11. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2010 tarih ve 2008/879-2010/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacağının bulunduğunu, yapılan ihtara rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 4.498,95 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davalının davacı bankaya kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan borcunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davalı davacı bankadan 3.000,00 TL tüketici kredisi kullanmış, 14.02.2005 tarihinde davalının davacı bankaya tüketici kredisi borcunun kapatılması için 2.640,00 TL ödeme yapmıştır. Davacı banka tarafından, davalının 14.02.2005 tarihinde yapılan ödemesi tüketici kredisi borcuna değil de, faiz oranının daha yüksek olması nedeniyle davalının daha lehine olduğunu iddia ettiği, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı borcuna mahsup edilmiştir. Daha sonra davacı tarafından tüketici kredisi borcunun tahsili için başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itiraz sonucu açılan itirazın iptali davasında, davalının tüketici kredisi borcunun kapatılması için yaptığı ödemenin bankanın kendiliğinden davalının diğer borçlarına mahsup etmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, Yargıtay tarafından verilen karar onanarak kesinleşmiştir. İş bu davada ise, davacı banka, davalının kredi kartı ve kredili mevduat hesabına ilişkin borcunun kapatılmadığı, dolayısı ile anılan hesaplardan dolayı bankanın alacaklı olduğunu ileri sürmüş, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 14.02.2005 tarihi itibariyle dava tarihine kadar faizi ile birlikte davalının kredili mevduat hesabı ve kredi kartından kaynaklanan borcunun 4.021,62 TL olduğu, ancak bu paranın ödenip ödenmediğinin belli olmadığı belirtilmiştir. Davalı tarafından bir kısım ödemelere ilişkin belgeler sunularak bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ve mahkemece davalının yaptığını iddia ettiği ödemeler esas alınarak yazılı şekilde hüküm verilmiştir.
Oysa, mahkemece, davalının 14.02.2005 tarihinde yaptığı ödemenin tüketici kredisi borcuna yönelik olduğu göz önüne alınarak, anılan tarihten dava tarihine kadar davalının yaptığını tüm ödemeler değerlendirilerek kredi kartından ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan borcun olup olmadığını belirleyen yeni bir bilirkişiden veya mevcut bilirkişiden ek bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.