7. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin davalı işverence fesih edildiğini,fesih sonrası ödenen kıdem ve ihbar tazminatının eksik olduğunu ileri sürerek, bakiye kıdem ve ihbar tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ihbar öneli tanındığını kıdem tazminatının ise ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak,davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının bakiye kıdem tazminatı alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanununun 32. maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve
benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır. İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası pirim ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dahil olup, tazminata esas ücrete eklenmelidir. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan pirim değişkenlik gösterse de, kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir.
Davacı taraf giydirilmiş brüt ücretin hesabına prim ödemelerinin dikkate alınmaması sebebiyle ödenen kıdem tazminatının eksik olduğunu iddia ederek bakiye kıdem tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmektedir.Davalı taraf ise davacıya kıdem tazminatının ödendiğini savunmuştur.
Davalı tarafça 29.12.2010 tarihli dilkeçe ekinde sunulan bordrolar imzasızdır ve bordrolarda prim ödemesine dair kayıt yoktur.Davacı tarafın delil listesine eklenen bir kısım bordro kayıtlarında ise (ek 6 ) prim ödemlerine rastlanmaktadır.
Hizmet döküm cetvelinde aylara göre farklılaşan tutarlar üzerinden prim ödemesi yapıldığı bu tutarların davacı tarafça sunulan bordroların bir kısmıyla örtüştüğü anlaşılmaktadır.
Mahkemece "...kıdem tazminatı bakımından da pirim ödemesinin devamlılık arz etmediği bu nedenle de kıdem tazminatı farkı alacağının da olmadığı ..." değerlendirmesi ile fark kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak dosya içerisindeki bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde son 1 yıl içerisinde iki ay dışında davacıya prim ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır.Bu tespit karşısında prim ödemesi hususunda devamlılık şartının yerine gelmiş olduğunun kabulü gerekir.Farklı tutarlarda prim ödemesi yapılması bu durumu değiştirmez.23.3.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda ödenen primlerin ortalamasının alınarak giydirilmiş ücret hesabında bu tutarın nazara alınması doğru bir hesaplama yöntemidir. Mahkemece 23.3.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda hesap edilen bakiye kıdem tazminatı tutarının hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 5.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.