11. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI:2019/825 Esas, 2023/169 Karar
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 07.04.2003 tarihi itibarı ile acentalık sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...’ın bu sözleşmeden kaynaklanan her türlü borca kefil olduğunu, sözleşme uyarınca davalı şirketin davacı şirket adına sigorta poliçesi tanzim etmeye ve prim tahsil etmeye yetkili kılındığını, sözleşmeye göre acentanın l hafta süresince tahsil ettiği primleri komisyon ve ilgili vergiler düşüldükten sonra en geç ertesi haftanın son iş gününün bitimine kadar davacıya intikal ettirmek zorunda olduğunu, buna rağmen davalı şirketin tahsil ettiği paraları bugüne kadar davacı şirkete teslim etmeyerek zimmetine geçirdiğini, bu nedenle acentalık sözleşmesinin 12.10.2005 tarihinde feshedildiğini, davacı şirket cari hesap dökümleri ve ticari kayıtlarına göre davalı şirketin yaklaşık 36.000,00 TL sigorta primini intikal ettirmediğini ileri sürerek şimdilik 35.539,82 TL sigorta primi alacağının sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı .... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. temsilcisi cevap dilekçesinde; acentalık akdinin yasal kurallar içerisinde feshedilmediğini, feshin haksız olduğunu, fesihin Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilmediğini, davacının iddia ettiği tarihten önce 13.08.2005 tarihinde bilgisayar ekranları kapatılmak sureti ile fiilen acentalık hizmetlerinin durdurulduğunu, bu tarihten sonra poliçe düzenlemelerinin imkansız hale geldiğini, yapılan tüm tahsilat ve primlerin davacıya intikal ettirildiğini, fakat taksitli prim tahsilatlarının yapılamadığını, bunun da davalının bilgisayarlarını kapatmasından kaynaklandığını, davacının cari hesap ekstresi düzenleyip kendisine tebliğ etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 22.12.2017 tarih, 2016/204 E., 2017/1486 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 17 nci maddesi gereği davacı ... şirketinin defter ve kayıtlarının taraflar arasındaki ihtilafta esas alınacağı, davalı şirketin 27.03.2003 tarihinden acentelik ekranının fiilen kapatıldığı 13.08.2005 tarihine kadar toplam 103.239,10 TL pirim üretilmiş olduğu, bu süre içerisinde davalının 12.454,97 TL komisyon hak ettiği, iptallere isabet eden komisyonlar düşüldükten sonra net komisyon tutarının 10.323,91 TL olduğu, davalının davacıya yapmış olduğu ödemelerin ise 85.615,76 TL olduğu ve bakiye olarak davacının 7.299,43 TL alacağının kaldığı, davalının davacı tarafça gönderilen ve 02.06.2006 tarihinde tebliğ edilen 26.05.2006 tarihli ihtarname ile tanınan 5 gün süre sonunda temerrüde düştüğü ve temerrüt tarihinin 08.06.2006 tarihi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.299,43 TL'nin 08.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek %25 oranından başlayan değişen oranda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince karar temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 26.06.2019 tarih, 2018/2596 E., 2019/4905 K. sayılı kararı ile“...1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-..Dairemizin 2014/9808 Esas, 2014/18854 Karar sayılı bozma ilamı gereği, davacı alacağının tespiti bakımından bilirkişi raporu alınmış, raporda; tarafların ticari defter ve rejistro kayıtlarına göre davalının acentelik faaliyetinin başladığı 27/03/2003 tarihinden acentelik ekranının fiilen kapatıldığı 13/08/2005 tarihine kadar toplam 103.239,10 TL pirim üretmiş olduğu, bu süre içerisinde davalının 10.323,91 TL %10 net komisyon hak ettiği, davalının davacıya yapmış olduğu ödemelerin ise 85.615,76 TL olduğu, bakiye olarak davacının 7.299,43 TL alacağı bulunduğu bildirilmiştir.
