4. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
.
Davacılar ... vdl vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine .../.../2011 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın zamanaşımından reddine dair verilen .../.../2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 03/.../2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ......... ile karşı taraftan davalı şirket vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, gaz sıkışması nedeniyle meydana gelen patlamada desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararların ödetilmesi istemlerine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, ....... Sitesi'nde meydana gelen patlamada, aynı yerde çay ocağı işleten desteklerinin yaşamını yitirdiğini belirterek, maddi ve manevi tazminat istemişlerdir. Davalı, zamanaşımı def'inde bulunmuş, istemin esas yönden de reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, patlamanın meydana geldiği gün ile davanın açıldığı gün arasında bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, davalı şirket yönünden ceza zamanaşımının uygulanamayacağı gerekçesiyle, istem zamanaşımından reddedilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu olayda ceza davası zamanaşımı süresinin uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Kural olarak ceza davası zamanaşımı süresi (BK m.60/...), haksız eylemi gerçekleştirenlere karşı açılan davalar yönünden söz konusudur ve adam çalıştıranlar hakkında uygulanamaz. Buna bağlı olarak, adam çalıştıranlar (malen sorumlular) bakımından, BK’nun 60/.... maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir. Bu kuralın istisnası ise, olay tarihinde yürürlükte bulunan TCK’nun 465. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre, adam çalıştıranın hizmetinde bulunanlar tarafından işlenilen ve TCK’nun 455. ve 459. maddeleri kapsamındaki suçlar nedeniyle hükmedilecek tazminattan adam çalıştıran da sorumludur ve bu durumda, adam
çalıştıran hakkında da ceza davası zamanaşımı süresi uygulanır. Somut olayda, dava konusu eylem, TCK’nun 383/.... maddesinde düzenlenen “Taksirle infilak sonucu ölüme neden olma” suçuna karşılık gelmektedir. İstisna kapsamına girmediğinden, bu ve benzer olaylarda, Dairemizin uzun yıllar süre gelen uygulaması, adam çalıştıran sıfatını taşıyan şirketler bakımından ceza davası zamanaşımı süresinin geçerli olmadığı yönünde idi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26/09/2012 tarih ve 2012/...-319 Esas, 2012/619 Karar sayılı kararı ile; tüzel kişilerin organlarının işledikleri haksız fiil aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ceza zamanaşımı süresinin tüzel kişi aleyhine açılan tazminat davasında da uygulanması gerektiği, zira; organların fiilinin tüzel kişileri doğrudan doğruya tazmin yükümlüsü yapacağı, tüzel kişi hakkında daha kısa olan zamanaşımı süresinin, organ hakkında ise, daha uzun olan ceza zamanaşımı süresinin kabul edilmesinin uygulamada hakkaniyete de uygun olmayan sonuçlar doğuracağı belirtilerek tüzel kişiler hakkında da ceza davası zamanaşımı süresinin kabulünün uygun olacağı kabul edilmiştir. Bu sebeple; Dairemiz, adam çalıştıranlar (malen sorumlular) hakkında ceza davası zamanaşımı süresinin uygulanmayacağına ilişkin içtihadından dönmüştür.
Şu halde, adam çalıştıran sıfatını taşıyan davalı şirket bakımından da ceza davası zamanaşımı süresinin göz önünde tutulması gerekir. Diğer yandan, dava konusu eyleme TCK’nun 102/.... maddesi uyarınca öngörülen zamanaşımı süresi beş yıldır. Dava konusu edilen eylem 03/05/2004 tarihinde meydana gelmiş olup; eldeki dava ise .../01/2007 gününde açılmıştır. Yani, ceza davası zamanaşımı süresi dolmamıştır. Mahkemece, uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi gerekir.
Karar, açıklanan nedenle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve davacılar yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine, temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/.../2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.