21. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
21. Hukuk Dairesi 2004/7240 E., 2004/10560 K.
"İçtihat Metni"
Davacı, sigortalı ...'ın çalışmalarının fiili olduğunun tespitiyle, idari para cezasının kaldırılmasına ve aksi yöndeki müfettiş raporunun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, görevsizlik nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-
Dava nitelikçe, davacı işverenin sigortalı olarak gösterdiği Murat'ın çalışmalarının fiili olduğunun tespiti ve buna ilişkin sigorta müfettişi raporunun iptali ile idari para cezası borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı hakkında, 506 sayılı Yasa'nın 140. maddesinde öngörülen koşulların oluşması nedeniyle, idari para cezası tahakkuk ettirildiği, idari para cezasının anılan maddede belirtilen prosedür çerçevesinde kesinleştiği, uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, idari para cezasının kesinleşmesinden sonra ve özellikle 6183 sayılı Yasa uyarınca borçluya gönderilen ödeme emrinden önce veya ödeme emrine yönelik bir itiraz olmaksızın, borçlu olmadığına ilişkin "menfi tespit" veya borcun ödenmesinden sonra "istirdat (geri alma) davası açılması durumunda sorunun çözümlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Davacı hakkında davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 140. maddesinde öngörülen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle İdari para cezası tahakkuk ettirildiği, idari para cezasının 140. madde çerçevesinde sulh ceza mahkemesince de reddedilerek kesinleştiği, dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Öte yandan, yukarıda sözü geçen maddede öngörülen özel prosedür çerçevesinde kesinleşen hususların yeniden İncelenmesine olanak olmadığı hukuksal gerçeği ortadadır. Başka bir anlatımla, bu kesinleşme, nihayet idari para cezasına ait işlemleri yargı yerince yeniden denetleme olanağını" kaldıran bir durum olduğu söz götürmez. Bundan başka, 140. maddede öngörülen prosedür çevresinde kesinleşen idari para cezasının tekrar incelenmesine olanak tanımak Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 140. maddesinde kabul edilen ilke ile bağdaşmadığı da açıktır. Tersinin kabulü yöntemince, giderek yasadan kaynaklanan ve özel prosedür çevresinde kesinleşen idari para cezasının dayanağı bulunan bilgi ve belgeleri yok saymak olur ki, bu hususun kabulüne yasaca ve hukukça olanak bulunmadığı da tartışmasızdır.
Mahkemece, kesinleşen İdari para cezasının kaldırılması isteminin reddi yerine, davaya konu idari para cezasının kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa'nın 51. maddesi ile 506 sayılı Yasa'nın 140. maddesinde yapılan değişiklikle sulh ceza mahkemeleri yerine idare mahkemelerinin görevli kılınması esas alınarak, idare mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi (görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan, temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın) usu! ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Öte yandan, Sigortalı Murat'ın çalışmalarının fiili olduğunun tespitine ilişkin davaya da 506 sayılı Yasa'nın 79. ve 134. maddeleri gereğince iş mahkemeleri bakmakla görevli olduğundan işin esasına girerek ve bu durumda verilecek karar, Sigortalı ...'ın da hak alanını ilgilendirdiğinden, söz konusu şahsın da davaya dahil edilerek, çalışmalarının fiili olup olmadığının araştırılması gerekirken, mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 2.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.