11. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 09/09/2013 tarih ve 2010/782-2013/508 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, regülatör ve Hes inşaatı sırasında ortaya çıkabilecek riskleri bertaraf etmek için davalı ... ile düzenlendiğini, 23.000 TL sigorta primi ödendiğini, 21-22-23 Kasım 2009 tarihinde meydana gelen sel ve heyelan sırasında imalat, malzeme ve ekipmanının hasar gördüğünü, hasarın davalıya ihbar edilmesine karşın ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nın ihbar tarihinin 8 gün sonrasından itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslahla talebini 15.000 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, ilgili hasarların muafiyet altında kaldığını, ayrıca, poliçe şartları çerçevesinde gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle hasarın meydana geldiğinden talep edilen zararın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından lehine sigorta yaptırılan dava dışı muvafakat belgesi sunulduğundan davacının dava hakkının bulunduğu, gerçekleşen rizikonun önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple oluşması bakımından genel şartlar uyarınca teminat kapsamında olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, dava konusu hasarın sel ve yer kayması hadisesi sonucu iki riskten oluştuğu, bu risklerin poliçede ayrı ayrı düzenlenmiş olması ve somut hadisede hangi zararın hangi rizikodan kaynaklandığının belirli bulunması nedeniyle poliçe şartlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, 25 yıllık verilerden yararlanılarak gerekli önlemlerin alınmadığı ve geçmişten gelen kayıplar bulunduğu iddialarının davalı yanca ispat edilemediği, Kasım ayındaki rizikodan önce aylarında oluşmuş bulunan hasarların eklenerek ihbar edildiğinin davalı ... şirketince kanıtlanamaması nedeniyle sel hadisesinde iki muafiyet tenzili yapılamayacağı, tek muafiyet uygulanmasının gerektiği, hasar tespiti konusunda ekspertiz ve bilirkişi raporları uyarınca sel hadisesi nedeniyle muafiyet tenzili neticesinde 13.324,80 TL'nın talep edilebileceği, yer kayması neticesi oluşan 39.600 TL hasar bedelinin muafiyet sınırı altında olduğundan talep edilemeyeceği, Yargıtay uygulamalarında ticari faiz diye bir faiz türü bulunmadığı, bu nedenle ticari faiz istemiyle yasal faiz talep edildiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 13.324,80 TL'nın 12.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, inşaat all risk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu zararın ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davaya konu uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklandığı ve bu hali ile mutlak ticari davalardan olup dava dilekçesinde geçen ticari faizin avans faizi olarak anlaşılması gerektiği göz önüne alınmaksızın, yazılı gerekçeyle yasal faize hükmedilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm bölümünün birinci fıkrasında geçen “... yasal faizi...” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “...avans faizi...” ibaresi yazılarak hükmün bu şekli ile davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 682,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.