7. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/53 E., 2024/157 K.
DAVALILAR: 1. ... vekili Avukat ... vd.
2. ...
İFLAS İDARE MEMURLARI: ... vd.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin 15.12.2011 tarihli harici sözleşmeyle 1398 ada 2 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 101 numaralı bağımsız bölümü davacıya sattığını, satış bedelinin ödenmesine rağmen davalının taşınmazın tapusunu müvekkiline devretmediğini belirterek, dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline mümkün olmaması hâlinde taşınmazın rayiç değerinin tazminine ve eksik iş bedeli ile müvekkilinin kira alacaklarının tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.09.2019 tarihli ve 2018/134 Esas, 2019/473 Karar sayılı kararıyla davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, alacak talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile 475.000,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 09.09.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2019/2278 Esas, 2020/764 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu, davacının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiği, bu nedenle dava konusu taşınmazın güncel tapu kaydı getirtilerek, taşınmazın davalı adına kayıtlı olması hâlinde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın kabulüne, dava konusu 1398 ada 2 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı A Blok 16 Kat 101 numaralı bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı olan tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat talebi hakkında hüküm kurulmadığını beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... idaresi vekili temyiz dilekçesinde; iflas idaresine aynen ifayı kabul edip etmediğinin sorulmadığını, iflas idaresinin bu hususta bir seçim yapmadığını, davalı Şirket iflas etmiş olduğundan nispi yargılama giderine de hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa sahibi ve yüklenici sıfatı birleştirilen davalıdan harici satış sözleşmesiyle satın alınan bağımsız bölüme ilişkin tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat ve tazminat istemlerine ilişkindir.
İflasın açılması ile müflisin haczedilebilen bütün mal ve hakları bir masa, yani bir topluluk teşkil eder ki buna iflas masası denir. Borçlu, iflas masasına giren mallar üzerinde tasarrufta bulunamaz.
Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK m.191), müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine aittir.
İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davalara devam edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir.
İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin taraf bulunduğu hukuk davaları, iflasın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilir.
İflas idaresi, alacaklıları tahkik ederken, müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar vermez; sadece, bu alacağı davalı alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki kararı, ikinci alacaklılar toplanması verir. İkinci alacaklılar toplanması davaya devam edilmesine karar verirse, iflas idaresi, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra davayı takip eder veya tayin edeceği bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettirir.
İflas masasına yalnız borçluya (müflise) ait olan mal ve haklar girer (İİK m.184/1). Üçüncü bir kişiye ait bir mal müflisin elinde ve bu nedenle iflas masasına girmiş ise, bu malın gerçek sahibine verilmesi gerekir. İflas masası, o malı üçüncü kişiye vermezse, üçüncü kişi, iflas idaresine karşı istihkak davası açabilir (İİK m.228). İşte, üçüncü kişinin, iflas masasına dâhil edilmiş olan bir malını, masadan geri isteyebilmesi hakkına, masadan çıkarma hakkı denir.
Bundan başka, (mülkiyet dışında) istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişiler de, istihkak iddialarının kısmen veya tamamen reddedilmesi hâlinde, iflas masasına karşı sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açabilirler (İİK m.235/2).
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Dosya içeriğinden; davacının, 1512.2011 tarihli harici sözleşmeye dayalı olarak dava konusu 1398 ada 2 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı A Blok 101 numaralı bağımsız bölümün adına tescili istemiyle eldeki davayı açtığı, davalı Şirketin Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/565 Esas, 2021/1120 Karar sayılı kararıyla iflasına karar verildiği kararın 03.01.2023 tarihinde kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının 17.05.2023 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya içeriği ile yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derce Mahkemesince, davalı ... masasından davacının iddiası ile ilgili ne gibi işlemlerin yapıldığı sorulup açıklaması alınarak, gerek duyulursa iflas dosyası üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bütün bu araştırmalar sonucunda davanın iflas masasına giren taşınmaz mal ve alacaklara karşı açılmış olduğu anlaşılırsa, ortaya görev sorunu çıkacağı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken değinilen yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.