6. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/382 E., 2025/428 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/337 E., 2025/16 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı borçlu.....Akaryakıt Dağ. Paz. A.Ş'nin iflasına karar verildiğini, müvekkili şirketin dava dışı şirketten 20.994.000,00 TL tutarında alacaklı olduğunu, müvekkili firmanın alacağının müflis şirketin sıra cetvelinin 4. sırasına kaydedildiğini, davalı bankanın 21.425.304,27 TL tutarındaki alacağının da sıra cetveline 4. sırada kaydedildiğini, davalı bankanın kefillerden ve üçüncü kişilerden yapmış olduğu tahsilatları dikkate almaksızın alacak kaydı yapıldığını, davalı bankaya üçüncü kişilerden ve kefillerden yaptığı tahsilatlar sonucunda dava dışı müflis şirketin borçlarının tarih sırasına göre kapatılması gerektiğini, kapatılan borçlara faiz işletilemeyeceğini, davalı banka tarafından usulüne uygun bir ihtar yapılmadığını, müflis şirketten olan alacağına fahiş bir şekilde faiz işlettiğini belirterek, davalı bankanın dava dışı müflis şirketin sıra cetvelinin 4. sırasına 27 kayıt numarası ile kaydettirdiği 21.425.304,27 TL tutarındaki alacağın müflis şirketin sıra cetvelinden terkinine, İİK m. 235/3 gereğince davalı bankanın alacağına tahsis edilen hisse ve dava masraflarının alacağı nispetinde müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı müflis.... Akaryakıt Dağ. Paz. A.Ş.'nin müvekkili bankadan kredi kullandığını, kredi çerçevesinde doğan borcun müvekkili bankaya ödenmediğini, kredi ödemelerinin gerçekleşmemesi üzerine müvekkili banka tarafından müflis şirketin hesaplarının kat edillerek hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, borcunun ödenmediğini, müvekkili banka tarafından alacağının tahsil edilmesi maksadıyla müflis şirket aleyhine takip yapıldığını, müvekkili bankanın alacağının 19.000.000,00 TL'lik kısmının rehinle temin edildiğini, müvekkili bankanın iflas tarihi itibariyle müflis şirketten 21.425.304.27 TL tutarında alacaklı olduğunu, müvekkili banka tarafından müflis şirketin iflas masasına alacak kayıt talebinde bulunulduğunu, müflis şirketin iflas masası tarafından detaylı bir inceleme yapılarak müvekkili bankanın alacağının kabulüne karar verildiğini, davacı şirketin, yapılan tahsilatların alacak hesabına yansıtılmadığına yönelik itirazının yerinde olmadığını, müvekkili bankanın BDDK ve iç denetime tabi olduğunu, ipotekli taşınmazların iflas erteleme davasında verilen tedbirler nedeniyle satılamadığını, müflis şirketten alacağını tahsil edemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve ek raporlar doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesinin 2019/71 İflas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde davalı banka adına tahsis edilen 21.425.304,27 TL tutarındaki alacağın 11.090.746,37 TL'lik kısmının terkinine, İİK 235/3 uyarınca, bu alacağa tahsis edilen hissenin dava masrafları da dahil edilerek davacının sırasına bakılmaksızın davacının alacağı nispetinde davacıya tahsisine, artan kısım bulunması halinde bu bakiyenin diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK'nın 195. maddesinde borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceğinin öngörülmüş olduğu iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp belirlenmesi gerektiği, iflas tarihine kadar yapılan bir tahsilat bulunmadığı, iflas tarihinden sonra yapılan tahsilatların ise infaz aşamasında iflas masasınca dikkate alınacağı, bu nedenle iflas tarihinden sonra rehinli taşınmazların cebri icra yoluyla satışından elde edilen gelirlerin hesaplanan alacak tutarından düşülmesinin hatalı olduğu, 16.09.2022 tarihli kök rapor doğrultusunda iflas tarihinden sonra yapılan ödemelerin iflas masasınca infaz aşamasında re'sen dikkate alınmasına karar verilmesi gerektiğinden hukuki yanılgı ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile usulü kazanılmış haklar gözetilerek davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesinin 