7. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... Telekomünikasyon A.Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan ve istenen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece alacağın davadan önce ödendiği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç yapılan ödemenin niteliğine, dosya kapsamında toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Borçlar Kanununun 84. maddesi hükmünde borçluya, faiz veya giderleri ödemede gecikme halinde, kural olarak yapılan kısmi ödemenin öncelikle işlemiş faiz borcuna mahsup edilmesi zorunludur. Bu kuralın taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce resen dikkate alınması ve kısmi ödemenin öncelikle işlemiş faiz borcundan mahsup edilmesi gerekir.
Somut olaya gelince, davacı taraf, davalı tarafından kabloya verilen hasar nedeniyle aleyhlerine tazminat davası açıldığını, talep edilen bedelin yargılama sırasında ödenmesine rağmen ilgili birimlerince kendilerine bildirilmediğinden hasar bedelinin ödendiğinin cevap ve temyiz aşamalarında öne sürülmediğini, bu davada verilen karar nedeniyle davalının takibe geçtiğini öne sürerek, davalıya takip dosyasında talep edilen 3.403,79 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı taraf, takibe konu asıl alacak miktarı olan 2.368,98 TL’nin kablo hasar bedelinin tahsili için açtıkları önceki tazminat davası devam ederken 10.08.2006 tarihinde ödendiğini, ancak takibe konu işlemiş faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin ödenmediğini savunmuştur. Mahkemece, takibe konu borcun daha önce ödendiği, davalının haksız yere takibe geçtiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya takip dosyasında talep edilen 3.403,79 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Alacak haksız fiilden kaynaklandığından davalı tarafın olay tarihinden itibaren temerrüt(gecikme) faizi isteme hakkının da bulunduğu, davacı tarafın sadece hasar bedeli olarak istenen bedeli ödemekle tüm borçtan kurtulmasının mümkün bulunmadığı, olay tarihi ile ödeme tarihi arasındaki dönem için hesaplanacak işlemiş temerrüt(gecikme) faizini de ödemek zorunda olduğu dikkate alındığında, yapılan ödemenin kısmi ödeme olarak nitelendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Kanun hükümleri gözardı edilerek kanuna aykırı biçimde hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, öncelikle olay tarihi ile 10.08.2006 ödeme tarihi arasındaki dönem için davalı tarafın işlemiş temerrüt (gecikme)faizi alacağı mahkemece hesaplanmalı veya uzman bilirkişiye hesaplattırılmalı, davacı tarafından yapılan kısmi ödemenin işlemiş faiz borcundan fazla olduğunun anlaşılması halinde Borçlar Kanununun yukarıda açıklanan hükmü gereğince işlemiş faiz borcu kısmi ödemeden düşülerek yapılan kısmi ödeme öncelikle faiz borcuna mahsup edilmeli, kalan ödeme miktarı asıl borçtan düşülerek davalı tarafın icra takip tarihi itibariyle kalan asıl ve işlemiş faiz alacağı duraksamasız belirlenmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm verilmelidir
Mahkemece davacı tarafından yapılan ödemenin niteliğinde ve yasal düzenlemelerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 251,00 TL harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 04.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.