine elindeki pilav kevgiri ile yürüdüğünü, neticesinde de diğer çalışanların araya girmesi ile davacının olay yerinden uzaklaştırıldığını, davacının olayla alakalı olarak alınmış olan savunmasında davranışını ikrar ettiğini, bunun neticesinde olayın değerlendirilmesi için davacının ve işyeri yetkililerinin de katıldığı bir toplantı yapıldığını ve davacının burada tüm yetkilileri de hedef alarak. "Ben tazminatımı almadan gidersem hapsi bile göze alırım" şeklindeki tehdit içerikli sözler sarf ettiğini , bu nedenlerle davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacı ile aşçı başı ...'in birbirine yönelik küfür, hakaret, vurma gibi herhangi bir fiili eylemlerinin bulunmadığı; bu olaya müteakip davacının iş akdinin işveren tarafından savunması alınmak suretiyle feshedildiği; davacının fesih öncesi işyerinde 9 seneyi aşkın bir süre çalışmasına rağmen iş arkadaşlarına yönelik hakaret, küfür, darp gibi herhangi bir eyleminin bulunmadığı; davacının amirleri ile iş akdi feshedilene kadar uyumlu olarak çalıştığı; verilen görevleri yerine getiren çalışkan bir personel olduğu; davacının iş akdinin işyerinde çalışmadan kaynaklanan bir tartışma nedeni ile iş akdinin feshedilmesinin ölçülülük ilkesine de uymadığı; davacının iş akdinin haksız ve geçersiz olarak feshedildiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İşçinin davranışlarına dayanan fesih, herşeyden önce, iş sözleşmesinin işçi tarafından ihlal edilmesini şart koşmaktadır. Bu itibarla, önce işçiye somut olarak hangi sözleşmesel yükümlülüğün yüklendiği belirlendiği, daha sonra işçinin, hangi davranışı ile somut sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin eksiksiz olarak tespit edilmesi gerekir. Şüphesiz, işçinin iş sözleşmesinin ihlali işverene derhal feshetme hakkını verecek ağırlıkta olmadığı da bu bağlamda incelenmelidir. Daha sonra ise, işçinin isteseydi yükümlülüğünü somut olarak ihlal etmekten kaçınabilip kaçınamayacağının belirlenmesi gerekir. İşçinin somut olarak tespit edilmiş sözleşme ihlali nedeniyle işverenin işletmesel menfaatlerinin zarar görmüş olması şarttır.
İşçinin yükümlülüklerinin kapsamı bireysel ve toplu iş sözleşmesi ile yasal düzenlemelerde belirlenmiştir. İşçinin kusurlu olarak (kasden veya ihmalle) sebebiyet verdiği sözleşme ihlalleri, sözleşmenin feshi açısından önem kazanır. Geçerli fesih sebebinden bahsedilebilmesi için, işçinin sözleşmesel yükümlülüklerini mutlaka kasıtlı ihlal etmesi şart değildir. Göstermesi gereken özen yükümlülüğünün ihlal edilerek ihmali davranış ile ihlali yeterlidir. Buna karşılık, işçinin kusuruna dayanmayan davranışları, kural olarak işverene işçinin davranışlarına dayanarak sözleşmeyi feshetme hakkı vermez. Kusurun derecesi, iş sözleşmesinin feshinden sonra iş ilişkisinin arzedebileceği olumsuzluklara ilişkin yapılan tahminî teşhislerde ve menfaatlerin tartılıp dengelenmesinde rol oynayacaktır.
İşçinin iş sözleşmesini ihlal edip etmediğinin tespitinde, sadece asli edim yükümlülükleri değil; kanundan veya dürüstlük kuralından doğan yan edim yükümlülükleri ile yan yükümlerin de dikkate alınması gerekir. Sadakat yükümü, sözleşmenin taraflarına sözleşme ilişkisinden doğan borçların ifasında, karşı tarafın şahsına, mülkiyetine ve hukuken korunan diğer varlıklarına zarar vermeme, keza sözleşme ilişkisinin kapsamı dışında sözleşme ile güdülen amacı tehlikeye sokacak özellikle karşılıklı duyulan güveni sarsacak her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğünü yüklemektedir.
İşçinin iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlu olarak ihlal ettiğini işveren ispat etmekle yükümlüdür.
Yan yükümlere itaat borcu, günümüzde dürüstlük kuralından çıkarılmaktadır. Buna göre, iş görme edimi dürüstlük kuralının gerektirdiği şekilde ifa edilmelidir.
İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar.