2019/71 İflas sayılı dosyasından düzenlenen sıra cetvelinde davalı banka adına masaya kaydedilen 21.425.304,27 TL tutarındaki alacağın 11.312.209,91 TL'lik kısmın terkinine, iflas tarihinden sonra yapılan ödemelerin iflas masasınca infaz aşamasında resen dikkate alınmasına, İİK m. 235/3 uyarınca, bu alacağa tahsis edilen hissenin dava masrafları da dahil edilerek davacının sırasına bakılmaksızın davacının alacağı nispetinde davacıya tahsisine; artan kısım bulunması halinde bu bakiyenin diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili bankanın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesine rağmen müvekkili bankanın alacağının yerel mahkeme kararı ve bilirkişi raporundaki tespitlerden daha düşük hesaplandığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kendi kabulüyle çelişmesi nedeniyle açıkça bozmayı gerektirdiğini, karara esas alınan bilirkişi raporunda ana paranın hatalı hesaplandığını, temerrüt tarihi olarak 25.02.2016 tarihinin esas alınması gerekirken, temerrüt sonrası tahsilatlar olduğu gerekçesiyle son ödenen taksit tarihlerine göre hesaplama yapılmasının tamamen hatalı olduğunu, asıl alacak hesaplanırken yerleşik Yargıtay içtihatları ve daha önce mahkemeye sunulan sözleşme hükümleri gereğince kat tarihinden temerrüt tarihine kadar %36 akdi faiz yürütülmesi ve bu şekilde hesaplanan faizin kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacağımızın hesaplanması gerekirken hem temerrüt tarihi hem de kat tarihinden temerrüt tarihine kadar işletilecek olan akdi faizin dikkate alınmadığını, taraflar arasında imzalanan kredi çerçeve sözleşmelerinin faize ilişkin hükümleri yerel mahkemece dikkate alınmadığını, TCMB'ye bildirilen ve taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak faizin yıllık %72 olarak hesaplanma yapılması gerektiğini, TCBM'ye bildirilen faiz oranı kabul edilmeyecekse bile aynı dönemde kamu bankalarının fiilen uyguladığı en yüksek faizin mahkemece araştırılması gerektiğini, sıra cetveline esas alınan miktarın iflas tarihi itibariyle bildirilen müvekkil banka alacak miktarına ilişkin olup iflas tarihi olan 04.12.2019 tarihinden sonra yapılan tahsilatın dikkate alınması ve sıra cetveline kaydedilen alacaktan düşülmesinin hukuken mümkün olmadığını, iflas tarihi itibariyle iflas masasına kaydedilen alacaklarının yasa ve usule aykırı olarak eksik hesaplandığını, eksik hesaplama üzerinden verilen bölge adliye mahkemesi kararının kendi içinde çelişkili olduğunu, kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK'nın 235. maddesi gereğince açılmış olan iflas sıra cetveline itiraz (kayıt terkin) istemine ilişkindir.
Davacı iflas sıra cetvelinde 4. sırada kayıtlı alacaklıdır. Davacı, davalı bankanın sıra cetvelinde 21.425.304,27 TL adi alacaklı olarak kaydedildiğini, ancak alacağının bu kadar olmadığını, yapılan tahsilatların mahsup edilmediğini, faiz hesabının yanlış yapıldığını belirterek, kayıt terkin talebinde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince alınan raporda davalı bankanın toplam 10.113.054,36 TL alacağının bulunduğu, sıra cetveline 11.312.209,91 TL fazla kayıt yapıldığı belirtilmiştir. Alınan ek raporda özetle asıl raporda değişiklik yapılmasına gerek olmadığı belirtilmiştir. Alınan 2. ek raporda davalı bankanın alacağının 10.334,557,94 TL olduğu, 11.090.746,37 TL’nin sıra cetveline fazladan kaydedildiği belirtilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile 11.090.746,37 TL‘nin sıra cetvelinden terkinine karar verilmiştir. Tarafların istinaf yoluna başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf nedenlerinin esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne, 11.312.209,91 TL’lik kısmın sıra cetvelinden terkinine, iflas tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına terkin edilen meblağın sıra cetvelinde davacıya tahsisine artan kısım olursa sıra cetvelindeki alacaklılara dağıtılmasına karar vermiştir.
