4. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/196 E., 2021/558 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalı ... (SGK) vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl davada, müvekkiline sağlık sigortası poliçesi ile sigortalı olan dava dışı...'ın, 29.07.2008 tarihinde, davalılardan ...in malik/sürücüsü, ...Sigorta A.Ş.'nin trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu iken, diğer davalıların işleten, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçla çarpışması sonucu yaralandığını, müvekkili tarafından sigortalı...'ın tedavi giderlerinin karşılandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 38.382,72 TL'nin 14.10.2008 olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 05.05.2010 tarihli dilekçe ile talebini toplam 41.501,23 TL olarak ıslah etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; aynı sigortalısı ...'ın tedavi gideri olarak 19.10.2009 tarihinde toplam 30.319,22 TL tedavi gideri ödendiğini belirterek, fazlaya ve yeni yapılacak tedavi giderlerine ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.319,22 TL alacağın 19.10.2009 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olarak ve faiz sorumluluğu dava tarihinden başlamak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin... plakalı ticari taksinin maliki olduğunu, ...'ın tedavi giderlerinin yapmış olduğu trafik poliçesi teminatı kapsamında kaldığından sorumluluğunun bulunmadığını, ancak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 82 nci maddesi kapsamında sürücüsünün ancak kusur durumunun ispatlanması halinde kusur oranına göre sorumluluğunun bulunacağını, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna göre asli kusurun karşı araç maliki ve sürücüsünde olduğunu, tedavi giderlerinin Sağlık Bakanlığı tarifelerine göre saptanması gerektiğini, izah edilen nedenlerle müvekkili açısından davanın reddine, ücreti vekalet ve masrafların davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinini talep etmiştir.
Davalılardan ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı motosiklet için müvekkili sigorta şirketince 5050143 nolu ve trafik sigorta poliçesi ile güvence verilmiş olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğundan söz edilebilmesi için öncelikle tarafların kusur durumunun saptanması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin çekişmeye konu trafik kazasında zarar gören için yapılan tedavi masraflarının 2918 sayılı KTK'nın 8/b maddesi gereğince "Sağlık Bakanlığı Tarifeleri" uygulanmak üzere ortaya çıkacak hizmet bedellerinden sorumlu olabileceğini, müvekkili şirket aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, adına kayıtlı ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken 29.07.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında motosiklette bulunan dava dışı...’ın yaralanmış olduğunu, söz konusu yaralanma nedeni ile gerekli tedavilerinin yapıldığını, dava dışı... için yapılan tedavi masraflarının 2918 sayılı KTK'nın 98 inci maddesi gereğince ... plakalı motosiklet için trafik sigorta poliçesi düzenleyen ...Sigorta şirketince ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin trafik poliçesi tanzimi açısından sorumluluklarını yerine getirdiğini, bu nedenle de davacı tarafın taleplerinin müvekkili açısından reddi ile davacının taleplerinin diğer davalılar tarafından yerine getirilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Davalılardan ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı araç için müvekkili sigorta şirketince 8458405 nolu ve trafik sigorta poliçesi ile güvence verilmiş olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun trafik sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğundan söz edilebilmesi için öncelikle tarafların kusur durumunun saptanması gerektiğini, faiz talebini de kabul etmediklerini, davacı tarafın müvekkili sigorta şirketine başvuruda bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, masraf ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... dilekçesinde; meydana gelen kazada bir kusuru olmadığını ve tazminattan sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir.
Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 6111 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 25.02.2011 tarihinden önce meydana gelen kazalar nedeniyle tedavi giderlerinin karşılanması yönünden Güvence Hesabına aktarım yapılmadan sigorta şirketlerinin sorumluluklarının sona ermediğini, ayrıca aynı Kanun'un geçici 1 inci maddesine göre; kanunun yayım tarihinden önce meydana gelen kaza sonrasında ödenen tedavi giderleri için davacı ... şirketince rücu edilemeyeceğini, izah edilen nedenlerle ihbar talebinin yersiz ve mesnetsiz olup kurumca müdahil olunmayacağını beyan etmiştir.
