4. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ : 25.07.2013
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasındaki hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat (itirazın iptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ın 04.02.2013 tarihinde vefat ettiğini, vefatından önce Yapı Kredi Bankası A.Ş. Eskişehir Şubesi'nden kullandığı kredilerin teminatı olarak davalı ile aralarında toplam 28.500,00 TL değerinde 4 farklı hayat sigorta poliçesinin düzenlendiğini,'ın vefatından sonra yapılan başvuruya rağmen davalının TTK.'nın 1290 ve Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C.3.maddelerini gerekçe göstererek “vefat tazminatını ödemeyeceklerini” bildirdiğini, davacıların bankadan alınan krediyi ödemek zorunda kaldıklarını, ödenen miktarın tahsili amacıyla başlattıkları takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini, davacıların murisi 'ın solunum yetmezliği nedeniyle vefat ettiğini, sigorta poliçelerinin düzenlendiği tarihte ölümüne sebep olan rahatsızlığı ile ilgili hiçbir teşhis ve tanının bulunmadığını, buna ilişkin doktor raporunun olmadığını ve tedavi de uygulanmadığını, davalının, sigortalının ölüm sebebi olan KOAH hastalığı ile ilgili Eskişehir Devlet Hastanesi'nden alındığını ileri sürdükleri 08.06.2007 tarihli belgeye araştırmalarında rastlamadıklarını, ilgili hastanede yer alan hizmet detay belgesinde “astım, tanımlanmamış” şeklinde ibarenin yer aldığını, KOAH tanımlaması ile ilgili bir belge ve raporun bulunmadığını, tazminatın ödenmemesinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, murisin ölüm sebebinin kalp yetmezliği ya da kalp rahatsızlığı ile ilgili olmadığını, davalının poliçe imzalandığı tarihte de murisin hastane kayıtlarına rahatlıkla ulaşma imkanının bulunduğunu belirterek davalının itirazının iptaline ve davacılar yararına alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisinin 4 adet Kredili Hayat Sigortası Poliçesi ile sigortalandığını, murisin katılım beyan formunda “tüm kalp ve damar hastalıkları, felç, diyabet, her türlü kanser, ruh ve sinir hastalıkları, böbrek, akciğer, karaciğer ve kan hastalıklarının olmadığını, son 5 yıl içerisinde 5 günden uzun süre hastaneye yatmasını gerektiren ameliyat olmadığını, kapsamlı bir tedavi görmediğini ve hali hazırda malul olmadığını, son 12 ay içerisinde 30 günden uzun süreli sağlık raporu ile izin almadığını, düzenli bir tedavi veya kontrole ihtiyaç olan sağlık probleminin bulunmadığını” beyan ettiğini, sigorta sözleşmelerinin de bu beyan esas alınarak düzenlendiğini, murisin 04.02.2013 tarihinde “solunum yetmezliği, KOAH ve diyabet rahatsızlıkları” nedeniyle vefat ettiğini, yapılan araştırma sonucunda sigortalıya 18.06.2007 tarihinde “KOAH”, 10.08.2007 tarihinde ise "Hipertansiyon ve Kalp Yetmezliği” tanılarının konulduğunun ve sigortalının bu nedenle tedavi gördüğünün öğrenildiğini, bu hastalıkların poliçe öncesinde mevcut ve teşhis edilmiş olduğunu, sigortalının Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C.2 ve TTK.'nın 1290.maddeleri gereğince beyan hükümlülüğüne aykırı davrandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemesinin 30.10.2015 tarihli 2014/184 E. 2015/1346 K. sayılı kararı ile iddia, savunma, toplanan delillere göre davanın kısmen kabulü ile davalının Eskişehir 6. İcra Dairesinin 2013/5098 esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın 9.111,11 TL yönünden iptaline, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.06.2019 tarihli ve 2016/7827 E.-2019/7189 K. sayılı ilamında özetle "Somut olayda davacılar murisince Yapı ve Kredi Bankası'ndan tüketici kredisi çekildiğini, bu esnada murisi adına davalı sigorta şirketince Hayat Sigorta poliçesi tanzim edildiğini, murisin vefatı nedeniyle davalı sigorta şirketince ödeme yapılmadığını ileri sürerek sigorta bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmektedirler. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun yürürlükte olduğu 25.07.2013 tarihinde açılmıştır. Davacılar ile davalı sigorta şirketi arasındaki uyuşmazlık 6102 sayılı TTK 1487 vd. maddesinde düzenlenen Hayat Sigorta Poliçesinden kaynaklanmaktadır. 6102 sayılı TTK 4/a maddesinde "bu kanunda" öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, Yasanın 5. maddesinde de Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen dikkate alınması zorunludur. Bu durumda, davacıların murisi ile davalı sigorta şirketi arasındaki ilişkinin ticari nitelikte olduğu dolayısıyla davanın ticari dava ve görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu göz önünde tutularak Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına, bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2019/3778 esas, 2020/8427 karar sayılı örnek ilamı, yine aynı dairenin 2019/5609, esas 2020/8487 karar sayılı örnek ilamlarında da belirtildiği üzere sigorta sözleşmesinden önce hastalığın bildirilmemesinin ve sigortalının bildirilmeyen hastalık nedeniyle ölmesi durumunda TTK'nun 1439. ve Hayat Sigortaları Genel Şartlarının C2 ve C3 maddeleri hükümlerinin ihlali anlamına geldiği, davacı vekilince bilirkişi raporlarına itirazlarında ve dilekçelerinde murisinin sigorta poliçesindeki formları kendi el yazısıyla düzenlemediği, bu nedenle herhangi bir kastının bulunmadığı ya da hastalığını gizlemek istemediğini bildirmişse de bu durumun murisin beyan yükümlüğünü ortadan kaldırmayacağı ve sigorta sözleşmelerinin iyi niyet sözleşmeleri olduğu ve tarafların sözleşme kurulması aşamasında birbirlerini aydınlatma yükümlülüğü altında olduğu, bu nedenle davacıların bu iddialarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin gerekçesinde dayandığı tüm Yargıtay kararlarında sigortalının sigorta sözleşmesinin başlangıcında var olan hastalığını "KASITLI" olarak saklaması halinde tazminata hak kazanamayacağının belirtildiğini, oysa dosya içindeki 03.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda "..zira katılım beyanında da müteveffanın sadece imzası bulunmakta olup, sağlığı ile ilgili sorulara doğru cevap verdiğine ilişkin kendi el yazısı ile beyanı da bulunmadığından, kusurlu da olsa kastının bulunmadığı görüşü kurulumuzda hakim olmuştur" şeklinde kanaat belirtildiğini, mahkemece gerekçeli kararda "Dosyanın daha fazla sürüncemede kalmaması ve usul ekonomisi gereğince tekrar bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/184 E. sayılı dosyasında düzenlenen 24.09.2014 tarihli ATK raporu ve 03.02.2015 tarihli kök rapor ve 20.07.2015 tarihli ek raporun incelemelerde dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır" denilmesine rağmen 03.02.2015 tarihli kök rapor ve ek raporun hilafına karar verildiğini, davanın sürüncemede kalması ve usul ekonomisinin davalıyı değil davacıları etkileyen bir husus olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacıların murisinin vefatından dolayı müteveffanın ölümünden önce düzenlenen hayat sigortası poliçesi kapsamında vefat tazminatının tahsili talebine ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu'nun 1290 ıncı (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1435 ve 1439 uncu) maddeleri, Hayat Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Davacılar
269,85 TL 0.H.
59,30 TL P.H.
210,55 TL Kalan
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.