6. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalının mülkiyetinde bulunan fuar sergi salonlarında kiracı olduğunu, davalı kiralayan tarafından ihtiyaç nedeniyle açılan tahliye davasının Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/143 esas 2008/658 karar sayılı kararı ile kabulü üzerine müvekkilinin davaya konu 1,5,6 ve 7 nolu sergi salonlarından icra marifetiyle tahliye edildiğini, verilen tahliye kararının karar düzeltme aşamasında Yargıtay’ca bozulduğunu, bu kez mahkemenin bozma ilamına uyarak tahliye isteminin reddine karar verdiğini, müvekkilinin ret kararı doğrultusunda salonları 02.12.2009 tarihinde üçüncü kişi konumunda olan ... ... A.Ş.’den teslim aldığını, icra marifetiyle tahliyenin gerçekleştirildiği 24.12.2008 ile salonların müvekkiline teslim edildiği 02.12.2009 tarihleri arasındaki dönem için müvekkilinin kira borcundan sorumlu tutulamayacağını belirterek bu dönem kira paralarına ilişkin müvekkili hakkında yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı vekili; davacı kiracının takibe süresi içinde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın hükümden düşürülmesi amacıyla itirazın iptali davası açtıklarını, bu aşamada kiracının menfi tespit istemekte hukuki yararı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık icra takibinin itiraz ile durması üzerine, itirazın iptali davası açılmadan önce borçlunun menfi tespit istemekte hukuki yararı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı alacaklı kira alacağının tahsili için ...İcra Müdürlüğünün 2009/16753 sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış, borçlu tarafından süresinde borca itiraz edilmesi üzerine takip durmuştur. İtirazın iptaline yönelik her hangi bir dava açılmamışken davalı borçlu tarafından menfi tespit istemiyle 26.08.2009 tarihinde işbu dava açılmış, alacaklı ise 24.09.2009 tarihinde itirazın iptali ve tahliye istemiyle ayrı bir dava açmıştır.
İ.İ.K.’nun 72.maddesi hükmüne göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçlunun borçlu olmadığının tespitini istemekte hukuken korunmaya değer bir menfaati bulunmak koşulu ile davanın icra takibinden önce veya takip sırasında açılması mümkündür. Menfi tespit davası gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı bir dava olarak adlandırılmaktadır.
Takip hukuku bakımından itirazın hukuki sonuçları İİK’nun 66/1.maddesinde belirtilmiş olup anılan madde hükmüne göre süresinde borca itiraz edilmesi ile takip işlemleri kendiliğinden durur. İtirazın hükümden düşürülmesi için alacaklı tarafından itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel hükümler dairesinde itirazın iptali davası açılması veya altı ay içinde İ.İ.K.’nun 68.maddesinde belirtilen belgelere dayalı olarak icra mahkemesinden itirazın kaldırılması istenilmelidir. İtirazın iptali süresini geçiren alacaklının genel hükümler dairesinde alacak davası açması da mümkündür. Alacaklı tarafından belirtilen bu süreler içinde bir dava açılmasını beklemek yerine takip borçlusunun; maruz kaldığı icra takibi nedeniyle oluşan belirsizliğin bir an evvel giderilmesini istemekte hukuken korunmaya değer bir yararı olduğu kabul edilmelidir. Yasanın açık hükmüne (İ.İ.K.’nun 72/1) göre ortada bir icra takibi söz konusu olmasa dahi yapılabilecek olası bir takibi düşünerek menfi tespit davası açması mümkün olan borçlunun icra takibiyle kendisinden hak talebinde bulunan alacaklıya karşı bu davayı açmasında hukuki yararı olduğunda kuşku yoktur. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2012 gün 2011/19-622 esas – 2012/9 sayılı kararı da aynı doğrultudadır. Menfi tespit davası bakımından takibin İ.İ.K.’nun 68.maddesinde sayılan belgelere dayalı olması veya olmaması arasında da bir fark bulunmamaktadır. Her iki halde de borç tehdidi söz konusu olup davacının menfi tesit istemekte hukuki yararı bulunmaktadır. Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olayda davacının, alacaklı tarafından henüz bir itirazın iptali davası açılmamışken, kendisine yönelik icra takibi nedeniyle menfi tespit istemekte hukuki yararı bulunmakta olup mahkemece aksi kanaatle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm belirtilen bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.