III. MAHKEMENİN İLK KARARI
Mahkemenin 17.12.2015 tarih ve 2008/415 - 2015/472 sayılı kararı ile; asıl davada 38.382,74 TL'nin 14.10.2008 tarihinden itibaren davalılar ... (6/8 oranı ile sınırlı olmak üzere) davalılar ... ve ... (Her ikisi de 2/8 oranında sorumlu olmak üzere) ve SGK'dan (tamamı ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, asıl davada ıslah edilen 3.118,51 TL'nin ıslah tarihi olan 05.05.2010 tarihinden itibaren davalılar ... (6/8 oranı ile sınırlı olmak üzere) davalılar ... ve ... (Her ikisi de 2/8 oranında sorumlu olmak üzere) ve SGK'dan (tamamı ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, asıl davada ...Sigorta A.Ş. ve ...Sigorta A.Ş.'nin taraf ehliyeti kalmadığından bu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, birleşen davada 30.319,22 TL'nin 19.10.2009 tarihinden itibaren davalılar ... (6/8 oranı ile sınırlı olmak üzere) davalılar ... ve ... (Her ikisi de 2/8 oranında sorumlu olmak üzere) ve SGK'dan (tamamı ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davada ...Sigorta A.Ş. ve ...Sigorta A.Ş.'nin taraf ehliyeti kalmadığından bu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde; dahili davalı SGK Başkanlığı vekili, davalı ..., davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Karardan sonra mahkemece 31.08.2018 tarihli ek karar ile tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiş, iş bu ek karar da davacı vekili tarafından temyiz edilmiş vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2019 tarih ve 2016/6113 - 2019/3444 sayılı kararı ile; dahili davalı SGK Başkanlığı yönünden faiz başlangıç tarihlerinin davaya dahil edildiği 04.11.2013 tarihi olarak esas alınması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin isabetli olmadığı ayrıca harçtan muaf olduğu gözetilmesi gerektiği, davalılar ..., ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları yönünden; belgeli tedavi giderleri yönünden sorumluluğun ...'na ait olduğunu, mahkemece, bilirkişi raporu ile saptanan belgeli tedavi giderlerinin tamamından 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi kapsamında SGK'nun sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davalılar ..., ... ve ...'un da sorumlu tutulmasının isabetli olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin ek kararının temyizi yönünden; bozma nedenleri gözetildiğinde davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile; asıl davada 38.382,74 TL'nin 04.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı SGK’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, ıslah edilen 3.118,51 TL’nin 04.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı SGK’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, asıl davada davalılar ..., ..., ...Sigorta A.Ş., ...Sigorta A.Ş. ve ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ...’ın taraf ehliyeti kalmadığından bu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, birleşen davada 30.319,22 TL 'nin 04.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı SGK’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen davada davalılar ..., ..., ...Sigorta A.Ş., ...Sigorta A.Ş. ve ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ...’ın taraf ehliyeti kalmadığından bu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve dahili davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 6111 sayılı Kanun ile gelen düzenlemede sürücü ve araç malikinin müteselsil kusur sorumluluğuna ilişkin hiçbir ifade bulunmadığı, kanun koyucunun sürücü ve maliki de muaf tutma niyeti ile hareket etmesi ihtimalinde, bunu açıkça belirtmesi ve kanun metnine eklemesi gerektiğini, ayrıca burada işleten ve malikin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 ve KTK'nın 85 inci maddeleri ile düzenlenen temel sorumluluğunun ortadan kaldırılması iradesi bulunmadığını, SGK ile müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
Dahili davalı ... vekili; temyiz dilekçesinde; dosya kapsamından alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu edilen fatura tutarından 6111 sayılı Kanun gereği kurumun sorumlu olup olmadığı belirlenirken, bilirkişice fatura ve hizmet döküm çıktılarının ayrıntılarının da incelenerek tedavi giderlerine dair faturaların hizmet ile uyumlu ve gerekli olup olmadığı, trafik kazası ile illiyet bağı bulunup bulunmadığı konularında yine aynı tedavinin kurumca anlaşmalı özel hastanelerde ya da devlet hastanelerinde yapılmasının mümkün olup olmadığı hususlarında ayrıntılı inceleme yapılması gerektiğini ancak incelenmediğini, tedavi giderlerinden hangilerinin 6111 sayılı Kanun kapsamında olduğunun tespit edilmediğini, talebin zamanaşımına uğradığını, yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; dava, trafik kazası sonucu sigortalıya ödenen sağlık harcamalarının rücuen tahsili talebidir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 uncu ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin ve dahili davalı SGK vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ve dahili davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalı SGK'dan harç alınmamasına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.