11. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/01/2011 tarih ve 2007/484-2011/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka ile birleşen Koçbank A.Ş. arasında yapılan sözleşme gereğince müvekkiline ait aracın alımı sırasında söz konusu bankadan kredi kullanıldığını bu amaçla Koç Allianz Sigorta A.Ş. tarafından süper karma sigorta poliçesi düzenlendiğini, müvekkiline ait aracın kaza yapması ve hasarlanması sonucunda oluşan hasar bedelinin dava dışı sigorta şirketinden talep edilmesine karşın sigorta şirketinin poliçe taksitlerinin süresi içerisinde ödenmemesi sebebiyle poliçenin iptal edildiğini bildirdiğini, davalı ile yapılan sözleşme gereğince davalının müvekkili hesabında bulunan paraları kullanmak suretiyle sigorta prim taksitlerini ödemek durumunda bulunduğunu ileri sürerek, hasar bedeli olan 17.603 TL’nın fatura tarihlerinden itibaren uygulanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, poliçenin iptal edilmiş olmasına rağmen davalı tarafın poliçenin iptal edildiğine dair evrakı davacı tarafa tebliğ etmediği dolayısıyla davacının bu iptalden herhangi bir bilgisinin bulunmadığı, MK’nun 2. maddesi uyarınca genel iyi niyet kuralları ve taraflar arasında yapılan sözleşme içeriği gereğince davacının aracın sigorta primini ödemese dahi davalı banka tarafından bu bedelin ödenmesi ve sigorta ilişkisinin devam ettirilmesinin gerektiği zira sigortayı yapan şirketin Koçbank şirketinin iştiraki olan aynı firmaya ait sigorta şirketi olması nedeniyle bu eksikliğin giderilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 14.132,50 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankanın sorumluluğunda olduğu iddia edilen kasko prim borcunun ödenmemesi nedeniyle dava dışı sigorta şirketi tarafından iptal edilen poliçe dolayısıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka ile birleşen Koçbank A.Ş. arasında yapılan sözleşme gereğince müvekkiline ait aracın alımı sırasında söz konusu bankadan kredi kullanıldığını, bu amaçla Koç Allianz Sigorta A.Ş. tarafından süper karma sigorta poliçesi düzenlendiğini, müvekkiline ait aracın kaza yapması ve hasarlanması sonucunda oluşan hasar bedelinin dava dışı sigorta şirketinden talep edilmesine karşın sigorta şirketinin poliçe taksitlerinin süresi içerisinde ödenmemesi sebebiyle poliçenin iptal edildiğini bildirdiğini, davalı ile yapılan sözleşme gereğince davalının müvekkili hesabında bulunan paraları kullanmak suretiyle sigorta prim taksitlerini ödemek durumunda bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca davalı bankanın prim ödeme yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Buna karşın taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesi incelendiğinde, 9. madde kapsamında krediye konu aracın teminatı olmak üzere kasko poliçesi düzenlenmesinin kararlaştırıldığı, prim ödemesinin ise neticeten müşteriye ait olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. Ancak söz konusu sözleşme hükmünün, içerik itibari ile davalı banka tarafından kullandırılan kredinin teminatı olmak üzere aracın sigorta örtüsü altına alınmasını içerdiği, bir diğer anlatımla bankayı koruma amaçlı olarak konulduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla değinilen sözleşme hükümlerinin davalı banka aleyhine yorumlanması mümkün olmadığından ve davacı tarafça prim ödemesine esas olmak üzere hesabındaki paraların kullanılması yönünde bankaya verilmiş talimatın varlığı da kanıtlanamadığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.