4. Ceza Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/451 D. İş
SUÇ : Hakaret
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Yazılı bir iletiyle alenen hakaret suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/2-1, 125/4, 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 1.740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına dair Ankara 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2023 tarihli ve 2023/506 esas, 2023/610 sayılı kararına karşı yapılan itirazın, denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan dolayı bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğinden bahisle kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.10.2023 tarihli ve 2023/451 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2025 gün ve 2025/11906 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesince, sanık hakkında evvelce Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2020 tarihli ve 2020/683 esas, 2020/691 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve anılan kararın 03/03/2021 tarihinde kesinleştiği, o karara ilişkin denetim süresi tamamlanmadan yeniden hükmün açıklanması geri bırakılması kararı verilemeyeceğinden gerekçesiyle itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinde yer alan "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" şeklindeki düzenlemedeki amacın, sanığın önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından dolayı tabi tutulduğu denetim süresi içerisinde, yeni bir kasıtlı suç işlenmesi halinde, bu ikinci suçtan dolayı bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği şeklinde olduğu nazara alındığında; sanık hakkında daha önceden verilen Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2020 tarihli ve 2020/683 esas, 2020/691 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 03/03/2021 tarihinde kesinleştiği, bu itibarla 5 yıllık denetim süresinin kesinleşme tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, incelemeye esas Ankara 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/09/2023 tarihli ve 2023/506 esas, 2023/610 sayılı kararına konu suçun ise denetim süresinin başlamasından önce 17/12/2019 tarihinde işlendiği cihetle, yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
- Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
- Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
- Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının olmaması,
- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır.
5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesindeki “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” şeklindeki düzenleme ile kanun koyucu, suça ve faile ilişkin tüm objektif şartları taşıyan herkes için mutlak surette hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini kabul etmeyip, hâkime belirli ölçüler içerisinde bir takdir hakkı tanımıştır. Ancak, sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki değerlendirmenin dosya içeriğine uygun, kanuni ve yeterli gerekçe içermesi ve bu gerekçenin hükümde yer alan hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ertelenmesi ve takdiri indirim uygulamalarında dayanılan gerekçe ile çelişmemesi gerekir.
CMK'nın 231. maddesinin sekizinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesiyle, "Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" şeklinde düzenleme eklenmiştir.
Anılan Kanun'un gerekçesi şöyledir;
“Söz konusu maddenin uygulamasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar hakkında işledikleri diğer suçlardan dolayı da birçok kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği görülmektedir. Yapılması öngörülen değişiklikle, bu uygulamaya son verilmesi ve denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilememesi amaçlanmaktadır. Kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemi bulunmamaktadır. Daha önceden işlenen suçlar bakımından da bu yasak uygulanacaktır."
Bu hükmün amacı, suç failinin birden fazla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumundan yararlanmasının önüne geçmek olup, maddenin lafzı ile madde gerekçesinin içeriğine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde, sanık hakkında tatbik edilmesi zorunlu olan 5 yıllık denetim tedbirine tabi tutulması şartının yerine getirilmesi sırasında, sanık hakkında kasıtlı başka bir suçtan dolayı bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Suç tarihi itibariyle sanık hakkında verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yok ise de, dosya arasında bulunan 01/04/2021 tarihli adli sicil kaydına göre, sanık hakkında 03.03.2021 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu ve denetim süresinin başladığı anlaşılmıştır. Böylece CMK’nin 231/8. maddesindeki; “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenleme gereğince inceleme konusu hakaret suçu yönünden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecektir.
Sanığın üzerine atılı suçu, adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihinden önceki bir tarihte gerçekleştirmiş olmasının önemi bulunmamaktadır. Zira sanığın bu suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi 03/03/2021 tarihinde başlamış ve inceleme konusu suç yönünden mahkemece 18/09/2023 tarihinde karar verilmiştir.
Bu itibarla, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğine dair mercii kararında isabetsizlik bulunmamıştır.
III. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamede yer alan düşünceler yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
Dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.