11. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/960 Esas -2024/1763 Karar ...
HÜKÜM : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/272 E., 2022/81 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket, müvekkili banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden kullanmış olduğu kredi borçlarını zamanında ödemediği için hesapların kat edildiğini, anılan sözleşmeyi diğer davalının müteselsil kefil olarak imzaladığını, müteselsil kefilin diğer davalı şirketin ortak ve yetkilisi olması nedeniyle eş rızasına gerek bulunmadığını; sözleşme kapsamında davalı şirkete taksitli ticari kredi kullandırıldığını borçların geri ödemesinin aksaması üzerine hesaplar kat edilerek borçlulara ihtarnamenin keşide edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün 2019/23351 E. sayılı icra dosyası üzerinden takibe geçildiğini, itirazın haksız olduğunu, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar hakkında genel haciz yolu ile takip yapıldığını, şirket hakkında İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/3123 E. sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapılmış olması nedeniyle davalı şirket hakkındaki talebin 259.607,29 TL asıl alacak ve ferileri yönünden; diğer davalı hakkındaki talebin ise 2.434.074,13 TL ve ferileri üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davaya dayanak takibin bir yıl ödemesiz devlet destekli KGF kredisi olduğunu, henüz bir yıl ödemesiz olan sürecin tamamlanmasından önce icra takibi başlatılıp davaya konu edildiğini, henüz muaccel hale gelmeyen alacağın tahsilinin talep edildiğini ayrıca ödeme planına göre ödenen sekiz taksit bedeli olan 315.168,00 TL'nin mahsup edilmediğini, talep edilen temerrüt faizinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı takiplerin incelenmesinden; İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14970 E. sayılı takip dosyası ile alacaklı banka tarafından davalı borçlular hakkında 30.05.2018 tarihinde bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde bulunulduğu, yine İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/3123 E. sayılı takip dosyasında; alacaklı tarafından aynı kredi borcu nedeniyle borçlu şirket hakkında 19.06.2018 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, yine İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün 2019/23351 E. sayılı icra dosyası ile alacaklı tarafından borçlular hakkında aynı kredi borcu nedeniyle 16.07.2019 tarihinde davaya konu ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde ; "tahsilde tekerrür olmamak" kaydına yer verildiği görülmüş olup, her üç takip dosyasına konu borcun aynı borç olduğu, emsal nitelikteki Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2020/6052 E., 2021/3247 K. sayılı ilamı, takiplerin tarihlerine göre birinci takibin kambiyo senedine mahsus yolla başlatılan takip olduğu ve davacı tarafın tercihini buna göre kullanmış olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde söz konusu emredici yasal düzenlemeler karşısında tercihini kambiyo senedine mahsus takip yolundan yana kullanan alacaklının genel haciz yoluyla takipte de bulunamayacağı ve mükerrerlik itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 45. ve 167. maddelerine aykırı mükerrer takibe dayalı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. İİK'nin 45/1 maddesinde "rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında somut olay bakımından davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurup ipotekleri paraya çevirdikten sonra alacağını tahsil edememesi halinde borçlu hakkında genel haciz yoluyla takip yapabileceği, fakat davacı bankanın hem ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe hem de genel haciz yoluyla takibe giriştiği ve buna göre henüz genel haciz yoluyla takibe girişme şartlarının oluşmadığından davalı borçlu şirket yönünden yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davaya konu İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün 2019/23351 E. sayılı icra dosyası ile; davacı banka tarafından davalı borçlular hakkında genel kredi sözleşmesinden kaynaklı toplam 2.434.074,13 TL alacağın tahsili talebiyle 16.07.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açılmıştır. Somut olayda; İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14970 E. sayılı takip dosyası ile alacaklı banka tarafından davalı borçlular hakkında 30.05.2018 tarihinde bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde bulunulduğu, yine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/3123 E. sayılı takip dosyasında; alacaklı tarafından aynı kredi borcu nedeniyle borçlu şirket hakkında 19.06.2018 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, yine derdest davaya konu İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü' nün 2019/23351 E. sayılı icra dosyası ile alacaklı tarafından borçlular hakkında aynı kredi borcu nedeniyle 16.07.2019 tarihinde davaya konu ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde; "tahsilde tekerrür olmamak" kaydına yer verildiği, her üç takip dosyasına konu borcun aynı borç olduğu anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince davacı banka tarafından hesabın kat edilmesinden sonra ilk olarak İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14970 E. sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiği, İİK. madde 45 ve 167 düzenlemeleri, emsal nitelikli Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2020/6052 E., 2021/3247 K. sayılı ilamı kapsamında takiplerin tarihlerine göre birinci takibin kambiyo senedine mahsus yolla başlatılan takip olması ve davacı tarafın tercihini buna göre kullanmış olduğundan alacaklının genel haciz yoluyla takipte de bulunamayacağı ve mükerrerlik itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle İİK. madde 45 ve 167 düzenlemelerine aykırı mükerrer takibe dayalı davanın reddine karar verilmiş, istinaf mahkemesince de davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 20.01.2023 tarihli ve 2021/2 E., 2023/1 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı ile “Rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla, borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile, hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağı” şeklinde karar verilmiştir. Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2020/6052 E., 2021/3247 K. sayılı ilamında da alacaklı tarafından borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine konu borcun aynı borç ilişkisinden kaynaklanması karşısında İİK. madde 45 ve 167 düzenlemelerine aykırı mükerrer olan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılamayacağı gerekçesine vurgu yapılmıştır. İİK. madde 45 ve 167 düzenlemeleri, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2020/6052 E., 2021/3247 K. sayılı ilamında ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 20.01.2023 tarihli ve 2021/2 E., 2023/1 K. sayılı içtihadı birleştirme kararında kabul edildiği üzere, hem rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması hem de kambiyo senetlerine özgü takip yollarının birlikte yapılması durumu mükerrer takip olarak değerlendirilmiştir. Bu itibarla birinci takibin kambiyo senedine mahsus yolla başlatılan takip olması durumunda Dairemizin yerleşik içtihatları ile de kabul edildiği üzere alacaklı, davalı kefil bakımından her zaman için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yoluyla takip yapabileceği, borcun teminatını teşkil eden ipoteklerin müteselsil kefilin borcunun teminatını oluşturmadığı, bankanın müteselsil kefil aleyhine genel haciz yoluyla takibe girişmesinin yasaya ve sözleşmeye uygun olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı kefil yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.