İflasın açılmasıyla müflisin rehinli malları dahil haczi kabil tüm malları masaya dahil olur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallarda masaya dahil olur. (İİK m. 184) İflasın açılmasıyla masaya giren adi alacaklara yasal faiz işlese de faiz alacakları ana para ödendikten sonra masada geriye kalan paradan ödenir. Rehinli alacaklara iflastan önce ve sonra rehinli malın satıldığı tarihe kadar iflastan önceki faiz oranı ile işlemeye devam eder ve rehinli alacak için işlemiş toplam faiz, rehinin satış bedelinden öncelikle ödenir. Satış bedeli rehinli alacağı karşılamaz ise ödenmeyen asıl alacak adi alacak olarak cetvele yazılır.
Somut olayda, davalı banka lehine müflis şirketle arasındaki kredi sözleşmesinin teminatı olarak Tepebaşı ilçesinde 741 nolu parsel için 3.000.000,00 TL üst limit ipoteği, .... ilçesinde bulunan ... nolu parsel için ise 16.000.000,00 TL için 2. dereceden ipotek tesis edilmiştir. İpotek lehdarı banka söz konusu ipotekli taşınmazlarla ilgili ipotekli takip başlatmış ve 741 nolu parseli 18.06.2021 tarihinde 715.000,00 TL’ye ... nolu parseli ise 20.1.2021 tarihinde 2.544.000,00 TL’ye alacağına mahsuben ihale yolu ile satın almıştır.
Bu durumda davalı alacaklı bankanın sıra cetveline yazılacak adi alacağı hesaplanırken,
a) Rehinli alacaklarla ilgili taraflar arasındaki rehin sözleşmesine göre tenmerrüt tarihi olan 25.02.2016 tarihinden her bir rehinli malın satış tarihine kadar faiz işletilerek rehinli alacak miktarının tespit edilmesi ve davalının alacağına mahsuben aldığı bedelin rehinli toplam alacaktan mahsup edilerek arta kalan alacağın adi alacak olarak,
b) Rehin dışındaki adi alacak hesabın kat edildiği tarih itibariyle hesaplanarak iflas tarihine kadar kredi sözleşmesinde 4.2. maddesinde "..Müşteri, anapara, dönem faizleri, komisyon, masraf vb. ödemelerde gecikme olması, taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birinin ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi, vadeli kredilerin vadesinin gelmesi, temerrüde düşmesi sözleşmenin feshi veya her ne suretle olursa olsun borçlarının sözleşme kapsamında muaccel kılınması halinde, alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranı uygulanacağını kabul ve taahhüt eder. Müşteri temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için Banka tarafından Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder." şekilinde kararlaştırılan temerrüt faiziyle birlikte (davalı bankanın T.C. .... Bankası’na, bildirdiği kredilerde fiilen uygulanabilecek en yüksek faiz oranları; TL krediler için % 36 olduğu, Türkiye Cumhuriyeti .... Bankasına bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %100 fazlası olarak belirlenen %72) hesaplanarak toplam borç üzerinden iflas tarihine kadar borçlu şirketten veya kefillerden tahsil edilen toplam meblağ öncelikle faizden olmak koşulu ile mahsup edilerek kalan miktarın bulunması ve yukarıda (a) bendinde rehin bedelinden tahsil edilemeyen miktarda dahil edilmek suretiyle davalının sıra cetveline adi alacak olarak yazılacak miktar tespit edilerek terkin edilecek miktar belirlenmelidir.
Ancak dosyada mevcut asıl ve ek raporların yukarıda izah edilen yönteme uygun olarak düzenlenmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece yapılacak iş yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden izah edilen yöntem doğrultusunda rapor alınarak bir karar verilmesi gerekirken asıl ve ek bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hatalı gerekçeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de;
1) Hüküm fıkrasında “...11.312.209,91 TL'lik kısmın terkini ile sıra cetvelinin düzeltilmesine iflas idaresince buna göre işlem yapılmasına”şeklinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Hüküm fıkrasında terkin edilen miktara tahsis edilen payın, dava masrafları da dahil edilerek davacı alacağı için ödenmesine artan kısmın sıra cetveline göre paylaştırılmasına” dair hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.