10. Hukuk Dairesi
description Karar Metni
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1070 E., 2023/2350 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/169 E., 2022/77 K.
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine Eskişehirspor Kulübü'nün yönetim kurulu üyeliğini yapmış olduğu döneme ilişkin idari para cezaları, prim, işsizlik sigortası primi, damga vergisi borçları nedeniyle ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edildiği, davacının yönetim kurulu üyeliği yapmış olduğu dönem için Kulübün dava konusu SGK prim borçlarını yapılandırdığı, Kulüp borçlarının en son 08.05.2018 yayım tarihli 7143 sayılı "Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun" kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırma işleminin "borcun yenilenmesi" hükmünde olduğu, bunun sonucu olarak borcun doğduğu dönemde ortak veya kanuni temsilci olan kişiler yönünden müteselsil sorumluluğun da ortadan kalktığı, İdare Hukukunda yer alan geriye yürümezlik ilkesi gereği alacaklı Kurum ile borçlu arasında yapılan yapılandırma işleminin yenileme sözleşmesi hükmünde olup, niteliği değişen borcun doğduğu dönemin, yenileme sözleşmesinin yapıldığı tarih olarak dikkate alınması gerektiği, bu tarih itibariyle de davacının yönetim kurulu üyelik vasfının, dolayısıyla da borçtan sorumluluğunun bulunmadığı, ödeme emirlerine konu borçların asıl muhatabının Eskişehirspor Kulübü olduğu, Kurumun Kulüp aleyhine herhangi bir icrai işlemde bulunmadan, borcun tahsil kabiliyetinin olup olmadığını araştırmadan, dolayısıyla uyulması gereken yasal prosedürleri atlayarak doğrudan tek bir yetkiliye gidilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının yalnızca kendi yönetim dönemi içindeki borç ve bu borcun bu tarihler arasındaki gecikme zammından sorumlu tutulabileceği, davacının üyesi olduğu yönetim kurulunun genel kurulda ibra edildiği, ibra nedeniyle sorumluluğun da ortadan kalktığı, davacının asıl borçlu Eskişehirspor Kulübü Derneği'nde temsil ve ilzama yetkili üst düzey yöneticisi olmayıp, 5510 sayılı Kanun'un madde 88/20 ve 6183 sayılı Kanun'un mükerrer madde 35 gereği davacının sorumlu tutulamayacağı iddiasıyla 2019/030039, 2019/030032, 2019/030017, 2019/030028 ve 2019/030031 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali ile borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurumda .... sicil sayılı dosyada işlem gören Eskişehirspor Kulübü Derneği işyerine ait borçlardan dolayı yönetim kurulu üyesi davacı aleyhine takibe başlandığı, Spor Kulüpleri dernek statüsünde olduklarından, temsil ve idare yetkisi de yönetim kuruluna ait olduğundan, Kulüpten alacakların tahsil imkanı bulunmaması nedeniyle derneğin üst düzey yöneticileri, yönetim kurulu üyesi olması sebebiyle de 5510 sayılı Kanun'un madde 88 gereği sorumluluk nedeniyle davacıya yönetim kurulu üyeliği yaptığı döneme ait borçlar nedeniyle ödeme emri gönderildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davanın yasal dayanağını oluşturan, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinde, Kurum'un sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanun'da belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliğe haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kurum'a karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarının belirtildiği, üst düzey yöneticinin, mali ve idari konularda tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip, özel şekilde kendisine yetki verilen kişi olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 85 inci maddesi uyarınca, derneklerin yönetim kurulları, derneğin yürütme ve temsil organlarıdır. Bu görevlerini, kanuna ve dernek tüzüğüne uygun olarak yerine getirmesi gerektiği, ayrıca temsil görevinin, yönetim kurulunca üyelerden birisine veya üçüncü bir kişiye devri de mümkündür. Bu itibarla dernek niteliğindeki spor kulüplerinde, prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işverenle birlikte müteselsil sorumluluk koşulunun oluşması için, kulübün temsil ve ilzama yetkili üst düzey yöneticisi veya yetkilisi durumunda olunması gerektiği, salt yönetim kurulu üyesinin 5510 ve 6183 sayılı Kanunlar gereğince müteselsilen sorumluluğunun sadece şirketlere özgü olduğu, dosyaya getirtilen bilgi ve belgeler, sunulan bilirkişi raporu ile tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, idari para cezasına konu 2019/30039 ve 2019/30032 sayılı ödeme emirleri yönünden davacı adına düzenlenmiş ve idari aşamadan geçerek kesinleşmiş bir borç bulunmadığından belirtilen ödeme emirlerine konu borçlardan davacının sorumluluğu bulunmadığı davaya konu 2019/30028, 30017 ve 30031 takip nolu işsizlik sigortası primi, prim ve damga vergisi borçlarına