Ancak, yukarıda bahsedildiği gibi bilirkişi raporunda tahsil edilen prim tutarı toplamından %10 komisyon oranı uygulanarak davalının hak ettiği komisyon tutarı 10.323,91 TL olarak belirlenmişse de; taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesi ekinde bulunan komisyon ücret cetveline göre tek bir komisyon oranı değil her bir sigorta türü için uygulanacak farklı komisyon oranları belirlenmiştir.
Bu itibarla mahkemece davacı alacağının tespiti bakımından, yukarıda anlatılan hususlar nazara alınarak, önceki bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerek.Dairemizin 2014/9808 Esas, 2014/18854 Karar sayılı bozma ilamı gereği, davacı alacağının tespiti bakımından bilirkişi raporu alınmış, raporda; tarafların ticari defter ve rejistro kayıtlarına göre davalının acentelik faaliyetinin başladığı 27/03/2003 tarihinden acentelik ekranının fiilen kapatıldığı 13/08/2005 tarihine kadar toplam 103.239,10 TL pirim üretmiş olduğu, bu süre içerisinde davalının 10.323,91 TL %10 net komisyon hak ettiği, davalının davacıya yapmış olduğu ödemelerin ise 85.615,76 TL olduğu, bakiye olarak davacının 7.299,43 TL alacağı bulunduğu bildirilmiştir.
Ancak, yukarıda bahsedildiği gibi bilirkişi raporunda tahsil edilen prim tutarı toplamından %10 komisyon oranı uygulanarak davalının hak ettiği komisyon tutarı 10.323,91 TL olarak belirlenmişse de; taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesi ekinde bulunan komisyon ücret cetveline göre tek bir komisyon oranı değil her bir sigorta türü için uygulanacak farklı komisyon oranları belirlenmiştir.
Bu itibarla mahkemece davacı alacağının tespiti bakımından, yukarıda anlatılan hususlar nazara alınarak, önceki bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerektiği ... ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 17 nci maddesi gereğince davacı ... şirketinin defter ve kayıtlarının taraflar arasındaki ihtilafta esas alınacağı hükmü uyarınca davacı kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu davalı şirketin 27.03.2003 tarihinden acentelik ekranının fiilen kapatıldığı 13.08.2005 tarihine kadar toplam 103.239,10 TL prim üretmiş olduğu, bu süre içerisinde iptallere isabet eden komisyonlar düşüldükten sonra davalının net 16.942,06 TL komisyon hak ettiği, davalının davacıya yapmış olduğu ödemelerin ise 85.615,76 TL olduğu anlaşıldığından bakiye olarak davacının 681,28 TL alacağının kaldığı, davalının davacı tarafça gönderilen ve 02.06.2006 tarihinde tebliğ edilen 26.05.2006 tarihli ihtarname ile tanınan 5 gün süre sonunda temerrüde düştüğü ve temerrüt tarihinin 08.06.2006 tarihi olduğu, yine taraflar arasındaki sözleşme gereği ve taraflar arasında ticari bir iş yürütülmüş olması nedeni ile uygulanacak faiz türünün avans faizi olduğu gerekçesiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yürütülen icra takibi sırasında yapılacak tahsilatlar ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile 681,28 TL'nin 08.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek %25 oranından başlayan değişen oranda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunu hiçbir şekilde kabul etmediklerini, bilirkişiler aynı rejistro ve tahsilat kayıtlarını incelemekte olup, farklı farklı sonuçlara eriştiklerinden önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, sigorta şirketi tarafından poliçe düzenlemesi yetkisinin ortadan kalktığı tarihten sonra kesilen poliçeler içinde komisyon miktarı hesaplanmış olduğundan alacak kalemlerinde eksilme meydana geldiğini, müvekkili şirket tarafından acentelik sözleşmesi gereğince tahsil edilmiş olan primlerin aktarılmaması nedeniyle feshedildiğini, müvekkili ticari defter ve kayıtlarına göre alacağının 35.539,82 TL olduğunu, ticari defterlerin delil olacağına dair taraflar arasında delil sözleşmesi olduğundan belirtilen alacağa hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinden doğan sigorta prim alacağının davalı acenteden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.