11. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1336 Esas, 2023/653 Karar
HÜKÜM : Esastan ret; asıl ve birleşen davaların kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/998 E., 2019/1271 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalının davacı banka vasıtasıyla aldığı hisse senetleri bedelini şirketin iflası nedeniyle tahsil edemediğini, bu nedenle davalı tarafından davacıya karşı İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/275 E. sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini ve davada verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından onandığını ve bedelin davacı banka tarafından davalıya
ödendiğini, bu sırada müvekkil bankanın alacağın kısmen ikame edildiğini öğrendiğini, ödemeden sonra davalının iflas işlemleri kapsamında yapılan dağıtım dolayısıyla 156.472,96 USD'nin ... Holdingi Inc. Ve ... Treasury Co Bv'den tahsil ettiği farkedildiğini, davalının aynı yapılandırılmış tahvillerin bedellerini iki defa tahsil edemeyeceğini, ... Holdings Inc. Ve ... Treasury Co. Bv'den tahsil ettiği tutarları tahsil tarihinden itibaren 10. Ticaret Mahkemesi'nin 2009/275 E. sayılı dosyasına bildirmiş olması gerekirken herhangi bir bildirim yapmadığını, aynı alacağı iki defa tahsil yoluna gittiğini, bu durumun sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini, doğacak tüm talep ve tasarruf haklarının müvekkil bankaya ait olduğunu, bankanın davalının tahvil üzerindeki haklarını, tasaruf hakkı ve faizlerini temellük edeceğinin açık olduğunu ileri sürerek davanın kabulünü, 156.472,96 USD'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki döviz satış kuru karşılığı olan Türk Lirası cinsinden tahsili ile müvekkil bankaya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davadaki beyanlarıyla 22.807,59 USD'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsili ile müvekkili bankaya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davanın cevap dilekçesinde; davalının davacı bankanın ... Şubesi müşterisi olarak uzun yıllar yatırımlarını davacı bankada değerlendirdiğini, bankanın yatırım uzmanlarının yönlendirme, tavsiye ve telkinleri ile ...'a ait hisseleri 500.000,00 USD ödeyerek satın aldığını, davacı bankanın yatırım uzmanlarının anapara garantili olduğu hususunu özellikle vurgulayarak müvekkili hisselerini almaya ikna ettiği ...'ın 15 Eylül 2008 tarihinde iflas ettiğini, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/275 E. sayılı dosyası ile davalı tarafından davacı bankaya yönelik tazminat davası açıldığını, davanın kabul edildiğini ve tazminat bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiğini, bu ödemeden sonra Lehman Borthers tarafından davalıya yapılan ödemenin davacı banka tarafından yapılan ödemeden farklı olduğunu, davacının yaptığı ödemenin tazminata dayalı, ...'ın yaptığı ödemenin ise alacak niteliğinde olduğunu, davalının sırf bankanın eksik ve yanıltıcı bilgilendirmesi nedeniyle bu yatırıma yönlendirildiğini ve şirket iflas ettiğinden satm aldığı hisselerin bedelini çok uzun süre tahsil edememediğini, bu nedenle davacı banka ve ... tarafından ayrı ayrı ödenen bedellerin birbiri yerine ikamesinin mümkün olmadığından sebepsiz zenginleşmeye neden olmasının mümkün olmadığını, talebin zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davanın cevap dilekçesinde; asıl davadaki beyanlarıyla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlığın İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/275 E. ve 2011/83 K. sayılı ilamında ...'ın iflası nedeni ile oluşan zarardan davalı bankanın kusursuz sorumluluk ilkelerine göre tam sorumlu olduğu gerekçesiyle ...'nun toplamda ödemiş olduğu 500.000,00 USD'nin temerrüt tarihinden itibaren ...'tan tahsil edilerek ...'ya verilmesi sonrası ...'ın iflas tasfiyesi sonucu doğan bedelin de ...'ya ödenmesinin sebepsiz zenginleştirme oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı, asıl ve birleşen davaların sebepsiz zenginleşmeye neden olan 156.472,96 USD ve 22.807,59 USD'nin iadesi istemine ilişkin olduğu, ilamdan sonra yapılan işbu davaya konu ödemelerin bu nedenle davalı açısından sebepsiz zenginleşme yarattığı, bu gerekçeye göre davalı tarafın aktif dava sıfatına ilişkin itirazı ile birlikte esasa ilişkin savunmalarının da yerinde olmadığı, davaların kabulüne karar vermek gerektiği, ödemenin sebepsiz zenginleştirme oluşturmasında davalının kötü niyetli olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, temerrüt faizlerinin dava tarihlerinden itibaren başlatılması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulü ile asıl dava yönünden 56.472,96 USD'nin asıl dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) dördüncü maddesinin (a) bendi
gereğince Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında temerrüt faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden 22.807,59 USD'nin birleşen dosya dava tarihinden itibaren aynı madde gereğince Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında temerrüt faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafından, davacı banka aracılığıyla ... Treasury Co. B.V. tarafından ihraç edilen ve ... Holdings Inc. tarafından garanti edilen yapılandırılmış tahvil satın alındığı, buna göre, söz konusu tahviller nedeniyle, tahvilleri ihraç eden ve buna garanti veren adı geçen şirketlerin davalıya karşı sorumlu olduğu, davalının, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/275 E. sayılı dosyasında ...'ın sorumluluğunu adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğuna dayandırdığı, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/275 E. sayılı dosyasında açılan davada, mahkemece uğranılan zararın tazmini için tahvillerin bedeline hükmedildiği ve ... tarafından, hüküm altına alınan tutarın davalıya ödendiği, bu davada, her ne kadar tazminata hükmedilmiş ise de, davalının zararı tahvil bedeline ilişkin olduğundan davacı ... ile ... Treasury Co. B.V. ve ... Holdings Inc. 'in sorumlulukları farklı hukuki sebebe(tazminat-alacak) dayansa da sonuçta her ikisi de tahvil bedeline ilişkin olduğundan bunlardan biri tarafından yapılan ödeme sonunda davalının alacağının sona ereceği, buna göre, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/275 E. sayılı dosyasında hüküm altına alınan tazminatın ... tarafından ödenmesiyle davacı alacağının sona erdiği ve anılan yasal düzenlemeler kapsamında davacının davalıya halef olduğu, ... Treasury Co. B.V. ve ... Holdings Inc. tarafından davalıya yapılan dava konusu ödemeler ile davalının, davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği, davacının geri isteme hakkının icra dosyasına ödeme yapılan 24.01.2014 tarihinde açıldığı, asıl ve birleşen davanın açıldığı tarih itibariyle alacağın zamanaşımına uğradığı, açıklanan nedenlerle mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, Mahkemece davacı yararına yabancı para alacağının dava tarihindeki değerine ve karar tarihindeki tarifeye hükmedildiğine göre, mahkemenin vekâlet ücretine ilişkin kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 77 nci maddesi
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
01.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.