13. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 28/05/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Davacı Bakanlık, ..izmetini satın alan davalı firmanın bünyesinde çalışan dava dışı işçinin işten çıkartılması nedeniyle işe iade davasında işçiye ödenmesine karar verilen bedeli ödediklerini, firma ile aralarında yapılan hizmet alım ihalesindeki sözleşme ve eki şartnamelere göre işçiye ödenecek tüm hak ve borçlardan şirketin sorumlu olacağının kararlaştırıldığını bu yüzden ödenen 10.046,84 TL hazine zararının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davalıdan rucüan tahsilini istemiştir. Davalıya Tebliğat Kanunu 35. maddesine göre davetiye çıkarılmış olup davaya cevap vermemiştir. Mahkemece; işe iade davasında davalı yönünden verilen husumet nedeniyle red kararının yargıtaydan geçerek kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava; davalı firmanın ihale sırasında verdiği teminat mektubunun sahte olması nedeniyle hastanenin sözleşmeyi feshetmesi, işçilerin de bu nedenle işten çıkartılması nedeniyle açılan işe iade ve tazminat davasında Bakanlığın işçiye ödediği tazminatın sözleşme ilişkisine dayanılarak davalıdan tahsili istemine dayanmaktadır. Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık iş mahkemesinin davalı hakkındaki verdiği husumetten red kararının eldeki davanın esastan reddini gerektirip gerektirmediği noktasındadır.
Eldeki davanın konusu işverenler arasında yapılan hizmet alım ihalesinden kaynaklanan, rücuan tazminat davası iken dava dışı işçinin açtığı davanın hukuki niteliği ise, davalıları şirket ile Bakanlık olan iş sözleşmesinden kaynaklanan işe iade davasıdır. Davacı kanun gereği işçinin işe iadesinden değil ödenmeyen tazminatından sorumludur. İşçi ile kamu kurumu davacı arasında doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle eldeki davada rücu ilişkisi taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine göre tartışılması gerekir. Nitekim tarafları, dava konusu (talep sonucu) ve sebebi (vakıaları) aynı olan .. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/01/2013 tarih ve 2012/1020-2013/32 sayılı red kararını bozan Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 21.04.2014 gün 2014/6515 esas 2014/12765 sayılı ilamında “mahkemece, işçinin davacı ve davalıya karşı işe iade davası açması sonucu alt işveren olan davalı şirket için verilen husumetten red kararının Yargıtay denetiminden geçerek onanması nedeni ile iş bu davada davanın reddine karar verilmişse de taraflar arasında bir hizmet alım sözleşmesi ve sözleşmenin eki niteliğinde şartnameler imzalanmış, kanundan doğan müteselsil sorumluluk ilkesi çerçevesinde tarafların sorumlulukları belirlenmiştir. Öyleyse taraf delilleri toplanarak sözleşme ve şartnameler kapsamında taraf sorumlulukları irdelenmeli ve sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.” Denilmiştir. Hal böyle olunca HMK ya göre husumetten red kararının ispat aracı olarak kullanılması hatalı olmuştur. İşçinin davalı şirketin işçisi olmadığı hususuna yerel mahkeme yorum yoluyla ulaşmış olup bu karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Kesin hüküm teşkil etmemesi onun güçlü delil olduğunu da göstermez. Hakimin iş sözleşmesinden doğan bir davada işçinin bakanlıkla arasında akdi bağ olmadan tamamen davalı firma tarafından işe alınıp hastanede çalıştırıldığı belgelerle sabitken tanık dinlenerek işçinin hastane müdüründen izin almadan işten ayrılmadığı bu yüzden bakanlığın işçisi olduğu gerekçesine dayanarak senede karşı tanık dinlenmez kuralını da ihlal edecek şekilde şirket hakkında verdiği husumetten red kararının sözleşme ve şartnamelere dayanan eldeki davayı etkilememelidir.
Tüm bu nedenlerle eldeki davanın rücu davası olup rücu ilişkisinin de taraflar arasındaki düzenlenen sözleşme ve eki şartname hükümlerine göre inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirdiğinden sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.