11. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.10.2008 tarih ve 2008/26 - 2008/495 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2010 gününde davalı-karşı davacı avukatı ... gelip, davacı-karşı davalı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı müvekkili ile davalı arasında 28.08.2007 tarihli sunulu anlaşma gereği 992 ada ve 610 parsel de kayıtlı gayrimenkulün bizzat davalı , davalının ortağı ve idarecisi olduğu şirket ve şirketin ortak olduğu kuruluşlar ya da kan ve sıhri hısımları tarafından satın alınması halinde davalı satış bedelinin %3+ KDV'sini ödemeyi taahhüt ettiklerini, söz konusu gayrimenkulün davalı ... ve dava dışı Mete Ataman tarafından müştereken 945.000 USD bedelle satın alındığını, her ne kadar tapuda satış bedelinin 575.000 USD olarak gösterilmiş ise de bu bedelin gerçeği yansıtmadığını, eksik gösterilen devir bedelinin, Denizbank 4.Levent Şubesi kayıtlarından satıcıya ayrıca nakden ödendiğini, satışın gerçekleşmiş olmasına karşın davalı yanca davacı müvekkilinin hizmet bedeli (tellallık ücreti) olan 38.671 YTL’nın ödenmediğini ileri sürerek davanın kabulü ile 38.671 YTL’nın davalının gayrimenkulü devraldığı tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının 28.08.2007 tarihinde müvekkiline gayrimenkulü gösterdiğini, usulen bu esnada yapmak zorunda olduklarını belirterek gayrimenkul görme formunu müvekkilinin okumasına fırsat vermeden imzalattığını, gayrimenkulün ilk görüldüğü gün bu formun imzalandığını, müvekkilinin hataya düşürüldüğünü, alım satıma aracılık edilmesi sebebiyle hak kazanacakları komisyonun gayrimenkul satış bedelinin %2’si olacağını, bu rakamın pazarlığa açık olacağının beyan ve taahhüt edildiğini, müvekkilinin satıcı ve davacı firmanın da bulunduğu toplantıda 03.10.2007 tarihinde tapu da üzerine geçireceğini beyan ettiğini, davacının ise gayrimenkulün krediye uygun olduğunu belirterek müvekkilini yanlış yönlendirdiğini, BK'nun 404. maddesi gereği davacının sorumluluklarını yerine getirmediğini, istenilen komisyon ücretinin fahiş olduğunu, satıca lehine tellallık yapan ve gayrimenkulü satıcının talep ettiği fiyatla müvekkiline satan diğer emlakçının %3 komisyon yerine 7.500 USD olmaya razı olduğunu, satışa konu olan gayrimenkulün krediye
uygun olmadığının davacı tarafından bildirilmesi gerektiğini ve bildirmesi halinde müvekkilinin bankadaki vadeli hesaplarını kırdırmayarak zarara uğramayacağını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında ise, davacının yanlış bilgilendirmesi sonucu müvekkilinin söz konusu taşınmaz üzerinde ipotek kurulamaması nedeniyle başka bir taşınmaz üzerine bulunan ipoteği fek ederek krediyi kullanırken bu taşınmaz üzerinde ipotek kurdurduğunu ve bu nedenlerle de bir takım masraflar yaptığını, davacı şirketin edimlerini yerine getirmediğinden dolayı vadeli hesabın vadesi gelmeden müvekkilin kırdırması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000 YTL alacağın vadenin kırıldığı tarih olan 03.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu edilen taşınmazın 1/2 payının davalı tarafından 12.11.2007 tarihinde satın alındığı, taraflar arasındaki gayrimenkul görme formuna göre taşınmazın 28.08.2007 tarihinde görüldüğü ve buna göre kendisi veya idarecisi bulunduğu şirket şirketin ortağı olduğu kuruluşlar yada kan ve sıhri hısımlarının satın alması halinde %3+KDV'nin davacıya ödeneceğinin belirtildiği ve bu taşınmazın davalı tarafından dosyaya sunulu belgeden 945.000 USD'ye satın alındığının anlaşıldığı davacı ve davalı tarafından yazılı bir sözleşmenin imzalandığı ve söz konusu taşınmazın davalı tarafından satın alındığı nedenle bu sözleşmeye göre davacının talep edebileceği bedelin 38.544,54 YTL olduğu ancak KDV 'ye faiz yürütmenin mümkün olmaması nedeniyle asıl alacak olan 32.664,87 YTL'ye faiz yürütebileceği, davalının bu sözleşme ile komisyon ücretini kabul ve taahhüt ettiği, taşınmazı da satın aldığı, her ne kadar taşınmazın 1/2'si satın alınmış ise de sözleşmede bu hususun yer almayıp sadece alımdan bahsedilmesi nedeniyle asıl davanın kısmen kabulü ile 38.544,54 YTL'nın tahsiline, asıl alacak 32.664,87 YTL’na 10.12.2007 tarihinden itibaren talep gibi reeskont faizi uygulanmasına karşı davanın ise, taraflar arasında söz konusu yerin krediye uygun olup olmadığı yönünde bir anlaşma veya şart bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı,davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.907,65 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.