7. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yenisinin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece 1928 yılında bekar ve çocuksuz olarak ölen miras bırakan...'nin anne ve babası ile kardeşi ...'un kendisinden önce öldükleri, geriye mirasçı olarak kardeşi ...'un çocukları ... ve .....'nin kaldığı, bunlardan ...'un miras bırakandan sonra 1941 yılında ölümü ile geriye mirasçı olarak eşi ... ile çocukları ..., .... ve ....'i bıraktığı, yine.....nin de miras bırakandan sonra 1952 yılında ölümü ile geriye mirasçısı olarak kendisinden sonra 1984 yılında ölen oğlu ....'nin mirasçıları, eşi .... ile çocukları ...,...,.... ve ....'nin kaldığı, miras bırakanın bunlardan başka mirasçısının bulunmaması nedeniyle iptali istenilen mirasçılık belgesinde ketmedilen mirasçı olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç da davanın niteliğine, dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Mirasçılık belgesi, mirasçıların miras bırakanla irs ilişkisini ve miras paylarını gösteren bir belgedir. 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 517. maddesi hükmüne göre miras ölümle açılır. Mirasçı olabilmek için miras bırakanın ölüm gününde mirasçılığa ehil ve sağ olmak yeterlidir. Mülga 2675 sayılı Kanunun 22/1. maddesi hükmüne göre de, miras ölenin milli hukukuna tabidir. Türkiye'de bulunan taşınmaz mallar hakkında Türk hukuku uygulanır. Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir. Suriye uyruklu kişilerin Türkiye'de bulunan taşınmaz malları yönünden 1062 sayılı Kanun ile ve 13.11.1939 gün ve 2/10250 sayılı, 18.11.1957 gün ve 4/9697 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnameleri ile kısıtlamalar getirilmiş, bu kararnameler ile Suriye uyruklu kişilerin Türkiye'de bulunan taşınmazlarının her türlü tedavülü yasaklanmış, üzerlerinde ayni hak kurulması da önlenmiştir. 01.10.1966 gün ve 6/7104 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile de bu gibi mallara vaziyet edilmesi kararlaştırılmıştır. Anılan bu kısıtlayıcı hükümlerin Suriye uyruklu mirasçılara intikal edecek taşınmazlar yönünden de uygulanacağı kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; davacı ... Türkiye'de taşınmazları bulunan Suriye uyruklu miras bırakan...'nin 1928 yılında bekar ve çocuksuz olarak ölmesi nedeniyle İskenderun Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.09.1992 gün ve 1992/858 esas, 1992/1098 karar sayılı dosyasında hasımsız olarak açılan dava sonucunda mirasçılık belgesi verildiğini, bu mirasçılık belgesinde bir kısım mirasçıların ketmedilerek hazinenin zarara uğratıldığını öne sürerek söz konusu mirasçılık belgesinin iptali ile yenisinin verilmesini talep ve dava etmiştir. İptali istenilen mirasçılık belgesinde Halep Şehri, Aziziye Mahallesi 14/1'de nüfusa kayıtlı... ve ....den olma 1868 doğumlu ve 1928 yılında ölen miras bırakan Dezire ...(....)'nin mirasının 32 pay kabul edilerek 16 payının kardeşi ...'un oğlu ...'un mirasçıları, eşi .... ile çocukları ..., .... ve .... arasında, kalan 16 payın da ...'un kızı ....'nin oğlu ....'nin mirasçıları, eşi .... ile çocukları ...., ..., ... ve ... ... arasında paylaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için miras bırakan ile tüm mirasçılarının nüfus aile kayıtlarının getirtilerek incelenmesi, 1928 yılında ölen miras bırakanın ölümü ile birlikte malvarlığının kendiliğinden ve kanun gereğince mirasçılarına geçeceği, miras bırakanın bir kısım mirasçılarının da Suriye uyruklu olduğu gözetildiğinde, Suriye uyruklu olan ve miras bırakandan sonra ölen mirasçıların Türkiye'deki taşınmazlarının durumunun az yukarıda açıklanan kısıtlayıcı kanun ve kararname hükümleri ile Tapu Kanunu'nun 35. maddesi hükmünde öngörülen karşılıklılık ilkesi gözetilerek tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece miras bırakan ile tüm mirasçılarını gösterir nüfus kayıtlarının dosyada bulunmadığı göz ardı edilmiş, Maliye Bakanlığı Kontrolörü... tarafından hazırlanan 28.01.2000 tarihli basit raporda miras bırakan...'nin nüfus aile kayıtlarının Dışişleri Bakanlığı tarafından getirtilerek tercüme edildiği belirtilmesine rağmen mahkemece bu kayıtlar ve raporda sözü edilen sonradan ölen mirasçılara ait mirasçılık belgesi verilmesine esas mahkeme dosyaları getirtilip incelenmemiş, miras bırakandan Suriye uyruklu mirasçılarına intikal eden Türkiye'deki taşınmazların miras bırakanın ölüm gününden sonra yürürlüğe giren ve az yukarıda açıklanan kanun ve Bakanlar Kurulu Kararnameleri karşısındaki hukuki durumu tartışılmamış, miras bırakandan sonra ölen Suriye uyruklu mirasçılarının ölüm günü itibarıyla Suriye ile ülkemiz arasında miras yolu ile taşınmaz edinmede karşılıklığın bulunmadığı göz ardı edilerek hüküm verilmiştir. Eksik araştırma ve soruşturma ile ve yasal düzenlemeler göz ardı edilerek hüküm verilemez.
O halde mahkemece öncelikle Maliye Bakanlığı Kontrolörü... tarafından hazırlanan raporda sözü edilen miras bırakanın ve bir kısım mirasçılarının mirasçılık belgelerinin verilmesine esas dava dosyaları ile, miras bırakan ve tüm mirasçılarını gösterir nüfus aile kayıtları ilgili yerlerden getirtilerek incelenmeli, miras bırakan ve miras bırakandan sonra ölen bir kısım mirasçıların Suriye uyruklu olduğu gözetilerek miras bırakana ait taşınmazların az yukarıda açıklanan kanun ve Bakanlar Kurulu Kararnameleri karşısında hukuki durumlarının ne olacağı, Suriye uyruklu mirasçıların bu kanun ve kararnameler ile karşılıklılığın bulunmadığı gerçeği karşısında Türkiye'de bulunan taşınmazları miras yolu ile edinip edinemeyecekleri tartışılıp değerlendirilmeli, bu yolla miras bırakanın tüm mirasçıları ve miras payları sağlıklı ve denetime elverişli bir biçimde belirlenerek iptali istenilen mirasçılık belgesinde bir yanlışlık olup olmadığı incelenmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Mahkemece açıklanan bu olgular göz ardı edilerek, nüfus kayıtları dahi getirtilmeden eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz, davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.