8. Ceza Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/281 Esas, 2019/845 Karar
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak ve kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 297/1, 35 ve 191/1. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli kararı ile infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 297/1-1. cümle, 297/1-son cümlesi, 35. maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 15.01.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/6476 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10040 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, olay tarihinde ... Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçlardan hükümlü olarak bulunan sanığın, özel izinden dönüşte yasak niteliği haiz uyuşturucu maddeyi Ceza İnfaz Kurumuna sokmak şeklindeki eylemine ilişkin olarak infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
5237 sayılı Kanun'un "İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak" başlıklı 297/1. maddesinde yer alan, "(1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın bahse konu eylemine ilişkin olarak ele geçirilen maddenin uyuşturucu olduğu nazara alınarak, sanığın yalnızca 5237 sayılı 297/1-1. cümle ve 297/1-2. cümle maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken, ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan da mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1. İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 297/1. maddesi;
"(1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.” Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Kanun yararına bozma istemine konu somut olayda, ... Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunan hükümlünün, ayrıldığı özel izin bitiminde infaz kurumuna gireceği sırada yapılan aramada beraberinde getirdiği valizinin çekmeceli kulp kısmının içinde demire gizlenmiş vaziyette bir miktar pregabalin, naloxone ve buprenorphine maddelerini ihtiva eden haplar ele geçirildiği, aynı zamanda hükümlüden kan ve idrar örneklerinin alındığı, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığının raporu ile hükümlünün kanında kodein, morfin, morfin metaboliti; idrarında ise kodein, kodein metaboliti, morfin, normorfin, morfin metaboliti, eroin metaboliti 6-MAM ve kokain metaboliti bulunduğunun tespit edildiği, hükümlünün izinde olduğu sırada kanında çıkan maddeleri satın alıp kullandığını, ancak üzerinde çıkan maddeleri tedavi amaçlı kullandığını ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2019 tarihli iddianamesinde "şüphelinin kanında ve idarında ise eroin maddesi tespit edildiği, şüphelinin hapları ceza evine sokma eyleminin infaz kurumuna yasak eşya sokma suçunu oluşturduğu, kanında tespit edilen uyuşturucu maddenin de kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak, suçlarını oluşturduğu, fikri içtima hükümlerinin uygulanma imkanın bulunmadığı" belirtilerek hükümlü hakkında her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, Mahkemece yapılan değerlendirmede de "Bu nedenle satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran maddenin üretimi ve ticareti, TCK'nın 188/6. maddesinde tanımlanan suçu oluşturmaktadır. Ancak bu maddeyi kullanmak, kanunun 191/1. maddesine göre suç değildir.Ancak sanığın kan ve idrar testi raporundan ve beyanlarından uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği,sanığın izin sonrası cezaevine girerken yapılan üst aramasında elde edilen maddelerin analizi yapıldığında ise uyuşturucu ve uyarıcı etki doğuran TCK 188/6 kapsamında değerlendirilen başka maddeler olduğu tespit edilmiştir.Bu durumun sanık hakkında iki farklı suç için fikri içtima hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil ettiği,her iki suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması yoluna gidilmesinin yerinde olacağı kanaatine varıldığı" belirtilerek hükümlü hakkında her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün ceza infaz kurumu dışındayken uyuşturucu madde kullanması eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesinde düzenlenen uyuşturucu madde kullanmak suçunu oluşturacağı; 24.10.2018 tarihinde infaz kurumuna uyuşturucu madde ile girmeye çalışması eyleminin ise hem 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu hem de aynı Kanun'un 297/1. maddesinde düzenlenen infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçunu oluşturacağı, ancak 5237 sayılı Kanun'un 297/1-2. cümlesinde düzenlenen özel içtima kuralı nedeniyle hükümlünün infaz kurumuna sokmaya çalıştığı eşyanın temin edilmesi veya bulundurulmasının ayrı bir suç oluşturduğu gözetilerek, hükümlü hakkında 24.10.2018 tarihli eylemine ilişkin fikri içtima hükümlerinin uygulanması ile yalnızca infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında, olay tarihi öncesinde uyuşturucu madde kullanma, olay tarihinde de ceza infaz kurumuna uyuşturucu madde sokmaya çalışma eylemlerine ilişkin hükümlü hakkında her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.