dayalı ödeme emirlerinden dolayı davacının yönetim kurulu üyesi olarak temsil ve ilzama yetkili üst düzey yönetici ve yetkili olduğu dönemler itibariyle sorumluluğu bulunduğu, davacı hakkında davalı Kurum tarafından tesis olunan 2019/30039 ve 2019/30032 takip nolu dosyalara konu ödeme emirlerinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile adı geçen ödeme emirlerinin iptaline, 2019/30028 ve 2019/30017 takip nolu ödeme emirlerinin kısmen iptali ile ödeme emirlerine konu 2015/5-6. aylar prim borçlarından dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2019/30031 takip nolu dosyaya konu ödeme emrinin iptaline yönelik davacı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı hakkında davalı Kurum tarafından tesis olunan; 2019/30039 ve 2019/30032 takip nolu dosyalara konu ödeme emirlerinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile, adı geçen ödeme emirlerinin iptaline, 2019/30028 ve 2019/30017 takip nolu ödeme emirlerinin kısmen iptali ile ödeme emirlerine konu 2015/5-6. aylar prim borçlarından dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2019/30031 takip nolu dosyaya konu ödeme emrinin iptaline yönelik davacı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının yönetim kurulu üyesi olduğu 31.05.2015-11.06.2016 tarihleri arasındaki tüm borçlardan sorumlu olduğu, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu bu dönemlerde Kulübü temsil ve ilzama yetkili olarak Mali Asbaşkan ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunduğu, 6736 ve 7020 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırma taleplerine rağmen taksitleri süresinde ödemediği, yapılandırmaların borçlar kanunundaki sözleşme serbestisi kapsamında olmayıp idarenin takdir hakkı olmayıp Kanun gereği yapılandırma niteliğinde olduğundan borcu yenilenmesi olmadığı, bu konudaki Borçlar Kanunu hükümlerinin kamu alacaklarında uygulanamayacağı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının prim borçlarından sorumluluğu olmadığı, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde prim borçları yapılandırıldığından davacının ödeme yükümlülüğü olmadığı, yapılandırmanın borcun yenilenmesi niteliğinde olduğu, gecikme borcundan davacının kusuru olmadığından sorumluluğunun da olmadığı, Genel Kurulda ibra edilen davacının önceki dönem borçlarından sorumluluğu olamayacağı, davacının temsil ve ilzama yetkili üst düzey yönetici olmadığı, asıl borçludan tahsil edilme imkanı olduğu, ödeme emirlerinin usulsüz olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinde Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanun'da belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarının bildirildiği, süresinde ödenmeyen prim ve diğer Kurum alacaklarının bizzat Kurum tarafından cebren takip ve tahsil edilebileceği 5510 sayılı Kanun'un açık hükmü gereği olduğu, cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Kanun'da gösterildiği, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesinde asıl borçlu hakkında yapılan yasal takip ve araştırmalar sonucu kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde yasal temsilcisine ödeme emri çıkarabileceği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 85 inci maddesi ile 2908 sayılı Dernekler Kanunu'nun 27 nci maddesi hükümleri uyarınca; derneklerin yönetim kurulları, derneğin yürütme ve temsil organlarıdır. Bu görevlerini, kanuna ve dernek tüzüğüne uygun olarak yerine getirmesi gerektiği, ayrıca temsil görevinin, yönetim kurulunca üyelerden birisine veya üçüncü bir kişiye devrinin de mümkün olduğu, belirtilen yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, derneklerde; prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işverenle birlikte müteselsil sorumluluk koşulunun oluşması için “...temsil ve ilzama yetkili üst düzey yöneticisi veya yetkilisi...” durumunda olunması gerektiği, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinde yer alan "...tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri..." düzenlemesinde yer alan ve yönetim kurulu üyelerini doğrudan sorumlu tutan hükümler şirket yönetim kurulu üyelerine yönelik olup temsil ve ilzam yetkisi bulunmayan dernek yönetim kurulu üyeleri hakkında uygulanmadığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda, davacının Eskişehirspor Kulübünde yönetim kurulu üyesi olduğu 10.11.2015 - 11.06.2016 tarihleri arasında temsil ve ilzam yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ödeme emrinin iptali davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55 ve devamı maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İşlemler
İlgili Mevzuat & Etiketler
label Anahtar Kelimeler
Atıf Yapılan Kararlar
Henüz atıf yapılan karar bulunmamaktadır.