İş Kanunu’nun 25. maddesinin II. bendinin (b) fıkrasına göre, işçinin işverene, ailesine veya işverenin diğer bir işçisine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin işverene, aile üyelerinden birine veya diğer bir işçisine sataşması haklı fesih nedeni olarak sayılmıştır. Böyle durumlarda işçi, anayasanın 25 ve 26. maddesi ile güvence altına alınmış düşünceyi açıklama özgürlüğüne dayanamaz. Buna karşılık işçinin bu ağırlıkta olmayan işveren aleyhine sarfettiği sözler çalışma düzenini bozacak nitelikte ise geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Sadece işverene karşı değil, işveren temsilcisine karşı yöneltilen ve haklı feshi gerektirecek ağırlıkta olmayan aleyhe sözler geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Bunun gibi, işçinin, işveren veya aile üyelerinden olmamakla birlikte, işverenin yakını olan veya işverenin yakın ilişkide bulunduğu veya başka bir işte ortağı olan kişilere hakaret ve sövgüde bulunması, bu kişilere asılsız bildirim ve isnatlar yapması özellikle işverenin şahsının önemli olduğu küçük işletmeler bakımından bu durum iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden oluşturacaktır. İşçinin, işverenin başka bir işçisine sataşması 25/II, d hükmü uyarınca haklı fesih nedeni sayılmıştır. Sataşma niteliğinde olmadığı sürece, diğer işçilerle devamlı ve gereksiz tartışmaya girişmek, iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek geçerli fesih nedenidir (Dairemizin 26.05.2008 gün ve 2007/37481 Esas, 2008/12505 Karar sayılı ilamı).
İş Kanunu’nun 25. maddesi kapsamında değerlendirilecek ağır sözleri, işçi, işverenin veya vekilinin tahrikleri sonucu söylemesi, geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Yapıcı ve objektif ölçüler içerisinde belirli bir uzmanlık alanı ile ilgili eleştiri ya da işletmedeki bozukluk ya da uygunsuzluklara ilişkin eleştiri söz konusu olduğunda geçerli fesihten bahsedilemez.
Somut uyuşmazlıkta davacının iş akdi 18/08/2015 tarihli fesih bildirimi ile "18/08/2015 tarihinde 00;00-08;00 vardiyasında çalışmakta iken şirketimiz Gebze Merkez fabrikasında saat 04;00 sularında amirleriniz tarafından verilen görevi ısrarla yerine getirmediğiniz, saldırgan ve agresif tavırlarla amiriniz üstünde kevgir ile yürüdüğünüz ve tehdit ettiğiniz ve bu şekilde işyeri disiplin ve kurallarına uymayarak çalışma barışını ve düzenini bozduğunuz, bu tür davranışlarınızı tüm sözlü ve yazılı uyarılara rağmen sürdürdüğünüz ve aynı şekilde söylemlerde bulunduğunuz tutanaklarla tespit edilmiş olup bu husus tutanaklarla ve tanık ifadeleri ile de sabittir. Olay ile ilgili alınan savunmanızda ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı ve işyeri barışı ve düzenini bozucu davranışları kabul ettiğiniz tarafınızca da malum olup söz konusu davranışlarınız 4857 Sayılı İş Kanunun 25/II-d maddesinde belirtilen "işçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması" hükmü gereğince ihbarsız ve tazminatsız olarak feshi yolunda haklı neden oluşturmaktadır. Yukarıda açıklanan sebeplere istinaden olayın şekli, tanık ifadeleri ve savunmalarının dikkate alınarak şirketimiz tarafından yapılan değerlendirme sonucu ... Yemek Üretim ve Hiz. A.Ş. de ki çalışmanıza konu iş akdinizin 18/08/2015 tarihi itibariyle 4857 Sayılı Kanunun 25/II- d maddesi gereğince ihbarsız ve tazminatsız olarak haklı nedenle feshedilmesine karar verilmiş olduğunu bildiririz." denilmek suretiyle feshedilmiştir.
Davacı feshe konu olayla ilgili savunmasında İbrahim’in üzerine elindeki kevgirle yürüdüğünü kabul etmiş, yargılama sırasında dinlenen davacı ve davalı tanıkları da davacının diğer bir işçiye sataştığını doğrulamıştır; ancak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde kavganın başlamasına İbrahim isimli diğer çalışanın sebep olduğu ve davacının eylemlerini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği anlaşıldığından feshin haklı nedene dayanmıyorsa da geçerli nedene dayandığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 90,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Davalı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980.00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Tarafların yatırdığı gider avanslarından artanın ilgilisine iadesine,
7.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 03/07/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.