11. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.10.2009 tarih ve 2005/166-2009/640 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.01.2012 günde hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye'den Kuzey Irak'a LPG, benzin, gazyağı v.b. emtealar ihraç edip taşıdığını, bu taşımalar sırasında meydana gelecek hasarların teminat altına alınması için davalı şirketle 02.12.2003 tarihli ve bir yıl süreli emtea nakliyat abonman sigorta sözleşmesi imzalandığını, davalının 02.08.2004 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, bu ihtarın müvekkiline 16.08.2004 tarihinde tebliğ edildiğini, sözleşmenin 8. maddesi uyarınca teminat süresinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün daha devam edip 16.09.2004 tarihinde sona ereceğini, davalının bu süre içinde 16 araçta taşınan emteaların toplam hasar bedeli olan ( 331.744,14 ) TL.'nı ödemediğini, bu konuda girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu sigorta poliçesi süresinin 02.12.2003 ile 02.12.2004 tarihlerini kapsadığı, sözleşmenin 8. maddesi uyarınca davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak feshi nedeniyle sözleşme süresinin ve teminatın 16.09.2004 tarihine kadar devam edeceği, davalının bu tarihten önce meydana gelen 07.08.2004 ve 04.09.2004 tarihli hasarların teminat harici bulunduğu savunmasının yerinde olmadığı, alacağın likid nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının toplam ( 327.150,33 ) TL. üzerinden kısmen iptali ile (295.634,64 ) TL. asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Her ne kadar mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmişse de, davacı vekilince sunulan 11.01.2012 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat edildiği bildirildiğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
3- Ancak dava, emtea nakliyat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, taraflar arasında 02.12.2003 tarihli ve bir yıl süreli abonman sigortası sözleşmesi olduğu, sözleşmedeki prim ödeme şekli başlıklı özel şartta, sigorta ettirenin her bir ay içinde yapılan taşımalara ait bilgileri (araç plakaları, seferler, malın değeri gibi) en geç takip eden ayın ilk haftasında sigortacıya yazılı olarak bildirmek zorunda olduğunun, yine aylık taşımalara isabet edecek primin bu sevkiyat listesine göre hesaplanacağının ve peşin olarak tahsil edileceğinin, bildirilmeyen taşımaların ise teminat harici kalacağının açıkça belirtildiği, taraflar arasındaki uygulamanın da bu şekilde olduğu ve Aralık 2003- Temmuz 2004 tarihleri arasında yapılan taşımaların davacı tarafından davalıya bildirilip, davalı tarafından da her ay spesifik poliçelerin düzenlenmesi suretiyle devam ettiği, 05.08.2004 tarihli ve ......, plakalı araçla ve 05.09.2004 tarihli ve ........, plakalı araçla yapılan taşımaların ise davalıya bildirilmediği, bu nedenle prim tahsilatı yapılmayıp bu aylara ait spesifik poliçelerin de düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Abonman sigortası sözleşmesi olarak adlandırılan sözleşmeler birer çerçeve anlaşması niteliğinde olup, bu türden sözleşmeler yapılarak sigorta ettirenin zararlarının teminat altına alınabilmesi mümkündür. Ancak Dairemizin yerleşik uygulamasına göre mücerret abonman sigortası sözleşmesi ilişkisinin kurulması, spesifik taşımalar yönünden ihbarda bulunulmadan sigorta örtüsünün oluşturulması için yeterli değildir. Zira ancak abonman sözleşmesine dahil belli bir seferin başladığının sigortacıya bildirilmesi ile riziko ve sigorta konusu menfaat belirli hale gelecek, sigortacının riziko sorumluluğu da o andan itibaren başlayıp, karşılığı olan primi de sigortalısından talep hakkına sahip olacaktır (Yargıtay 11. HD. 05.06.1986 gün ve 1986/2784 E.-3478 K., 12.11.1993 gün ve 1993/5472 E.-7342 K., 26.05.2003 gün ve 2002/13167 E.- 2003/5432 K., 20.03.2006 gün ve 2005/3140 E.- 2006/2868 K.).
Somut uyuşmazlıkta da dava konusu ......, ..........., 544 plakalı araçlarla yapılan taşımalar, davalı sigortacıya bildirilmediği için bu taşımalar sırasında meydana gelen zararlar, sigorta teminatının kapsamı dışındadır.
Her ne kadar davacı vekilince tüm hasar evrakının 07.01.2005 tarihinde sigorta şirketine eksiksiz teslim edildiği bildirilmiş, bu tarihten önce de 25.10.2004 tarihli ihtar keşide edilmişse de, ........, plakalı araçla yapılan taşımaya ilişkin hasar 07.08.2004 tarihinde, .......,plakalı araçla yapılan taşımaya ilişkin hasar ise 04.09.2004 tarihinde meydana gelmiş olup, diğer sigorta ilişkilerinde olduğu gibi abonman taşıma sigortasında da, arada çerçeve anlaşmasının bulunmasına rağmen rizikonun gerçekleşmesinden ve bunun sigortalı tarafından bilinmesinden sonra, belli bir taşıma için yapılan bildirimin sigortacıyı sorumluluk altına sokması mümkün değildir (Işıl Ulaş, Uygulamalı Sigorta Hukuku, 7. Bası, Ankara 2010, S: 462). Davacı tarafından keşide edilen 16.08.2004 tarihli ihtarda ise davalıya taşımalarla ilgili herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.
Yine bazı sigorta sözleşmelerine özel hükümler konulmak suretiyle spesifik taşımalara ait ihbarların geç yapılması halinde dahi meydana gelen hasarların sigorta güvencesi altına alınabilmesi mümkün ise de, somut uyuşmazlıkta böyle bir hüküm olmadığı gibi, tam aksine abonman sigorta sözleşmesinde, ihbarın geç yapılması halinin hasarın teminat harici kalması sonucunu doğuracağı açıkça belirtilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, ......., ve ......., plakalı araçlarla yapılan taşımalara ilişkin hasarların teminat kapsamında bulunmadığı kabul edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, bu hasarların da teminat kapsamında bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
4- Ayrıca, davalı vekilince davacının henüz ihracatı gerçekleşmemiş emteadan dolayı KDV. ve ÖTV. yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle de davacının KDV. ve ÖTV. ödeyip ödemediği, ödemişse iade alıp almadığı incelenmeden müvekkilinden de bu bedellerin istenemeyeceği savunulmuş olup, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinde bu konuda yeterli uzmanlığa sahip bir bilirkişi bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, aralarında vergi ve ihracat konularında uzman bilirkişilerin bulunduğu yeni bir heyet oluşturularak, dava konusu 16 adet araçla yapılan taşımaların her birisi için ayrı ayrı inceleme yaptırılması suretiyle, henüz ihracı gerçekleşmeyen emtiadan dolayı davacının KDV. ve ÖTV. ödemek durumunda kalıp kalmayacağının veya KDV. ve ÖTV. indirimi nedeniyle bir zararının doğup doğmayacağının belirlenmesi, davalının bu konudaki tüm itirazlarının karşılanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde davacı yararına KDV. ve ÖTV.’ne hükmedilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 05,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.